şükela:  tümü | bugün
  • bir arkadaşımın ricası üzerine sözlüğe taşıdığım çaresiz durum.

    aynen aktarıyorum:

    --- spoiler ---

    artık gerçekten ne yapacağımı bilmiyorum, bilemiyorum. son çare olarak sosyal medyayı ve sözlüğü düşündüm.

    görüyorum ki bir süredir orada aklı başında, kendi alanında ehil birçok kimse, yazarların hayallerini gerçekleştiriyoruz gibi çok ekstra şeylere dahi uzmanlık alanları dahilinde (bkz: uzman sözlük kadrosu) iştirak ediyor ve nice olmazı olduruyor.

    elimden geldiğince kısa tutmaya çalışacağım. 10 yıldır yakından tanıdığım, ailelerimizin dahi içli dışlı olduğu, özünde çok iyi, çok sevilen, güven veren, kardeşimden ayırmadığım yakın bir dostum kumar bağımlılığı denen korkunç illet yüzünden her şeyi ve herkesi mahvetmiş durumda.

    süreci kısaca özetleyeyim; bu arkadaş 31 yaşında. aylık 7-8k kazandıran keyifli ve itibarlı bir mesleği var (maalesef gizli tutmak durumundayım) ve 9 yıldır aynı işte çalışıyor. askerlik derdi yok, normalde de son derece sevilen biri.

    2012 yılında onu haksız yere işten çıkardılar ve memleketinde esnaf olan babasının yanına döndü. oldu olası bitirim biriydi, her zaman zıpçık işleri vardı vs. ama bu iş süreci onu çok hayal kırıklığına uğrattı (işinde çok iyidir, bir yanlış anlaşılma sonucu çıkarılmıştı), işe iade davasını kazanana dek memleketinde geçen süre ve oradaki arkadaş ortamı, zayıf düştüğü bu atmosferde bu çocuğu sürükleyip kumar illetinin içine çekti.

    yakın çevresi ufak tefek oynuyor ve genelde kazanıyor, zararı yok gibi görüyordu, zira her şeyi tıkırındaydı, iyi yaşıyordu. hepsinin yalan olduğunu yaklaşık 1.5 sene kadar önce fark ettik. uçan kuşa borçlanmıştı ve ihale tefecilerin ölüm tehditlerine kadar uzamıştı.

    bu süreçte kendi maaşının yanı sıra babasından, dayısından vs. aldığı paraların yanı sıra annesinden, okuyan kızkardeşinin harçlığına kadar uzanan çirkin ve sevimsiz haller dahi olmuş, oralara girmek istemiyorum, gerçi bi yandan da giresim var ki anlayabilesiniz, bu kumar bağımlılığı yer yüzündeki tüm bağımlılıklardan daha betermiş meğer. araştırırken bu yolda anne babasının evini, karısını kızını satanlara bile rastlamış ama o kadar ciddiye almamıştım. düşündüğümden daha betermiş, insanda ne vicdan bırakıyor, ne merhamet, ne karakter.

    o illegal bahis ve kumar sitelerinin allah belasını versin, ne ocaklar söndü, ne hayatlar bitti o renkli, kolay şatafatın içinde...

    neyse... babasına haber verdik, atlayıp geldi, onu bağrına basıp hatalarıyla kabul etti, beraberce bir çıkış planı oluşturuldu, ödemeler zamana yayılıp yoluna koyuldu ve 1.5 senedir de bir şeyler çok sıkıntılı şekillerde de olsa halloluyor, yük azalıyor ve zamanla sıfırlanacak.

    zannediyorduk.

    ta k geçen akşam telefonum çalana kadar.

    bir başka arkadaşı 16 bin lira borcunu bir türlü alamadığı için beni arayıp yakın zamanda, birkaç gün önce olup biten her şeyi anlattı.

    anladık ki adam kumar oynamaya devam ediyor, hem de delirmişcesine... eline geçen her parayla. herkese de kısa zamanda her şeyi halledeceğini söylüyordu, hem de profesyonel bir yalan argümanıyla... büyük vurgun yapıp her şeyi kapatacağını mı düşünüyor nedir...

    bilmeyenler veya anlamayanlar için söyleyeyim; bu kumar illeti korkunç bir şey, kaşıkla verip kepçeyle alır ve bu kaşık çok cazibedardır. bu arkadaş birkaç defa yüklü paralar kazandı (300 lirayla girip slot oyunlarından 20 bin almak vb.), akli melekelerini de sanırım bu kazançlar yerle bir etti. kaşığı çok büyük oldu yani. görünen o ki hala yapabileceğine, büyük yakalayabileceğine inanıyor, ki herkes maaşı yatsın da ödemeler yapılsın diye beklerken bu gidip maaş yattığı gibi tamamını kumara yatırabiliyor...

