şükela:  tümü | bugün soru sor
  • euroleague 2018-2019 2. tur maçımız. fener ilk maçta gran canaria'yı farklı yendi. khimi kendi sahasında olympiacos'a yenildi.

    khimki'ye karşı oynadığımız 8 maçın 6'sını kazandık. kendi sahamızda oynadığımız 4 maçta da yendik. obra takımın başındayken 4 maçımızı da kazandık. en son yenildigimizde 2013-de td ertuğrul erdoğan'dı. favori fener. 10+ puan farkla yeneriz. takım dinlenir çünkü 2 gün sonra zorlu zalgiris deplasmanı var.
  • kazanarak 2'de 2 yapacağımız euroleague mücadelesi.
  • tyler ennis oynarsa biraz kıpırdama göstereceğine inandığım maç.
  • geçen yıl iki maçta da rahat yendiğimiz rakibimizi canaria maçının havasını da düşünürsek yine rahat yeneceğimize inandığım maç.

    shved gibi tek bir oyuncuya bel bağlayan oyuncu grupları fenerbahçe gibi bir takıma fazla diş geçiremez. cska anormal farkla kazanmazsa averajla liderliğimizi de sürdürürüz.
  • fenerbahçe'nin kim olduğunu göstereceği maçtır...
  • fenerbahçe erkek basketbol takımı, turkish airlines euroleague ikinci maçında 17 ekim çarşamba günü 20:45’te ülker spor ve etkinlik salonu’nda khimki moskova’yı ağırlıyor. bu mücadele beın sports 3 kanalından canlı yayınlanacak.karşılaşmanın hakemleri juan carlos garcia (ispanya), piotr pastusiak (polonya) ve arturas sukys (litvanya) olarak açıklandı

    fenerbahçe’de son durum:

    ekibimiz, 12 ekim cuma günü 20:45’te ülker spor ve etkinlik salonu’nda ilk euroleague mücadelesine çıktı. gran canaria’yı konuk eden takımımız, rakibini rahat bir oyunun ardından 97-72 ile geçti. fenerbahçe’de jan vesely 19 sayı, 11 ribaund, 3 asist ile 34 verimlilik puanına ulaşarak euroleague genelinde haftanın en değerli oyuncusu oldu. süre alan 11 oyuncusunun da skor ürettiği akşamda, takımımızda çift haneli sayılara ulaşan diğer isimlerimiz 16 sayıyla nikola kalinic, 12’şer sayıyla da luigi datome ve joffrey lauvergne oldu

    khimki moskova’da son durum:

    yaz döneminde thomas robinson, marko todorovic, james anderson ve dmitry sokolov ile yollarını ayıran rus ekibi, birleşik amerikalı forvet tyler honeycutt’ın vefat haberiyle sarsıldı. kadrosunu dee bost, tony crocker, casey prather ve jordan mickey gibi isimlerle güçlendiren khimki’nin kadrosunda şu isimler yer alıyor:

    guardlar: stefan markovic, dee bost, charles jenkins, alexey shved, vyacheslav zaytsev, egor vialtsev, timofey yakushin
    forvetler: tony crocker, casey prather, sergey monia, dmitrii kadoshnikov, anthony gill, petr gubanov, andrey zubkov
    pivotlar: jordan mickey, malcolm thomas
    koç: georgios bartzokas

    khimki, euroleague’de ilk maçına olympiakos karşısında rusya’da çıktı. alexey shved’in 34 sayılık performansı galibiyet için yeterli olmazken, pire ekibi deplasmandan 66-87’lik skorla döndü. shved dışında çift hanelere ulaşan tek isim anthony gill oldu. khimki, rakibine karşı ribaundlarda 20-38, asistlerde ise 13-25 gerideydi.
  • fenerbahçe kimki amk?
  • bay üçlük ve ekibine karşı oynadığımız maç öncesi, miami heat taraftarını andıran nitelikte taraftar yoğunluğuna sahiptik ve ülker sports arena'da rakibimizin eski oyuncusutyler honeycutt unutulmamıştı... rakibin tehlikeli dış atışlarının farkındalığı içinde olduğumuz maçta, ribaund (özellikle hücum) ve fauller ayrı bir öneme sahipti, derken metallica'dan wherever ı may roam eşliğinde, çift maç haftasının ilk ayağında sahaya çıkıyorduk...

