şükela:  tümü | bugün
  • herseyden önce donup kalmis bakislar. derin bir korku ve üzüntü.
    kendi vergileriyle silahli kuvvetlerini besleyen halkin, kendi kursunuyla vurulmasi.
    bogazici köprüsündeki akil almaz asker bogazlama sahneleri, ve bir ülkenin resmen isgal edilmeye calisilmasi.
    keske olmasaydi.
  • yatay çizgili tişört ve 20*30 bayrak ile tankları durdurduğunu sanan tipler.
  • köprünün tek yönünü kapatarak darbe başlatan kerizler.
    meali:
    (bkz: abi beni sik)
  • iç savaş provasının tıkır tıkır işlemiş olması.

    saat 00.00 civarında bakkallardan marketlerden evdeki çoluğu çocuğu için malzeme alan insanlarla ak trollerin bıçaklı sopalı kavgaları, ekmek kuyruğu bekleyen insanlara bir kaç çomarın ''la vatan elden gidiyiiii siz ekmah derdindesiniz tuuuuu!!'' diye çemkirmelerine falan bakınca bu kadar cahil adamı birbirine düşürmek için ille de amerika ve ya israil olmaya gerek yok.

    bu memleketin insanı bir tavuk için, iki çift domates için bile birbirini kör testere ile keser. yeter ki o kıvama getir.

    dolayısı ile buradaki amaç zaten yönetimi devralmak falan değildi. nabız yoklamasıydı. malum kesimin çomarları da bekleneni yaptı zaten.

    ha bir de sonic patlama sonucu evimin bütün camlarını aşağı indiren pilot da kaldı aklımda. it oğlu it ne masrafa soktun beni o zaman.
  • erdoğan'ın aşırı soğukkanlılığı
  • fetöcü oçocukları ve postal yalayıcı soysuzlar buna gayet iyi bir örnektir.

    amk evladı humeyni gibi gelecekmiş amerika'dan. dünya gözüyle şu oçocuğunun kodese tıkıldığını görmek isterdim ama ne abd bunu iade eder, ne de bizimkiler becerip iade alabilir.

    "5 yıl sonra göreceksiniz, öyle böyle skerteceğiz" diye atıp tutan tanıdığım bir tane fetö piçinin bu hafta tutuklanması neyse ki içimi ferahlattı.
  • ha bir de damadın sırıtması.
    (bkz: bu kadar gülecek ne vardı)
  • antalya'dayım. gece 1'de otobüsüm var, arkadaşlarla şirince'ye gideceğim. bir yandan hazırlanıyorum bir yandan arkadaşlarla konuşuyorum. saat 22-23 suları, bi arkadaşım istanbul'a gidiyor, o sırada köprüden geçmeye çalışıyorlar. tanklar askerler var burda bi şey olmuş diyor. tatbikattır ya da bi ihbar almışlardır diyorum. babamlar televizyon izliyor, haber kanallarına bi bakın böyle böyle bi durum var istanbul'da diyorum, hiçbir şey yok tabi daha haber düşmemiş. darbe kelimesi dahi aklımıza gelmiyor. sosyal medya ufaktan hareketlenmeye başlıyor. baba darbe olmuş diyorum, babam 80 darbesi sırasında asker olduğu için bir tarafıyla gülüyor bana, ciddiye almıyor. sonra haberlere düşmeye başlıyor gerisi malumunuz. o gece beni şirince'ye göndermiyorlar tabi ki. ankara'daki arkadaşlarımsa yola çıktıkları için mutlu, ankara her halukarda şirince'den daha tehlikeli bi durumda o akşam. uyumuyoruz o gece sabaha kadar. film izler gibi izliyoruz olanları, ve ben inanamıyorum hala da inanamıyorum nasıl böyle bi şey olabilir? gördüklerimin gerçek olmasına; askerlere, polislere, sivillere ve yaptıkları şeylere aklım ermiyor. biraz korkuyorum, biraz komik geliyor, ya ne alaka lan noluyo diyorum. güneş doğuyor, farklı bi gün. yola çıkıyorum.
  • çatışmanın ortasında havaalanına inmek,ordan oraya koşturmak ve havaalanından çıkıp eve gitmenin altı saat sürmesi. ha bi de tanklar, f16,sonic boom ve sandviçe dönüşmüş araçlar.
  • nasıl darbe girişimiyse başbakanla cumhurbaşkanının canlı yayınlarda fink atması. askerlerin cumhurbaşkanlığı sarayı, genelkurmay başkanlığı ve başbakanlık yerine köprüye el koyması. türk halkınının kendi askeriyle karşı karşıya bıraktırılması ve askerlerin köprüde kafalarının kesilmesi ve tabi unutmadan...
    (bkz: kandırıldık)