    60 küsür yaşında babası cebinde 10 lira parayla ciğeri beş para etmez kişilere ağlaya ağlaya yalvarmaya kadar düştü (ki normalde yaşadığı kentin en bitirim, en sağlam esnaflarından biri olarak tanınırdı, uzun yıllar da türkiye'de ünlü büyük bi firmanın bölge müdürlüğünü falan yürütmüştü emekli olana dek), annesi, kız kardeşi, ona maddi manevi destek olan tüm akraba ve dostları...

    herkes 2 seneye yakın zamandır onu kurtarabilmek için maddi manevi perişan hallere düştü.

    halloluyor sanıyorduk, düzelme yoluna girdi, zaman da olsa bitecek bu kabus diyorduk.

    1.5 sene boşuna kürek çekmişiz.

    ne olur yardım edin arkadaşlar.

    bu arkadaşın söylediği herhangi bir şeye hiç kimse hiçbir şekilde inanamadığı için kendisiyle mesafe alınamıyor. diyalog kurmak imkansız zira yoğurda beyaz dese inanamıyorsun.

    ailesiyle almak imkansız zira işin detaylarını öznenin kendisinden öğrenemiyorsun, öğrensen de emin olamıyorsun. enkaz ne kadar, daha nelerle karşılaşılacak bilmeden plan ve yapılandırma yapamıyorsun...

    adamı tedavi ettirmek, yani profesyonel destek şart. ama işini kaybetmemesi gerek. işten atılıp tazminat alsa bile o tazminat onun 10 ayda kazandığı para gibi bir şey olur; ki işin zamana yayılarak çözülecek bir şey olduğunu düşünürsek bu da çözüm değil.

    ben benden bu kadar deyip çekildim ama o babanın hali beni bu noktaya geri getirdi arkadaşlar. adamcağız çocuğunu tedavi ettirmek istiyor ama bu tedavi de bir masraf ve gerçekten dibe vurmuş haldeler.

    maddi kısmı hiçbir zaman kafamıza takmadık; iyileşme ve iyi niyet olduktan sonra, bu kazançla ve zamana yayılmış doğru bi yapılandırmayla uzun da sürse bu bataktan çıkılırdı, orası dert değildi.

    babası ben evladımı kaybediyorum kısmını önemsedi, ben dostumu, dayısı yeğenini..

    bir insanı kaybediyoruz, mesele bu.

    maddi kısma dönersen, ne kadar planlı ve sistematik olursan ol, hatta gökten hazır para bile inse adam herkesten gizli batmaya devam ettiği sürece hepsi boş, boşmuş.

    ne yapacağımızı, kimden ne destek alabileceğimizi, bunun maddi ve manevi bedellerini bilemiyoruz.

    çaresiz kaldık.

    varsa bir ehli, benzeri yaşanmışlıkları olanı falan, ne olur bir şey söylesin.

    teşekkürler.

    --- spoiler ---
  • kumar bağımlılığı davranışsal bağımlılıklardan biri ve uyuşturucu madde bağımlılıklarında olduğu gibi beynin ödül mekanizmasını değiştirdiğinden kişi bir süre sonra o kısır döngünün içinde kaybolup gidiyor. bir verem hastası için en sık görülen belirti nasıl öksürükse bağımlılıkta da en sık rastlanılan şey yalan söylenilmesi. tedavi ile ilgili öncelikle kişinin bağımlı olduğunu kabul etmesi ve tedavi olmak istemesi gerekiyor. tedavi olma motivasyonu düşükse ya da hasta olduğunu kabul etmezse ne ailesi ne arkadaşları ne de doktorların elinden hiç bir şey gelmez. tedavi olmaya karar verdikten sonraki aşama amatemlere ya da bağımlılık konusunda deneyimli bir psikiyatriste başvurması ve hem ilaç hem terapilerle tedaviye başlaması.
  • üşenmedim ve hayırsız bir evladın ailesini nasıl vahim bir noktaya taşıdığını üzülerek okudum. çaresizliğiniz adına üzgünüm.

    acımasız vayahut empatiden yoksun gaddarca bir yorum yapmak istemem ama hikayede kendiniz demişsiniz oysa babası bağrına basmıştı, çıkış yolları planlanlanmıştı bile, diye.
    o durumdan sonra bireyin kendi irade ve istikrarına kalmıyor mu bağımlılıktan kurtulmak?

    zaten, en başından başlarken bile insanların kafasına zorla silah dayamıyorlar sen bunu oynayacaksın diye. neyse bu bambaşka bir konu.

