şükela:  tümü | bugün
  • üzücü bir olaydır.

    merhaba arkadaşlar, ben ismet, bu videomuzda amuda kalkıp kola içmeyi deneyeceğiz.

    "15 senelik aşk!"

    tam 15 sene sevdim seni aysel. evet, adı aysel'di. benim yaşımı osuracak olursanız 35.

    20 yaşındaydım. üniversite 2.sınıftaydım, aşırı çalışkandım ve bütün kollarda başkandım. yoğun olarak beslenme kolluğunu yapıyordum. o gün yine arkadaşlar ne yiyor ne içiyor diye yemekhane kontrolüne çıkmıştım ve o sırada aysel'i gördüm.

    + siz niye yemiyorsunuz? tabağınız bomboş. sadece çorbayla olur mu?
    - diyetteyim de, sana ne?
    + sana ne mi? ben beslenme koluyum.
    - ahaha ilkokulda mıyız gerizekalı?

    aşkımız böyle başlamıştı işte, yani aşkım, o günden sonra türlü şakalar yaparak aysel'i kendime çekmeyi başarmıştım, aşırı derecede iyi arkadaştık artık, ama ben onu başka seviyordum.

    "o gün ona açılmayı düşündüm."

    evet, üniversite 3'ün başları tam aysel'e açılacakken onu hakan'la öpüşürken yakaladım. öyle üzüldüm, öyle üzüldüm ki...

    hakan'la ilişkileri 1 ay sürdü, aysel hakan'dan ayrılıp eski sevgilisine döndü, üniversite 1'deyken onla çıkıyormuş, ismi nuri, yakışıklı bi adam, güçlü.

    nuri ile de öpüşürken yakaladım birkaç kez ama daha fazla ileri gitmediğinden emindim, aysel yapmazdı öyle şeyler. 2 ay sonra ayrıldılar ve aysel bir daha asla nuri'ye dönmeme kararı aldı. işte o gün ona açılmayı düşündüm.

    ''aysel, şeyy, ben birinden çok hoşlanıyorum.'' diyeceğim buydu, yanına gittim, tam diyeceğim;

    aysel - ceydaaa! ceyda! nuri'den ayrıldım, umut'a söyle hala istiyorsa beni hazırım ben.

    beynimden vurulmuşa döndüm, pezevenk kıza yer ayırtmış. aysel, aysel'im! bir kez daha yaban ellere kaptırdım mı seni şimdi? neyse efendim, bu umut denen dingil arkadaşla da 1-2 ay takılıp bırakır diye içim rahattı ama öyle olmadı, üniversite bitene kadar aysel umut'dan ayrılmadı.

    üniversite bittiğinde aysel ile arkadaşlığım tabii ki kopmadı, aysel sevgili değiştirdikçe değiştirdi, ben ona baktıkça bakmaya devam ettim. hatta yıllar geçti aysel'in çalıştığı iş yerine girdim bende, ayrı departmanlarda da olsak iş çıkışlarında falan görüyordum onu, aysel son sevgilisinden de ayrılmış kendine yepyeni bir sayfa açmaya karar vermişti...

    işte ben, "o gün ona açılmayı düşündüm." tam yapacaktım ki;

    fikret- olm şu aysel ne kız lan ona mı bakıyorsun ? duyduğuma göre bizim müdüre veriyormuş.
    ismet - lan aysel yapar mı öyle şey? geri zekalı.
    fikret - niye lan tanıyo musun ?
    ismet- tanıyorum lan tabi!
    fikret- oha ayarlasana bana. olm o göt offf.
    ismet - lan seni...

    kavga çıkmış, olay karakolda bitmişti. ertesi gün iş yerine gittiğimde aysel olayı duyar ve üstüme atlar diye düşünmüştüm ama kavgayı kimin çıkardığını duymamış. bu kadar mı siliğim ben? kavgayı benim çıkardığımı bile bilmiyor! hatta müdürle birliktelikleri ayyuka çıkınca kabul etmişler, iş yerine gittiğimde müdürle elelelerdi...

    o kadar sinirlendim ki...

    ismet - aysel yazıklar olsun artık!
    aysel- ?
    ismet - ulan kaç sene oldu be? anlamadın mı hala?
    aysel - sen kimsin be neyi anlamadım mı ?
    ismet- üniversiteden ben.
    aysel - kim ?
    ismet - hani beslenme kolu.
    aysel - kusura bakma çıkaramadım.
    ismet- harbi mi lan? hiç mi görmedin ya.
    aysel- yok valla.

    şimdilerde müdürle düğünleri var, tabii o son diyalogtan sonra müdür işime son verdiğinden aynı yerde de çalışmıyoruz, ara sıra instagram'dan takip ediyor, eski iş yerimden aysel'in iş arkadaşlarıyla olan fingirdeşme dedikoduları geldikçe aysel yapmaz öyle şey diyorum. aysel'i hala çok seviyorum...

    yarın düğünü var aysel'in, işte ben ona "o gün açılmayı düşünüyorum." :/
  • (bkz: ismet kim ki)
  • keşke türkcell sevseydin diyebileceğim sıkıcı hikaye. hem her tarfta çekiyor.
  • aşırı derece iyi arkadaştık deyip kızın tanımaması? kardeşim emin misin kızın gerçek olduğuna?

    yalan hikaye.