şükela:  tümü | bugün
  • kendilerini şöyle ifade eden yeni yayınevi:

    "160. kilometre bir ‘edebi şeyler’ dizisidir. şiir ve şiir üzerine metinler yayımlar. şiirin okurla birlikte dışarı çıkması gerektiğine inanır. kitapları bu yüzden cep boyutundadır.

    160. kilometre yeni arayışlar ve deneylerle şiirin dolaşımının hızlanacağını bilir. yalnızca bir yayın dizisi olmanın ötesinde, şiire ilişkin her türlü yenilikçi deneyime açık bir zemin olmayı hedefler. "

    http://160incikilometre.com/
  • - şiiri kime, neye karşı savunuyorsunuz?
    + herkese. şiir öldü diyenlere, şairleri ancak çok duygulu anlarda gözyaşı köpürtmek için ananlara, şiiri düşünce hayatının dışına atanlara, siyasetin, düşüncenin, ünlük hayatın, teknolojinin dışına itenlere., icrası en kolay şey haline getirenlere, şiirden yapılan büyük hırsızlıkları görmeyenlere, şairlerle ve şiirle gırgır geçenlerle, geçirtenlerle, kendini şair sanan pop müzik üçkağıtçılarına, şairlerin tartışmalarını duymamaya yemin etmişlere. şiirin başına gelen bütün bu belalara, şiiri ehlileştiren bütün şair müsveddelerine.
  • gün itibariyle çekçe çevirmen arayan kurum kurulu$ güzelkişilik.

    //çekçe'den şiir çevirebilecek arkadaş. seni arıyor, seninle tanışmak istiyoruz. iletisim@160incikilometre.com//
  • şair cem uzungüneş'in son kitabı korkuluk'u çıkardığı yayınevi. cem uzungüneş 160. kilometre tanımını şöyle yapmaktadır.

    cem uzungüneş: fransızların “küçük ölüm” dediği hızdır.

    160. kilometre: la petite mort.

    87 model bir 131 şahin’im vardı. “renk: fildişi” yazardı ruhsatta. “lan külüstür” diye severdim onu. istanbul – izmir yolunda balıkesir’e yakın “icapçı” bir uçak pisti vardır. oraya yaklaşırken kızla (ilk aşkımla, yani f. ile) ilk randevuya giden yeniyetmeliğimin heyecanı sarardı külüstürle ikimizi. benim heyecanlanmam ademelmamın altında, köprücük kemiklerimin arasındaki çukurda başlar. ordan yayılır. şiir yazma hâletiruhiyesinde de öyle olur. benim külüstür 130’u geçince sarsılmağa başladığından hız 140’a geldiğinde 160 “hissedilirdi”. aradaki 20 km/saat şiirin kaybı sayılmaz. hissedilen hız önemlidir. zaten hız izafidir. şiirin hızı da izafidir. aynı yönde aynı hızla giden iki şey birbirlerine göre “durur”. birbirlerinin gözlerinin içine bakabilirler. tam burayı metafora boğasım var, ama hayatın hızlanması şiire hız kazandırmıştır demekle yetineyim. ama o icapçı uçak pistinde, sabaha karşı fildişi rengi külüstürde yapayalnız, sarsıla sarsıla gazı köklerken, sonsuzluk’la (yokluk’la) buluşmaya ramak kalmış olma duygusunu (o korkulu – hazzı) unutmuyorum. (anahtar sözcük “yapayalnız”: hızın hazzı ve korkusu yalnızken çıkar.) aşırı hızda bir intihar duygusu da saklıdır: ademelmamızın altındaki şu çukurda. şiir bir tehlikenin farkına varma hızına ulaşmadan, var olma – yok olma sınır çizgisine, bilgisine, kavrayışına ulaşmadan insanlık durumlarına, trajedilerine yaklaşamaz. “sarsıla sarsıla” demişken, “saatte 160 kilometre”, fransızların “küçük ölüm” dediği hızdır.
  • şiirin okurla birlikte dışarı çıkması gerektiğine inanan bu yüzden cep boyutunda baskılar hazırlayan yayınevi.
  • belki de şiir adına yapılanmış tek yayınevidir. riskli bir iş midir? evet. çünkü şiir okunmayan bir ülkede şiir adına sağlam işler çıkarmaktadır. özellikle genç şairlerin kitaplarını basarak tanıtımlarını sağlayan bu yayınevinin dikkate değer olduğunu söylersek yanılmayız. bastıkları kitapların ne denli iyi-kötü olduğu tartışmasına girmeden, böyle bir bahis açmadan sözünü etmemiz gereken şey şu ki, 160.kilometre ilerde adından söz ettirecek bir oluşum olacağıdır. son kitapları içinde özellikle (bkz: erhan altan) ın sıfırlı yıllarda deney/im dikkat çekmiştir. 2000li yıllarda şiirde ne denli sıçramaların olduğunu, şiirin yapısının biçiminin nasıl değiştiğini yine 2000lerin hafızası olan şairleri ele alarak deşmiş-analiz etmiştir. buna önayak olduğu için bile sevilebilir.
  • artık bir "edebi şeyler" dizisi olmayan fakat türkiye'deki güncel şiiri bir noktada buluşturabileceğine ve sesini duyuracağına inandığım bir yayınevi.
    hep söylerim, yıllar sonra bu yayınevinin ilk baskı kitaplarını sahaflarda arıyor olacağız sanırım.
  • kitapların feci yüksek ücretlerinden dolayı protesto ederek kitapçılarda göz attığım fakat satın alamadığım kitaplara sahip yayınevi.