şükela:  tümü | bugün
  • yaşarsam kendime ilkem,
    ölür gidersem de benden kalanlara vasiyetimdir;

    bu ülkede büyüyen, aklı başında, düşünen, sorgulayan bir birey olarak bu referandumda "evet" çıkması ; peşi sıra ülkenin uçurumdan yuvarlanıp dibi boylamasından sonra tekrar yükselişe geçtiğimiz, insanların aydınlandığı vakit bu yanlıştan geri dönme çabası esnasında; bu zaman da gerek cahilliğinden, gerekse iktidar dalkavukluğundan "evet" i savunanları unutmayıp, unutturmayacağıma namusum şerefim üzerine and içerim.
  • bitik haldeler bitik.

    bugun tarafsız bölge'de aşırı komik bir şekilde programı ikiye böldüler önce hayırcılar sonra evetçiler çıktı anlatmaya.

    hayırın karşısına çıkamayacak kadar bitiksiniz.

    liseli bir kızı hatay'da hayır standında durduğu için okulundan atacak kadar bitiksiniz.

    nutuk'u yasaklayacak, izmir marşı'nı yasaklayacak kadar bitiksiniz.

    hayır diyen taşeron işcileri, onların fotoğrafını çekeni dahi işten atacak, çocuklarının rızıklarıyla oynayacak kadar bitiksiniz.

    hayır diyenlere vatan haini diyecek kadar bitiksiniz.

    senelerce küfrettikleri atatürk de evet derdi diyecek kadar bitiksiniz.

    her gün en az bir mhp'li muhalife fiziki saldıracak kadar bitiksiniz.

    chp'li milletvekillerinin fotoşoplu fotoğraflarıyla yalan yanlış bilgiler yaymaya çalışacak kadar bitiksiniz.

    ikinci kabataş yalanını söyleyecek kadar bitiksiniz.

    hayır videosu çeken herkesin hayatını bir şey bulana kadar incik cıncık ederek tutuklayacak kadar bitiksiniz.

    el kadar çocukların eline çocuğun donunu indirmesi ile ilgili döviz verecek ve arkasında iğrenç iğrenç sırıtacak kadar bitiksiniz.

    chp'nin bir dönem önce açtığı huzurevini üçüncü kere açacak kadar bitiksiniz.

    hepimizin polisine ''eveti dağıtıyorsanız dağıtın, hayırı dağıtamazsınız'' dedirtecek kadar bitiksiniz.

    haftada en az üç kere yalandan kemalist darbe yaygarası yapacak kadar bitiksiniz.

    hakem hayır dedi diye elinden mesleğini, çocuklarının boğazından geçen yemeği alacak kadar bitiksiniz.

    90 sene öncesinin fetosu vatan haini şeyh sait'e dualar edecek kadar bitiksiniz.

    yurdun her tarafındaki binlerce liseli/ortaokullu çocuğu anasına babasına sormadan kafanıza göre o mitingden bu mitinge sürükleyecek, gitmeyenler hakkında disiplin cezası verecek kadar bitiksiniz.

    günde 5 vakit yavudi /vatan haini/ kalleş dediğiniz/ gazetecilerini darp ettiğiniz/ merkez binasını taşladığınız doğan medyasına hemen hemen her gün çıkacak kadar bitiksiniz.

    hayır diyen muhtarlara dahi kayyum atayacak kadar bitiksiniz.

    bütün avrupa ülkeleriyle kavga eip bütün partiler programları iptal ettikten sonra pişkin pişkin 51 milletvekilini avrupa'ya gönderip propaganda yaptıracak kadar bitiksiniz.

    propaganda minübüslerinizle geceleri şehirlerde dolaşarak hayır yazılı pankartları tahrip edecek kadar bitiksiniz.

    ulu önderimize, ayyaş, dinsiz, yavudi, en en en en iyi ihtimalle mustafa kemal derken, bir anda atatürk demeye başlayacak kadar bitiksiniz.

    15 senede yök ve seçim barajı ile ilgili tek bir harf dememişken, birden bunları kaldırırız demeye başlıyacak kadar bitiksiniz.

    şu anki muhaliflere yaşattıkları mağduriyetin milyonda birini yaşayarak bunca sene tonla oy topladığınızı unutucak kadar bitiksiniz.

    bu yaşattıklarınızız bizi değil hayırı değil, kendinizi bitireceğini göremeyecek kadar bitiksiniz.

    daha da kontrolü kaybedeceksiniz, daha da biteceksiniz. gücünüzü kaybettikçe daha da zulmedecek daha da yoksunluk krizlerine gireceksiniz. daha da insanların gözünden düşeceksiniz.

    devamı gelecek.
  • b i r ş e y b ö y l e y a z ı l ı n c a d o ğ r u o l m u y o r.

    bugün cumhurbaşkanı vatana ihanet suçlamasıyla yargılanabilir. yargı yolu kapalı değildir. bunun böyle olduğunu söylemek yanlış yönlendirmedir, aldatmadır. bugün meclisin üçte birinin önerisiyle ve dörtte üçünün kararıyla cumhurbaşkanı yüce divan'a gönderilebilir.