    bu gibi durumlarda şunu düşünmek gerekiyor, biz her türlü çareyi düşünüp, imkanları zorlayıp yardım etmeyi kendisine dayatsak bile, kendisi bu bağımlılıktan vazgeçmek istemedikçe bir arpa boyu bile yol alınamaz. yani, önce arkadaşınızı bu bataktan çıkmaya yakın çevresi olarak sizin ikna etmeniz gerek.

    geçmiş olsun.
  • onca sorun varken, gereksiz bir kumarbaz için ne yapılması bekleniyor? reddedin ve bokunda boğularak ölsün. hasbelkader sizin ailenizde doğmuş olması onun kötü ve ahmak olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
  • varsa bu konuda psikolojik formasyonu olan birinin konuşması gerektiği yoksa da ekşici piçlerin çenesini kapatıp susması gereken olay.
    amk yerinde yorum yapmayın lan yapmayın.
    kendi iradesine bağlıymış, nasıl kurtulamazmış.
    yarın öbür gün kanser olduğunda "olm abartıyorsun yaaa ufak bir kırgınlık var kalk ayağa acık hava al geçer" deseler ne yaparsın orospu çocuğu öyle düşün.
  • durduk yere sinirlerimi zıplatan #69536850 numaralı entry'e cevaben.

    karşısında kim olduğunu, ne olduğunu bilmeden insanlara durduk yere, rahat rahat orospu çocuğu diyebilen yavşak, ergen yeni nesil ekşi sözlük sürüsünün sahte bir vicdan savunması yapmadan, efendi efendi çenesini kapatması gereken olay.

    adamda nasıl bir düşünme yetisi varsa kanserle, kumarı aynı kefeye koymuş bir de. *
    bak bu mantık hatalarına falan değinmiyorum bile.

    bak güzel kardeşim, bak sevgili ergen, onca yıllık eğitimciyim, belki senin yaşından fazla yıldır burada yazarım. sen ve senin gibi düşüncesini en alçakça yolla, ancak küfürle ifade edebilecek kadar zavallı hadsizlerden icazet alacak değilim. öncelikle bu konuda hemfikir olalım.

    güler misiniz ağlar mısınız ya? ekşi'nin geldiği şu duruma bak.
    girip bir bakıyorum adam anneme sövmüş.
    ne hadle ya??
    hayır bilirim bunlar laftan da anlamaz, bununla aynı seviyeden yanıt vermemek için inanın şu an direniyorum bi'nevi.

    başlığı açan arkadaş bir arkadaşının derdini paylaşmış. bizler de ona öneride bulunmuşuz.
    ve bir tane haddini bilmez, kendini bilmez çıkıyor, rahat rahat başlık altından entry girenlere küfür ediyor. arada ekşici piç falan da ekliyor ki mevzisi genişlesin.

    sanırım ekşi'nin sonunu bu arkadaşlar getirdi. her başlık açana, üslubunu bozmadan her yorum yapana, her düzgünce fikir beyan edene diyor ki ulan şimdi ben buna öyle okkalı bi küfür sallarım, öyle bir sallarım ki aşırı dikkat çeker. birden görünür olurum.
    bunu vicdani bir görev olarak yapıyormuş gibi görünür, belirli bir ahmak sürüsünü de güzelce etkilerim.

    bu ifade özgürlüğü falan değil arkadaşlar ya. bu ağır bir terbiyesizlik, ağır bir saygısızlık. bu ve bunun gibi adamlar yüzünden sözlüğe küsüp giden arkadaşlarımı, o gerçek ve kaliteli eski yazarları aslında o kadar iyi anlıyorum ki.
    lan dedim ne güzel uygulaması da gelmiş. şurada keyifli keyifli tekrar iki yazı yazayım. adam beni tanımadan etmeden ve hatta samimi söylüyorum muhtemelen yazdığımı bile doğru düzgün muhakeme etmeden, anlamadan gelmiş anneme küfür ediyor.
    şaka gibi ama değil.

    sanat kanalına bakıyorum, küfür. edebiyat kanalına bakıyorum, küfür.
    yahu sinema kanalında bile küfür olur mu?? ama var.
    yok ya köklü bir çözüm bulunamadıkça,bu küfürbazlarla bu şekilde mücadele edilemez. insanların anasına küfür edip, bunu ifade özgürlüğü zanneden bir zihniyet olmaz olsun.

    ha son olarak sen bana piç demişsin, sana hiç yakıştıramadım.
  • halen yardım ve fikir beklediğim üzücü olay.
  • ne gibi yardım ve fikir beklendiğiniz anlamadım ? getir konuşalım elamanı diyeceğim adam ailesini takmıyor benimi takacak . maaşını el koyun , başına bir bekçi takın , polise kumar oynuyor diye şikayet edin . oynadığı ortamları polise bildirin .

    bu iş nasihatla çözülücek seviyeyi fazlasıyla geçmiş .