şükela:  tümü | bugün
  • orhan asenanın yazdığı bir tiyatro oyunu
  • istanbul'un isgal tarihi..
  • -16 mart 1920-

    dil var mı kahr-ı dehr ile vîrân edilmedik
    beytü'l-hazen mi kaldı perîşân edilmedik

    dûr olmasıyle rahmeti hakkın bu ülkeden
    yoktur sirişk katresi rîzân edilmedik

    gurbet yolunda bir eve uğrar mı bir garîb
    gam sofrasında şâm-ı garîbân edilmedik

    aksâ-yı şebde zulmeti çâkeyleyen şafak
    bir yer görür mü çâk-i girîbân edilmedik

    bir gün dolarsa çillemiz ey rabb-ı z'ül-celâl
    bir şer bırakma dek-kef-i mizân edilmedik

    yahya kemal beyatlı

    iç. "eski şiirin rüzgârıyle", istanbul fetih cemiyeti yayınları no: 49 / yahyâ kemal enstitüsü no: 5 / yahyâ kemal külliyatı no: 2, 1.b., istanbul-1962, s. 49-50.

    ---

    ayrıca,

    (bkz: 16 mart baskını/#3000265)
  • -kuvâyi milliye-

    (...)

    beşinci bap

    920'nin 16 marti
    ve
    manastirli hamdi efendi
    ve
    reşadiyeli veli oğlu memet'in hikâyesi

    «bu hamiyetli ve cesur, manastırlı hamdi efendi olmasaydı, istanbul felâketinden kim bilir haber almak için ne kadar intizarlar içinde kalacaktık. istanbul'da bulunan nâzır, mebus, kumandan, teşkilâtımız mensupları içinden bir zat çıkıp vaktiyle bize haber vermeği düşünmemiş olduğu anlaşılıyor. demek ki cümlesini heyecan ve helecan kaplamıştı. bir ucu ankara'da bulunan telin istanbul'da bulunan ucuna yanaşamayacak kadar şaşkın bir hale gelmiş olduklarına bilmem ki hükmetmek caiz olur mu?»

    (nutuk, s. 295, devlet basımevi, istanbul 1938)

    920'nin 16 martı.
    öğleden evvel
    saat onda
    makina başında şöyle bir telgraf aldı ankara'daki :

    ----«der-aliye 16/3/1920.
    ----ingilizler bastı bu sabah
    -----------şehzadebaşı'ndaki muzika karakolunu.
    ----müsademe edildi.
    ----işgal altına alıyorlar istanbul'u şimdi.
    ----berâyi malûmat arzolunur.
    -----------------------------------manastırlı hamdi

    920'nin 16 martı.
    harbiye nezareti telgrafhanesi buldu ankara'yı :
    ----«etrafta dolaşıyor ingiliz askerleri.
    ----şimdi işte
    ----ingiliz askerleri giriyorlar nezarete.
    ----işte giriyorlar içeri.
    ----nizamiye kapısına.
    ----teli kes.
    ----ingilizler burdadır.»

    920'nin 16 martı.
    manastırlı hamdi efendi
    ------------buldu ankara'dakini tekrar :

    ----«paşa hazretleri,
    ----harbiye telgrafhanesini de işgal etti ingiliz bahriye askeri
    ----tophane'yi de işgal ediyorlar bir taraftan,
    ----bir taraftan da zırhlılardan asker ihraç olunuyor.
    ----vaziyet vehamet kesbediyor efendim.
    ----paşa hazretleri,
    ----emri devletlerine muntazırım.

    -------------------------------------16 mart 1920
    ------------------------------------------hamdi»

    920'nin 16 martı.
    durumu bir daha tekrar etti hamdi efendi :

    ----«sabah bizim asker uykuda iken
    ----ingiliz bahriye efradı karakolu işgal etmekte iken
    ----askerlerimiz uykudan şaşkın kalkınca müsademe başlıyor.
    ----neticede bizden altı şehit, on beş mecruh olup
    ----ingilizler zırhlıları rıhtıma yanaştırıp
    ----beyoğlu ve tophane'yi işgal edip.
    ----işte beyoğlu telgrafhanesi de yok.
    ----işte beyoğlu telgraf memurları geldiler.
    ----kovmuşlar.
    ----burası da işgal olunacaktır bir saata kadar.
    ----şimdi haber aldım efendim.»

    920'nin 16 martı
    uykuda kesti kâfir üçümüzü,
    kurşuna dizdi kâfir ikimizi.
    ingiliz'in hepsi değil domuzu
    sabaha karşı aldı canımızı.

    920'nin 16 martı
    basıldı vezneciler'de karargâh.
    uyan be tosunum uyan.
    üçümüzü uykuda kesti kâfir,
    üçümüz : abdullah çavuş, şarkışla'dan osman,
    --------------------------------bir de zileli abdülkadir.

    920'nin 16 martı
    bozdoğan kemeri'nde
    kurşuna dizdi kâfir ikimizi.
    ahmet oğlu nasuh arkadaşımın adı,
    reşadiyeli veli oğlu memet benimkisi.

