şükela:  tümü | bugün
  • biraz önce başlamıştır. haber
  • suriye rejimi ve pkk/ypg'nin, rejim güçlerinin afrin'e girmesi konusunda, anlaşdığının açıklandığı saatlere denk gelmiş görüşmedir. gerçi bunun kaçınçı anlaşmaları olduğunu da sayamadım gitti.
  • reis tokatlıyordur eminim.

    tanım: abd'nin "ypg bir terör örgütüdür" diye açıklama yapacağını tahmin ettiğim görüşme. aksi halde gerilen ipler kopacaktır.
  • tillerson'un erdoğan ile görüşmesi başladığından beri neredeyse 3 saat oldu ve hala devam ediyor. sabahlamasalar bari.
  • 3 saat 15 dakika süren görüşme.

    çok mühim bir detay var; tal rafat’ta aynı gün ruslar, esad ve ypg komutanları görüşme yaptı.

    neler oluyor bilmiyoruz..
  • sözlük ahalisinin pek ilgisini çekmeyen başlık. tabi şimdi herkes soy sop derdine düştü ama bu kadar önemli bir görüşme hakkında iki kelam edilmemesi sözlüğün son halini ortaya koyuyor.

    erdoğan karşılarken gayet ciddi hatta negatif bir yüz ifadesi takınmışken tillerson daha rahat görünme çabasındaydı. gerçi lübnan şokunu henüz üzerinden atamamıştır hala.
    (bkz: rex tillerson'ın lübnan ziyaretinde rezil edilmesi)

    umarım kırmızı çizgilerimizden taviz vermemişizdir.
  • yeni bir uçak alım anlaşmasıyla sonlandığını düşündüğüm görüşme.
  • yine verilen tavizlerin halktan gizlenecegi gorusme.
  • ...
    erdogan: esas konuya gelecek olursak, biz, müttefiklerimizin terör örgütleriyle hareket etmesinden oldukça rahatsızız.
    tillerson: deaş'la mücadele konusunda ypg ile epey yol aldık, bölge tamamen kontrol altına alındı.

    e: operasyonu birlikte yapma teklifinde bulunduk ancak siz terör örgütüyle yola devam etme kararı aldınız. bunu tasvip etmiyoruz.
    t: bu sorunu çözmek, türkiye'de ki antiamerikancılığın önüne geçmek ve gerilen ilişkilerimizi normalleştirmek adına buradayım. bölge ile alakalı tüm hassasiyetlerinizi anlıyoruz.

    e: nasıl normalleştireceksiniz. son yaptığınız açıklamada terör örgütüne 550 milyon dolar yardım edeceğinizi söylediniz. bu örgüt sizin verdiğiniz silahları bize karşı kullanıyor. bunu siz bizden daha iyi biliyorsunuz zaten. bunun adı çözümsüzlüktür.
    t: size teklifimiz var.

    e: nedir teklifiniz ?
    t: şemdinli'den samandağ'a kadar minimum 30 maksimum 75 km'lik bir tampon bölge oluşturmanıza tüm gücümüzle destek vereceğiz. bu tampon bölge hiç bir şekilde taciz edilmeyecek ve ırak/suriye kürtleri tüm eylemlerine son verecek. 3,5 milyon sığınmacıyı tekrar buralara getirmeniz için sizi destekleyeceğiz. bununla birlikte suriye'nin yeniden yapılanması için devasa bütçeli bir paket düşünüyoruz ve bu kalkınma programında türkiye'nin de bulunmasını istiyoruz.

    e: sayın tillerson, ne yaptığınızı ve ne yapmak istediğinizi çok iyi biliyoruz. süleymaniye, erbil, musul, kerkük, telafer, deyruz zor, rakka , ebu kemal ve humus petrollerini membiç, halep, idlib güzergahından akdenize taşımak istiyorsunuz. başına bekçi olarak teröristleri koyup bölgeyi sömüreceksiniz.
    kalkınma paketinden bize pay vermek istemeniz ve tampon bölge öneriniz bizi tam olarak anlamadığınızı gösteriyor.
    t: siz ne talep ediyorsunuz ?

    e: bizim bir talebimiz yok, teklifimiz var.

    öncelikle şunu iyi bilmeniz gerekiyor. türkiye'nin güneyinde bir kürt yapılanmasını asla kabul etmiyoruz. bölge etnik ve dini kimlik olarak çok hassas. bu ayrışmanın önüne geçeceğiz. daha önce de söz verdiğiniz gibi terör unsurlarının fırat'ın doğusuna çekilmesi ve merkezi hükümete bağlı kalmaları kırmızı çizgimiz. terör örgütlerine silah ve lojistik yardım yapmanızı "müttefik" olarak doğru bulmuyoruz. afrin ve membiç bölgelerini terk etmenizi, bölgeyi gerçek sahiplerine bırakmanızı ve çatışmasızlık ortamına destek vermenizi tavsiye ediyoruz.
    eğer bu konularda uzlaşma sağlarsak diğer konuları görüşebiliriz. aksi halde konuşacağımız ve ortak noktada buluşabileceğimiz hiç bir şey yok.

    not: bu diyalog tamamen hayal ürünüdür.
  • gorusmede varilan anlasmaya gore turkiye cumhuriyeti cumhurbaskani, abd disisleri bakanina denk sayilmistir.