şükela:  tümü | bugün
  • bügün yine, bambaşka bir güne uyandığım vakitteydim. düşündüm, insan çevresindeki olayları sürekli kendiyle bağdaştırmak istiyor. en azından bazı insanlar böyle. içindeki boşluğu, kendini bir şeye adayarak, bir düşünceye, kavrama ya da bir esere anlam yükleyerek doldurma ihtiyacında. kendine uygun olanı alıp yüceltmek aslında kendine değer vermesidir insanın.

    uyku içindeyim. gözlerim çok uyumaktan ya da hiç uyuyamamaktan kıpkırmızı kesilmiş. yorgunluğum, uyumaya çalışmakla uyumak arasındaki süreyi azaltmıyor. sanırım zihni yorgun olan insanlar böyle oluyorlar genelde.

    uyandım. neye uyandığımı bilmiyorum. en son uyandığımda 20 yaşındaydım. şimdi aradan seneler geçmiş. yine, yataktan kalkma isteğimin olmadığı bir gün. uyanır uyanmaz, her zaman olduğu gibi yine sıkılmaya başlıyorum.
    kollarımı başımın arkasında birleştirip dakikalarca, bazen saatlerce düşünce seansı gerçekleştiriyorum. çoğunlukla kendimle konuşuyorum. karşımda biri varmış ve ben de konuştuğumuz konu hakkında "bunun böyle olması" gerekliğini anlatıyorum. o konuşmuyor. insanların bir konuda düşündüklerinin, genel yargıların, genelgeçerlilik olarak gördüklerinin aslında öyle olmadığını anlatıyorum.

    gerçek benim söylediklerimde saklı, bunu biliyorum. hangi insan düşüncelerinin yanlış olduğunu düşünür ki?

    fakat pek çok kez on dakika önce söylediklerimin yanlış olduğunu kabul ediyorum. ben bütün gerçekleri biliyorum ama, bu gerçeklerin gerçekliğine emin olamıyorum. ya eksik, ya yanlış ya da söylenmesi gereken daha çok şey oluyor her zaman. hep bir şüphe var zihnimde, bu şüpheyi yok etmek için daha çok düşünüyorum ve daha çok konuşuyorum kendimle. bir noktada artık bundan büyük bir haz duyuyorum ama sonuç sadece benim gerçeklere, yaşama olan bilgeliğimde kalıyor. ben bilge değilim, hiçbir şey bilmiyorum. kendimle girdiğim her tartışmanın sonucunda okyanustaki tek bir damladır keşfettiğim. bu da hiçbir şey.
    yani ben hiçbir şey değilim. bir şeyi bilip insanlara anlatamamaktan daha kötüsü bildiğini yapamamaktır. hayata geçirememek.

    çok sıkılıyorum. her şeyden o kadar çok sıkılıyorum ki. yine kötü şeyler, beğenmediğim şeyler. en iyisine bile şüpheyle yaklaşarak mahvediyorum bütün güzelliği.
    söylenmiş ufak bir sözden derin manalar çıkarmaya çabalayarak geçiriyorum hayatımı. ne kim olduğumu biliyorum, ne de ne yapmak istediğimi.
    bütün bunların uzun bir süre sonra degişeceğini umuyorum.
    ama biliyorum, hiçbir şey değişmeyecek.
  • (bkz: antidepresan)
    (bkz: rakı)
  • 16-21yaşarası ergenlerin sistematik serzenişi. düzene dahil ol kafa rahat olsun kardeş.