    yeni düzende ise bu öneri için meclisin salt çoğunluğu gerekecek, beşte üç onaylayacak. iş burada bitmeyecek. yüce divana göndermek için soruşturma açılması gerekecek. eğer soruşturma açılmasına karar verilirse bir komisyon kurulacak, bu komisyonda her partiden meclisteki koltuk sayısına oranla üye bulunacak. yeni düzende cumhurbaşkanı partili olacağı ve partisinin mecliste çoğunluk olması bekleneceği için, yüce divana gönderme yetkisi ağırlıklı olarak kendi partililerine verilecek.

    dileyen 105. maddedeki değişikliğe bakabilir.

    ek olarak cumhurbaşkanının yargılanabilmesi için evet dediğimizde gelecek düzende, bütün evreler tamamlandığında ve kendisi yüce divana gönderildiğinde bile, kendisini yargılayacak kurumun çekirdeğini oluşturan anayasa mahkemesi'nin tüm üyelerini doğrudan ya da dolaylı cumhurbaşkanı atamış olacak.

    insanların gözünün içine baka baka,
    y a l a n s ö y l e m e y i n.

    ek: bu açmaz, istenen yeni düzenin getireceği sorunlardan yalnızca biri. oylanacak değişikliğin devlet işleyişindeki görev ve yetki paylaşımını ortadan kaldırdığını, yasamayı yürütmeyle paylaştırıp kısıtladığını, yargıyı yürütmeye bağladığını, yürütmeyi ise yasama ve yargı denetiminden bağımsız biçime getirdiğini anımsatmak gerek. devlet birimleri kendi görevlerini yapan birer dişli değil, denetimsiz ve sorumsuz bir yürütmeye hizmet eden iyi ayarlanmamış tek bir çark düzeneğine dönüştürülüyor. bu da her şeyden önce devlet örgütünün yaşamsal sorunlarla karşılaşması demek. 'devlet düzenini kaldıralım mı' sorusuna evet veya hayır diyeceğe benziyoruz.

    ek 2: vatana ihanetin kapsamı belirtilmemiş deniyor, doğrudur. ancak bu cumhurbaşkanının yargılanmasını önlemiyor. çünkü yasalara, öğretiye ve içtüzüğe göre, cumhurbaşkanını yüce divana göndermeye karar veren dörtte üçlük orandaki milletvekili, yasadaki hangi suçun vatana ihanet sayıldığını da belirterek bu kararı veriyor. yarın daha da zorlaşmış bir süreçle yüce divana gönderilecek olan cumhurbaşkanının tam olarak hangi suçtan yargılanabileceği yasada yine yazmayacak.
  • en çok umutsuz hayırcılardan korktuğum referandum. eğer referandumdan evet çıkacaksa bu yavşaklar yüzünden çıkacak. orada burada bütün gün ağlıyorlar. yok efendim akp kazanacağını bilmese referanduma gitmezmiş, hayır çıksa bile hile yaparlarmış falan filan. bunların çok büyük kısmı sandığa bile gitmeyecek o kadar eminim ki. ekşide şu başlıkta bile zırıl zırıl ağlıyorlar. bu kadar büyük bir hile yapılabiliyorsa 7 haziran'da niye akp kazanamadı. akp propagandaya başladığında oyları katlanarak artıyorsa neden 7 haziran'da %50 alamadı.

    16 nisan geldiğinde bir zahmet o koca kıçınızı kaldırın da sandığa gidin. sandığa gitmeyip de evet çıkınca zırıl zırıl ağlamayın. oynamadan kazanamazsınız.
  • ahahahahaha. evet çıktığında çıkıcak olan ekonomik krize, reisciler diyecekmiş ki. hadi ya tüh bak nasıl da kötü yönettik ülkeyi. evet dediğimiz için böyle oldu.

    yahu siz şu dediğinize inanıyo musunuz allasen? ben sana söyleyim ekonomik krizden sonra ne diyecekler, sen de yaz bi kenara. " evet çıkmasını kendine yediremeyen dış mihraklar, ekonomik darbe yapmaya çalışıyor" bakın aynen bu. bu gerçek. bundan farklı bişey derlerse gelin yüzüme tükürün.
  • insan hakları konusunda verdiği mücadeleyle tanınan ve mülkiye'de akademisyen olan kerem altıparmak, umutlu olmak başlığıyla 16 nisan'da yapılacak anayasa değişikliğine ilişkin referandum ile ilgili güzel bir yazı kaleme almış.