    920'nin 16 martı
    uykuda kesti kâfir üçümüzü.
    soktu osman'ın karnına kasaturayı,
    bastı göğsüne kâfirin dizi.
    dört çocuk babasıydı abdullah çavuş.
    doymadı dünyasına abdülkadir.
    üçümüzü uykuda kesti kâfir,
    kurşuna dizdi ikimizi.

    920'nin 16 mart sabahı,
    karakolun karşısında
    --------bırakmadım elimden silâhı,
    --------yere serdim iki ingiliz'i.
    senin ırzını kurtardım istanbul'um,
    sana can feda çakır gözlü gülüm.

    üçümüzü uykuda kesti kâfir,
    kurşuna dizdi ikimizi.
    şimdi üçümüz :
    abdullah ve osman ve abdülkadir,
    taşları yan yana yatar eyüp'te.
    arama, bulamazsın ikimizin kabrini,
    belki maşrıkta, belki mağripte,
    biz de bilmeyiz yerini.

    uykuda kestiler üçümüzü,
    kurşuna dizdiler ikimizi,
    ahmet oğlu nasuh arkadaşımın adı,
    reşadiyeli veli oğlu memet benimkisi.
    bir de altıncımız var,
    kara kaytan bıyıklı bir şehit,
    son mekânı şöyle dursun,
    adını da bilen yok...

    *

    (...)

    nâzım hikmet

    iç. "kuvâyi milliye" (toplu şiirler 3: kuvâyi milliye/saat 21-22 şiirleri/dört hapisaneden/rubailer), adam yayınları, 2.b. (1.b. anadolu yayıncılık-temmuz 1968 / kurtuluş savaşı destanı adıyla: mart 1965), s. 51-56
  • nâzım hikmet'in "ali kemal"i kastederek yazdığı ilk dönem şiirlerinden birinin konusudur 16 mart. memet fuat, şiirin 1921 yılında yayınlandığını belirtmekte ise de bu konu sanat tarihçilerinin aydınlatması gereken bir konudur.

    -16 mart-

    ----adalı haydut'a

    daha dün atıldığın, daha dün kovulduğun,
    daha dün kaçmak için ummanı dar bulduğun,
    daha dün kapısında dövüldüğün bir yere,
    girdin bir kahpe gibi sığınıp hilelere.
    gidin karanlıklarda adi bir hırsız gibi!
    şimdi de diyorsun ki: artık benim sahibi,
    ölmez güzelliğiyle artık istanbul benim!
    ben bütün bir cihanı yumruğuyla ezenim!..
    ah bu senin yumruğun! ah bu kirlenmiş yumruk!..
    bu bütün hakikati hileyle yenmiş yumruk
    bizim dik alnımızın üstünde yükselemez!
    sen! ezilmez hakkını çiğnettirenleri ez!..
    ey! sade âcizleri düşkünleri titreten!..
    ey! daima zulmette arkadan hücum eden!
    eh ey! adalı haydut şunu unutma ki biz
    mukaddes haklarını ezdirmeyenlerdeniz!..

    nâzım hikmet

    iç. anadolu'da yeni gün *, 16 mart 1337 (1921)

    iç. "nâzım hikmet" (yaşamı, ruhsal yapısı, davaları, tartışmaları, dünya görüşü, şiirinin gelişmeleri), memet fuat, adam yayınları, 4.b., istanbul-ekim 2001, s. 37-38.
  • -16 mart 1336 tarihinden itibaren istanbul hükümetince akdedilen bilcümle mukavelat, uhudat ve sairenin keenlemyekün addi hakkinda kanun-

    kanun numarası: 7
    kabul tarihi: 7.6.1920
    yayımlandığı r. gazete: tarih: 14.2.1921, sayı: 2
    yayımlandığı düstur: tertip: 3 cilt: 1 sayfa: 13

    madde 1 - istanbul'un işgal tarihi olan 16 mart 1336-1920 den itibaren büyük millet meclisinin tasvibi haricinde, istanbul'ca akdedilmiş veya edilecek bilumum muahedat ve mukavelat ve ukudat ve mukarreratı resmiye ve verilmiş imtiyazat ve maadin ferağ ve intikalatı ve ruhsatnameleri ile mütarekeden sonra akdedilmiş bilcümle muahedatı hafiyye ve doğrudan doğruya veya bilvasıta ecanibe verilmiş imtiyazat ve maadin ferağ ve intikalatı ile ruhsatnameleri keenlemyekündür.

    madde 2 - işbu maddei kanuniyenin icrasına büyük millet meclisi heyeti icraiyesi memurdur.

    kaynak:

    www.yargitay.gov.tr/bilgi/kanun_liste/pc17.hm3.text.html
  • bu işgalden atatürk sayesinde kurtulmuştur buna göre istanbul'u en son fatih sultan mehmet kurtardı sanıp kutlamalar yapmak manasızdır.