şükela:  tümü | bugün
  • ekrem imamoğlu hem cumartesi günkü beşiktaş-başakşehir hem de dünkü fenerbahçe-galatasaray maçına gitmemesi için kulüplere telefon gittiğini söylüyor ve bu telefonu da bir bakanın açtığını söylüyor kaynak

    ellerinden gelse adamı sokağa çıkartmayacaklar. abdulhamid'in düştüğü yalnızlığa düşmemesi için ekrem başkanı yalnız bırakmayalım
  • bak bunu yazmasına şaşırdım. ekrem imamoğlu böyle bir şey demediyse yazamaz... dediyse böyle bir şey olmadıysa ancak sıkıntı yaratır ki olmamış bir şeye ilişkin ekrem imamoğlu böyle bir ortamda risk almaz... enteresan
  • yeni türkiye için haber değeri taşımayan iddialar içeren yazı. ayrıca, süleyman soylu sen misin?
  • soysuz bir bakanın soysuz istekleri olduğunu öğrendiğimiz bir yazı olmuş. bu soysuzun kim olduğunu da açıklasalar da öğrensek.
  • nagehan alci'nin ciddi ciddi "ekrem imamoglu'na baski yapiliyor" diyerek catir catir yazdigi yazi. su an sok olmus vaziyetteyim.

    ortalik karissin diye mi yazdi, yoksa cidden imamoglu'nun yaninda olmak icin mi yazdi bilemem.
  • bank asyadan çektiği krediyle aldığı villada yaşayan, yalakalığı mukabilinde kendine tahsis edilen köşesinde yazdığı düz yazıları, makale olarak nitelendiren bir sosyal medya fenomeninin boş işleridir.
  • neden eko sorusunun cevabını içeren bir yazı.

    rezil biçimde o stada gitme diyen bir köşe yazarını arayıp dürüst, sıcak ve samimi biçimde iletişim kurup kendisinin lehinde bir yazı yazdırabilmek büyük iş.

    artık hangi soysuz tehdit ettiyse kulüp başkanlarını orasını da allah bilir :))
  • linki açmak istemeyenler ve olur da bir gün yazısını ortadan kaldırmak isteyebileceği için;

    "derbi sonrası ekrem imamoğlu’ndan gelen telefon

    cumartesi günü ekrem imamoğlu’nu fenerbahçe-galatasaray derbisine gitmemesi yönünde uyaran yazım kıyameti kopardı.

    yazıda mesajım çok açıktı ve iyi niyetle yazıyı okuyanların bunu görmemesi imkansızdı.

    bugün için, bu yazıya gelen eleştirileri de yanıtladığım yeni bir makale kaleme almıştım ama dün gece geç saatlerde gelen telefonla iş bambaşka bir boyut aldı…

    fenerbahçe-galatasaray derbisi sonrası tam 22.56’da çaldı telefonum. açtım. karşımda ekrem imamoğlu’nun basın danışmanı değerli gazeteci murat ongun vardı.

    “nagehan hanım yazınızı başkan dün okudu ancak sizinle konuşmak için özellikle maçın bitmesini bekledi. kendisi yanımda” diyerek telefonu ekrem bey’e verdi…

    son derece sıcak bir tonda konuşmaya başladı imamoğlu ve şöyle başladı sohbete:

    “nagehan hanım yazılarınızı dikkatle okuyorum. uyarılarınızı görüyorum ve önemsiyorum. iyi niyetle bunları yazdığınızı biliyorum. bu telefonu da, ‘bakın dediğiniz gibi olmadı, ben halkımla birlikteyken hiç sorun olmaz’ demek için maç sonrası açmak istedim. fakat hassasiyetiniz çok kıymetli. kaygılarınızı bizzat sizden dinlemek isterim” dedi.

    ekrem bey ile uzun uzun konuştuk. ben meramımı anlattım. o da şunları ifade etti:

    “ben bu maça şimdi gitmeye karar vermedim. seçim öncesi gideceğimi söylemiştim. hatta pendik’te gezerken bir gence beraber gitme sözü de vermiştim. bu akşam sözümü tuttum o arkadaşı da yanımda götürdüm.”

    sohbet genel olarak 31 mart sonrası sürecine de geldi ve orada imamoğlu, “ben hep birleştirici, bütünleştirici olmaya gayret ettim, ediyorum. ama nereye gidersem gideyim büyük bir kalabalık toplanıyor. bakın biraz önce bağdat caddesi’nde bir yemek yiyelim dedik, bizi gören 5000 kişi toplandı ‘mazbata’ diye bağırmaya başladı, sonra çay içmeye gittik aynı şey. bunlar doğal olarak gelişiyor. inanın bunları ben organize etmiyorum. şayet karşı tarafın dediği gibi bir şaibe, hile varsa bunun sokakta karşılığı olur. ben 12 gündür sokaklarda her mahalleye giriyorum, her türlü görüşten seçmenle karşılaşıyorum, hiç kimse de bana hile yaptın, oy çaldın demiyor herkes tebrik ediyor” dedi.

