şükela:  tümü | bugün
  • önce, gördünüz mü şimdi? siz koydunuz ama biz haklı çıktık dedirtir.

    sonra inceden keşke haklı çıkmasaydık diye düşünürsün. seviyorsundur çünkü ülkeni. dilini. aileni seviyorsundur. tarihini, geleceğini seviyorsundur.

    şahsen, burada seçim olduğu dönemde öngörülerimi yazdım. herkes gibi ben de yazdım. birçok seçimde umutlandım, ama hepsinin sonunda yanıldım. sürekli kaybettik. her defasında yaşamanın verdiği zevke döndü yüzümüz. nefes almak güzeldi ve unutturdu her şeyi.

    insanlar doların neden arttığını anlamıyor. en azından neden bu kadar hızlı arttığını anlamıyor. matematiğini boşverin. mantığına bakın sadece. amerikan doları 2011’den beri artıyor. yeni bir şey değil.

    ancak 2011’den geldiğimiz bu noktaya kadar elimizde avucumuzda ne vardıysa eridi, bitti. maça 11 kişiyle başlayıp her 10 dakikada 1 oyuncunun kırmızı kart görmesi gibi düşünün bunu. 7 kişi kalınca rakip çok fazla boş alan buldu, çok net gol pozisyonları yakaladı. 1 kırmızı kart daha görünce direkt mağlup olmuş olacağız.

    peki elimizdeki avucumuzdakiler neden eridi? çünkü harcadıkça ortaya yenisini koymadık. sattık, gelen parayla bir şeyler inşa ettik. o inşa ettiklerimiz bize yeni şeyler vermedi. sürekli azalmaya devam etti heybemizdeki şeyler.

    16 yılın sonunda haklı çıkmış olduk. içimiz buruk. önümüz karanlık. daha evlenecektik, çocuklarımız olsun istiyorduk. daha gençlerimiz yurt dışına çıkıp vizyonlarını açmanın planlarını yapıyordu. şimdi para biriktirse, 10.000 tl toplasa yurt dışında 1 ay bile yaşayamaz.

    sevdik, sevildik. üzdük, üzüldük. belki kalp kırdık. belki çalışmadık. tembellik yaptık. sürekli eleştirdik belki, çözüm sunmadık. ama bunu hak etmedik biz. biz derken hepimiz.

    bazen haklı olmak anlam ifade etmez ya hani, işte bu da onlardan biri. yalanların içindeyken haklı olmanın bir anlamı yoktur.