    "parlamentoda 4 parti var. milletvekili sayısıyla en büyük ve en küçüğü zaten evet diyor.

    ikinci büyük muhalefet partisinin eşbaşkanları ve sözcüleri dahil 13 vekili ve binlerce üyesi tutuklu. bu partinin kardeş partisi tarafından yönetilen tüm belediyelere el koyulmuş, belediye eşbaşkanları dahil binlerce üyesi tutuklu.

    anamuhalefet partisi, taktik olarak olabilir, hiç şatafatlı bir kampanya yürütmüyor.

    tüm panolar evetlerle dolu.

    ohal bahanesiyle muhalif medya tamamen susturulmuş, kapatılan televizyon, radyo ve gazetelerin yanında binlerce gazeteci işsiz kalmış, 150 gazeteci hapiste.

    atilla taş ve murat aksoy örneğinde olduğu gibi, hapisten çıkanı daha çıkamadan tekrar alıyorlar. o da yetmiyor, tahliye kararı veren hakimleri de açığa alıyorlar.

    hayır diyeceğini söyleyen gazeteciyi direkt işten atıyorlar.

    cumhurbaşkanı ve başbakanın açılış adı altındaki mitingleri aynı anda 15-20 kanalda yayımlanıyor.

    ve buna rağmen iktidar partisi %50’yi garantileyebilmiş değil.

    o kadar garantileyebilmiş değil ki anket yayımlanması bile yasak.

    ve siz buna rağmen umutsuz olduğunuz için sandığa gitmeyeceksiniz öyle mi?

    dünyanın en adaletsiz seçim kampanyası bile bu toplumun yarısını ikna edememişken umutlu olmayacaksanız, ne zaman umutlu olacaksınız ki?"
  • 82 doğumlu laisist biriyim. her seçimde oy kullandım ve sabahlara kadar seçim sonuçlarını takip ettim. yetmedi internetten tek tek baktım. oy kullanmaya başladığımdan beri hep umutluydum ama her seçimde göd oldum. akp denen muhafazakar ve mafyatik oluşum, beni her defasında üzdü.

    şu an yazımı okuyan akp'liler götüyle gülüyordur ama mesele göt olmakta değil kardeş. ilk oy kullandığım seçimden bugüne ülkemiz her geçen sene daha kötüye gitti. paramız her geçen sene daha çok değer kaybetti. maaşlarımız her geçen sene dünya nezdinde daha da değersizleşti. işçiler her geçen sene haklarını aramaya daha çok korkar oldu. insanlar ilk defa açlıkla sınandı, işlerinden kovuldu. ülkemiz dünya nazarında her geçen sene, her alanda sıralama kaybetti. her sene ülkemiz eğitim konusunda daha da geriye gitti.

    bunca seçim kaybettim ama reel siyasette hep kazanan oldum. hep en iyi futbolu oynadım ama hep tabelada yenildim yani.

    ülkemizi tek başına yöneten akp hükümeti, hiçbirimize barış vaat etmedi, bolluk vaat etmedi, rahatlık vaat etmedi. yine vaat etmiyor. sandıktan evet çıkarsa ülke adına mutluluk verici hiçbir sonuç olmayacak. 2010 referandumu da aynı teranelerle geçmedi mi? ne değişti?

    bu referandumun en dönüştürücü yanı hayır oylarıdır, sandıktan hayır çıkmasıdır. tayyip erdoğan boş adam değil, suratına vurulan hayır'dan anlar. belki biraz yumuşar, belki biraz daha insanlarına değer verir, belki biraz daha demokrasi ve şeffaflık için düğmeye basar, belki biraz daha anaların gözyaşını dindirmek uğruna mesai harcar.

    sevgili akp'li dostlar, hiçbiriniz tayyip erdoğan'a 100 metreden fazla yaklaşamazsınız ama referandumda kendisine ciddi bir mesaj verebilirsiniz. yolu yol değil. kimseyi, hiçbir tc vatandaşını gözardı edebilecek, terörist diyerek aşağılayabilecek bir durumda değil. bunun için hayır deyin. güç zehirlenmesinden onu kurtarın.

    hayır dendiğinde yeni bir sayfa açılacak ama evet çıkarsa asıl kaos o zaman başlayacak. lütfen liderinize mesajı iletin. bu böyle yürümez deyin. nasılsa yine cumbaba olarak kalacak. en azından şapkasını önüne koyup düşünebilecek bir fırsat yaratın ona ve hayır deyin. bugün hayır diyemezseniz, bir daha hiçbir şeye hayır diyemeyebilirsiniz. haberiniz olsun...

    selametle hayır....
  • siz cidden "evet" oyu kullanacakların içerikten bihaber olduklarını mı sanıyorsunuz? hepsi biliyor bunun diktatörlük oylaması olduğunu. tıpkı 1934'de almanların bildiği gibi. sorun şu ki bu adamlar saltanat istiyorlar zaten.

    bugün bunlardan birine 1 saat boyunca diktatörlük ile yönetilmenin kötü olduğunu anlatmaya çalıştım. ikna olmadı tahmin edeceğiniz gibi. ama sonuçta her millet layık olduğu şekilde yönetilir
  • "duble" diyince aklına yol gelenler evet, rakı gelenler hayır diyecek.
  • evet verene şimdi bir şey demiyorum ama yıllar sonra yanlış yapmışız diyenin allah belasını versin.