şükela:  tümü | bugün
  • birkaç duyarlı hocayla birlikte okulda bakımını üstlendiğimiz, kapıya sıkıştığı için kuyruğunu kaybeden, tamamen insancil ve kimseye zararı dokunmayan kedinin yöneticilerden birinin odasına girdiği için dışarı atılması rezaletidir.

    duyarlı hocalarla birlikte ameliyat edildikten sonra kısırlaştırdigimiz, iyi bakılması için ev yaptığımız kedi, alışık olduğu bölgede, yönetim binasının yakınlarında kendi halinde yaşıyordu. bugün yöneticilerden birinin odasına girdiği için okuldan atılarak ölüme terk edildi. tedavisi hala sürüyor ve alışık olmadığı sokaklarda, alışık olmadığı kalabalık ve arabaların arasında yaşaması imkansız. okulda askeri bir disiplin olduğu için kimse itiraz edemiyor. sorgulamanın, araştırmanın, itirazın merkezi olması gereken üniversitede kimse yapılan bu davranışa karşı sesini yükseltemiyor.

    ramazanın ilk günü gerçekleşen bu acımasızlığı yapanlar bu akşam iftarlarini nasıl açacaklar merak ediyorum. daha bir kediye bile yuva olamayan bir kurum nasıl bilim yuvası olabilir?

    yönetim, sözlükte ve benzeri birçok platformda okulun kalitesinin ne kadar düşük olduğundan, okuldan çok
    ticarethane gibi yönetildiğinden bahsedenleri haklı çıkaran bir davranış sergileyerek başarı sıralamasında üniversitenin neden gerilerde kaldığını bize gösteriyor. küçük bir kedinin hayatını kurtarmayı bir başarı olarak kabul edersek bu başarı bile cezasız kalmıyor.

    bir insanın diğer insanları sevmesi için önce hayvanları sevmesi gerek. hayvan dediğin konuşamaz, derdini anlatamaz, ağzı olup dili olmayan bir yaratık. kedi dediğin insana zarar vermez, sadece biraz mama ve su, bir de sevgi ister. kin beslemez, kötü niyet göstermez. ayrıca yemeğini, rızkını çöplerde arar mama vereni olmayınca. zaten stresli bir ortamda yaşıyoruz, ve hayvan beslemek, hayvanlarla iletişim kurmak stres atmak için en başarılı, ve aynı zamanda en ucuz yöntem. huzurevlerinde işe yarıyor, insanlar evlerinde besliyor, hatta işyerinde hayvan beslemeyi politika haline getirmiş müesseseler var, türkiye’de çok bulunmasa da. üniversiteler de bu açıdan önemli. çocuklar anne babalarının evinden yeni çıkmış, hayatta tek başına devam etme yolunda ilk büyük adımlarını atıyorlar. derslerini kendileri seçiyorlar, kariyerlerini kendileri belirleme yoluna gidiyorlar. tek başına yaşamayı öğrenmek gibi hayatın en stresli dönemlerinden geçiyor çoğu. lisede başarılı olup da üniversiteye başlayınca kaybolan çok çocuk var. en stresli ortamlarda bir hayvan sevgisinin ne kadar rahatlatıcı olduğunu bir düşünsenize.

    ayrıca hz. muhammed’in de bir sokak kedisi beslediği ve o kediyi ne kadar sevdiği anlatılır. bir habeş kedisi olan müezza için yaptığı iyiliklerle ilgili rivayetler vardır. müezza giysisinin üstünde uyuduğu zaman peygamber efendinin kediyi uyandırmamak için giysisinin bir parçasını kestiği, kedinin içtiği kullanarak abdest aldığı, kedi babası anlamına gelen bir isim verilen ebu hureyre isimli sahabe ile olan konuşmaları ve bazı başka rivayet, hadis ve benzeri şeyler kedinin islam dininde nasıl bir pozisyonda görüldüğünü gösterir. kutsal bir hayvan olmasa da islam dünyasında özel bir yeri olan bir hayvandır. islam dininde hayvan sevgisi gibi başlı başına bir konu olan bir yazı yazmayacağım. fakat kendisini müslüman olarak nitelendiren kişilerin özel olarak kedi sevmemesi, ve genel olarak hayvan sevmemesi (fobiniz vardır, birebir sevemeyebilirsiniz) ve hatta nefret beslemesi yakışık almayan bir durumdur. hayvan besleyenlere destek olmayı bırak, nötr davranmayıp bilakis köstek olmak, önüne engeller çıkarmak insanın kendisini müslüman olarak tanımlamasıyla çelişki oluşturur. böyle müslümanlık olmaz. bunları yapanlar bir de ağızlarına din, ahlak konularını o kadar pelesenk etmiştir ki, ne desem boş.

    ahlakın ön koşulu şefkat ve vicdan duygularıdır. bu duygulara sahip olmayan insanın din ve dünya görüşünün hiçbir değeri yoktur, çünkü samimi değildir.
  • şimdi; yazara rezaleti niye paylaştığını sormak lazım.
    eğer destek istiyorsa; üniversitenin adı nerede, yapan kim?
    eğer sırf bildirmek istiyorsa; bunun bu halde haber değeri nedir? böylesi bir "yakınma", başkalarına değil; sorunun müsebbibine yapılmadığı takdirde "aman bir derdim var dinleyin komşular"dan öteye geçmeyecektir.

    rezaletin paylaşım amacı bile belli değil, 0/10.
  • üşenmedim bütün yazıyı okudum. olayın nerede veya hangi üniversitede geçtiğine dair hiçbir şey yazmıyor. cesaret yoksunu ilkokul başlığı gibi olmuş. yemiyorsa yazma muhabbeti direk. arada din acıtasyonu, hayvan sevgisi ve üniversite buhranı gibi konular geçiyor. lakin gerçek anlamda hiçbir şey anlatmıyor.

    özet geçtiğim; yazmasını öğrenememiş yazar buhranıdır.
  • hemen işin içine ramazan ayı, hz muhammedin kedi beslemesi örneği falan niye karıştırılıyor anlamıyorum. bu örnekleri veren ne kadar yaşıyor dinini de buradan vuruyor her seferinde ?
  • şimdi anlamadığım rezaleti kedi mi çıkarmış yoksa kedilerden şikayeti olan birinin açtığı bir başlık mı bu?