şükela:  tümü | bugün
  • durumu olmayan okumasın.

    evet herkes biliyor ki bir yozlaşma, dindar görünen insanlar tarafından dinin oyuncak yapılışı gibi bir çıkmazın altında eziliyoruz şu günlerde. çok duyar kasmayacağım. öyle puanlansın, hak verilsin, bir şeyler yapılsın diye de yazmıyorum.

    yalnızca, yıllardır ekşisözlük üyesi olarak ve neredeyse kurulduğundan beri bu platformu takip eden biri olarak elimde buraya yazma imkanı varken içime atamayacağım bu olayı.

    akşam dükkanı kapatacağız. akşamüstü mağazaya gelen değişik bir müşterinin hal ve hareketlerini, haksız şekilde çalışanlara yaptığı muameleyi, bir dahaki sefere nasıl bir davranış takınılmalıyı tartışıyoruz. ben bu aralar hep yaptığım gibi tartışmaların sonunda ülkenin ne hale geldiği ile ilgili bir yakarışta bulundum ve bunun üzerine, çalışanlardan birisi:

    x: ceus bey s. arkadaşımız bugün bir olay yaşamış. bir anlatsın bakın...

    s. şeklinde kısalttığım çalışanımız eşinden boşanmış, maddi olarak zor durumda olan ve kimseden yardım almadan yaşamaya çalışan ülkem kadınları gibi çocuğu ile birlikte zorluklarla baş etmeye çalışmaktadır. bundan 1 hafta önce birlikte kirada bir evde oturduğu kardeşi ile yaşadıkları tartışma sonunda kardeşinin evden ayrılmasını istediğini ve zaten kiranın kendine düşen payı ile çocuğunun giderlerini halihazırda bile zor karşıladığını söylemişti. bunun üzerine bir yandan kendisini çocuğu ile kabul edebilecek bir ev arkadaşı ararken bir yandan da gelirini artırmak için yollar arıyor.
    bu sabah durumunu anlatmak ve mümkünse devlet yardımlarından yararlanma umuduyla buca kaymakamlığına giderek durumunu anlatıyor.

    bkg: buca kaymakamlığı görevlisi kadın (kadın olduğunu özellikle belirtirim)

    s: ..... bu şekilde zor durumdayım. bu konuda devletin bir desteği olur mu acaba?

    bkg: (uzunca süzüyor arkadaşımızı) e sen hoş, eli yüzü düzgün bir kadınsın?

    s: (uzun süre anlamıyor) ne demek istiyorsunuz?

    bkg: hoş bir kadınsın neden yalnız çocuğunla ortadasın.

    olay büyüyor tabi, arkadaşımız resmen ortada kaldığına üzülmeyi bırakıp nasıl bir muameleye maruz kaldığına şaşırıp veryansın edip çıkıp gidiyor kaymakamlıktan. bırak kadını uygun bir dille reddetmeyi resmen kursağına taşı sokup öyle gönderiyorlar oradan.

    bu çok kısa konuşma o kadar çok şey anlatıyor ki...
    nasıl ve ne şartlarda olursa olsun evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya karar vermiş. boşanmış. "e tamam kendi etmiş kendi bulmuş" diyecekler çoktur bakın buna. bu şekilde düşünenler ile ilgili tek dileğim başlarına aynı şeyin gelmemesidir.

    kadın o halde sana gelip yardım dileniyor ve sen de bir kadın olarak hemen kafanda yaftalayarak karşılıyorsun. çünkü evlenen kimse ayrılmamalı, ayrılacaksa çocuk yapmamalı, kadın biraz eli yüzü düzgün ise bir erkeğe bağlı kalmalı, kadın her zaman ekonomisini bir ek kredi kartı gibi bir erkeğin kararlarına bağlı yaşamalı.

    işte ülke bu. hergün daha fazla böyle kötü hikayeler ile karşılaşıyor, şahit oluyorum. kötü bir karar verdiğiniz gün kaybeden olduğunuz bir ülke.

    nasıl bir şanstır bizimki bu zamanda bu dünyada yaşıyoruz?
    nasıl bir şanstır ki dışarıdan baksan savaş yok, açlık, hastalık yok ama insanın insanı maddi, manevi çürütüp egosunu tatmin edenin 'yaşadım' saydığı bir yerde ayakta kalmaktan başka gelecek kaygısı olamayan çocuklar yetiştirmek zorunda kalıyoruz.