şükela:  tümü | bugün
  • rezalet diyeceğim ama hafif kalıyor. şu saatte eve geliyorum, yahu inanın evde havyardan başka yiyecek bir şey yok. wasa bulmuş bir yerlerden ona sürüp getirmiş. tembellik de bir yere kadar.

    şimdi o havyar da neden var? bu bizim varoş ilk başta sordu bu nedir diye? görmemiş tabi. ben şimdi kalkıp çiğ balık yumurtası desem hayatta yemez. suşi yemeye gittik pişirttirmeye kalktı dallama. bitki tohumu turşusu dedim, tadına baktı beğenmedi. anlamaz zaten heba olmasın diye izlanda havyarı almıştım. iyi ki öyle yapmışım.

    ama suç bende. yaptığın sitenin altına avm açarsan böyle olur. akşama kadar geziyor hatun, haftada iki gün geliyorum zaten, bari o gün evinde dur da bir tas çorba koy önüme. ne bir bors ne bir minestrone. yok arkadaş adamlar boşa dememiş, ev alacaksan tuğladan, kız alacaksan muğla'dan... gerçi ben evleri gazbeton'dan yaptığıma göre hatunu washington'dan almam gerekirdi. neyse.

    akılda kalsın diye büyük hatunu büyükçekmecedeki siteye, ortanca hanımı ortaköy'deki rezidansa, küçük hatunu da küçükyalı'ya yerleştirdim. yani şehrin en göbeğinde ama trafikten uzakta sensin. bir pizza bari söyle imansız. yok yahu ne bir zerre minnet var ne şük.... dur geceliğini mi giydi o? sonra devam ederim.