    çok vahim bir iddia

    tam bu sırada durakladı ve sonra da “fakat beni bu maçlara gitmekten alıkoymaya çalışanlar da oldu” diye ekledi…

    ben “kim bunlar, ne yaptılar?” deyince de şöyle konuştu:

    “kulüpleri arayıp tehdit ettiler nagehan hanım. hem beşiktaş’a, hem fenerbahçe’ye imamoğlu maça gelmesin diye telefon açıldı.”

    imamoğlu’nun ağzından bir anda dökülen bu şok edici iddianın ardından ekrem bey’e yeniden sordum:

    “yani beşiktaş ve fenerbahçe kulüplerinin sizin maça gelmemenizle ilgili tehdit edildiğini mi söylüyorsunuz?”

    “evet aynen” diye cevap verdi…

    “bunu yazabilir miyim” dedim “yazabilirsiniz hatta buyrun yazın” diye yanıtladı.

    kısacası ekrem imamoğlu hem cumartesi günkü beşiktaş-başakşehir hem de dünkü fenerbahçe-galatasaray maçına gitmemesi için kulüplere telefon gittiğini söylüyor…

    yazının başına oturduğumda bu çarpıcı iddia ile ilgili herhangi bir yanlış anlama olmaması için imamoğlu’nu bu kez ben aradım ve yeniden sordum:

    “ekrem bey, fenerbahçe ve beşiktaş kulüplerine, kendiniz ile ilgili maçlara gitmemeniz için tehdit telefonları geldiğini söylediniz. bunu yazacağım, doğru anlamışım, değil mi?”

    “evet, doğru” dedi. “kimdendi bu iddia ettiğiniz telefonlar, isim verebilirsiniz” deyince “bir bakandan diyorum şimdilik daha fazla bir şey demiyorum” yanıtını aldım.

    belli ki imamoğlu cephesine kendilerine bu tarzda telefon geldiğini söyleyen bizzat beşiktaş ve fenerbehçe’nin yöneticileri. yoksa kendilerinin böyle bir telefona şahit olmaları teknik olarak imkansız.

    bu noktada bu telefonların gelip gelmediği yönünde açıklama yapması gereken iki yetkili var.

    fenerbahçe başkanı ali koç ve beşiktaş başkanı fikret orman.

    ekrem bey ile görüşmem neredeyse geceyarısı olduğu için bu iki kulübün başkanını arayıp konuyla ilgili bilgi alamadım ama bence gün içinde iki kulüp de resmi açıklama yapmak zorunda.

    bu olay bazı fenerbahçe ve beşiktaş yöneticilerinin yaptığı bir dedikodudan mı ibaret yoksa gerçekten imamoğlu’nun maça gelmemesi için böyle telefonlar mı geldi? ali koç ve fikret orman bu olayı aydınlatmak mecburiyetinde.

    eğer telefon geldiyse hangi bakan aradı bu kulüp başkanlarını? bu çok vahim bir iddia çünkü.

    öte yandan eğer bu tarz bir telefon gelmediği halde ekrem imamoğlu’na “bakın biz ne baskılara göğüs gerdik. sizi stadyuma almamız istenmedi ama yine de aldık” diye hava atmak için söylenmişse de bu ortaya çıkmalı.

    top fenerbahçe ve beşiktaş kulüplerinde. bu iddia kamuoyunun doğru bilgilenmesi için muhakkak açıklığa kavuşmalı.
  • ekrem ımamoğlu'nun nagehan alçı'ya gazetecilik öğretmek için attığı bir adım. nitekim başkan bütün adımlarını sevgi dili ile güzel davranışlarla yapar. aramış nagehan 'istediğin olmadi' demistir. burada 'ben öcü değilim seni de ararim konusuruz korkmam saklanmam' gondermesini de nagehan'a yapmış. nitekim bunu bütün akp'ye karşı yapıyor.
    bir de tehdit meselesini ona açmış ki karşı cenah okusun, görsün.
    bu telefon bir akp'liden gelseydi nagehan teyide ihtiyaç duyar miydi? yoksa bu yazı 'nasıl böyle bir davranış sergilenebilir? baskıdır bunun adı! gibi sözlerle mi devam ederdi? merak ettiğim bu.
    bu arada başkan'in basın danışmanını tebrik ediyorum.
  • yoksa yandaş basında kartlar yeniden mi dağıtılıyor?