    ilk topun bizde olmasıyla başladığımız maçta marko guduric'in nikolo melli'ye asistinde ve ona yapılan faulle (2/2) güzel bir başlangıç yapıyorduk. sonrasında rakibe kaptırılan pozisyonda jordan mickey ile ilk sayılarına bulan rakip, hızlı oyun oynama arayışına giriyordu. nikolo melli'nin kaçan üçlüğü sonrasında gigi datome'nin gelen bloğu ile topu marko guduric'le buluşturuyor, potaya giden marko topu dışarı yolluyor ve gigi'yle beraber 3 sayıya ulaşıyorduk. rakibin 3 sayı ile cevabı vermesinin üzerinden henüz birkaç saniye geçmeden nikolo melli potaya gidiyor, üstüne iyi bir başlangıç yapıyordu... alexey shved'in jan vesely'yi aşan üçlüğü ise homurtu tepkisiyle bütünleşmişti adeta. bu arada gigi datome'nin 5 ve nikolo melli'nin 4 güzel sayılarıyla mükemmel bir italyan başlangıcı yapmışlardı. marko ise yediği fırçaların karşılığını güzel bir üçlük ile alıyordu, ardından potaya gidip rakibi ekarte ettikten sonra kostas sloukas'a üçlük asisti yapıyordu: 15-11. nikolo melli'nin sırtı dönük oyunlarıyla mest oluyorduk adeta, üstelik bu sezona skorer kimliğiyle dönen, umarız bir sakatlık olmazsa devam etmesini umduğumuz ve sezona iyi başlayan nikola kalinic iyi işler çıkartıyordu ve melih'in asistiyle nikola kalinic'e atağı bitiriyordu. yetenek dolu ataklar yapan rakibin atağını da kesip, melih mahmutoğlu'ndan gelen asist ile atağı kapatan nikolo melli skoru 22-16'ya getiriyordu. pota savunması niteliğinin karşılığını iyi veriyorduk, kostas sloukas ise bir üçlük daha bulmuştu, alkışlar adeta bizleri heyecanlandırıyordu... : 28-21. [ 5/6 2sayı (.83), 5/6 3sayı (.83), 3/4fa (.75), 4rb (0-4) ]

    melih mahmutoğlu ve joffrey lauvergne'in iyi başladığı ikinci çeyrekte joffrey lauvergne potaya gidiyor, üstüne bir sonraki atakta melih'in kaçan üçlüğünde tipliyordu ve üstüne bir de faul kazanıyordu: (0/1). tyler ennis ilk toplarını kullanma çabasına girmişti, yapılan top kaybına rakibin atağıyla karşılaşmıştık. tyler ennis'in pes etmeye niyeti yoktu ve cevabı ayakta alkışlanacak kadar güzeldi... rakip 8/10 üçlük (.75) isabetiyle oyunu sürdürmekteydi. nikolo melli ise çoktan alev almıştı bile... 12 sayıyla oynayan nikolo melli, topu tyler ennis ile buluşturuyor ve penetresi ile sonuca ulaşmayı başarıyordu. 8 farklı oyuncuyla (oyuna dahil olan herkes) sayı bulmuştuk şu ana kadar. melih mahmutoğlu ise asisleri sonrası, oyuna ısınmıştı ve dribbling'i ile beraber potaya gidiyor ve jan vesely'nin smacı ile sonuca ulaşıyorduk. rakibin dengesizliği artmaya devam ediyordu... ribaundlarla sonuca iyi gidiyor ve alev alan melli, bir sayı daha alıyordu, 16 sayı fark... top paylaşımı ve boyalı alan oyununda üstünlüğümüz bariz gözle görülür düzeydeydi. defansif ribaundlarda da üstündük. hafif bir sakatlık yaşayan joffrey lauvergne, yürekleri burkuyordu, ama alkışlar eşliğinde kenara alınmasının ardından geri dönüşü ile takdiri hakediyor, faulü alıyor ve bir sayı daha atıyordu. son topa kaldığını düşündüğümüz rakip, başarısızlıkla tanışıyor ve kostas sloukas'ın üçlüğü (buzzer beat) ile devreye 54-43 ile gidiyorduk. [15/19 2s (.78), 6/9 3s (.66), 6/11fa (.54), 4-10(14)rb]

    pas trafiğini azalttığımızda oyundaki değişiklik gözden kaçmıyordu ve tempomuz gitgide düşüyordu. yaklaşık üç dakika boyunca sayı atamadığımız bu üçüncü çeyrekte, aldığımız hücum faul kıvılcım misali umutlandırıyordu bizleri... fark azalmıştı, fakat altı sayılık farkı koruyorduk birkaç atak boyunca, ta ki alexey shved kimsenin ayak uyduramadığı hatta savunamadığı bir atak sonrası iki sayı daha kazandırıyordu kendilerine. 10-0lık bir seri kazanmışlardı ve alexey 3 sayı daha atıyordu... adeta dağılmaya başlamıştık. üstelik nikola kalinic o kadar penetre ettikten sonra kolay bir turnikeyi dahi kaçırmıştı. bu son olmalıydı sanırım. bir sonraki atağımızda silkelendiğimizi umarak nikola kalinic ile mola sonrası orta mesafeli sayılar alıyor ve 4-0lık bir seri yakalıyorduk. bariz görülmekteydi ki, marko guduric'in oyununa bakıldığında, koç maçtan ziyade geleceği düşünerek oynatıyordu. bu oyunun ve marko guduric'in bariz 10-15 sayılık kaybedilen ataklarının başka açıklaması olamazdı. (güzel şeylerden bahsetmek gerek biraz da: nikolo melli, bence şu ana kadarki oyunuyla maçın mvpsi olabilir*i, aldığı ribaund sonrası jan vesely'yi görüyor ve oyun tarzıyla bugün profesör gibiydi.) koca yürekli adam bobby dixon ilk defa oyuna giriyordu ve moral alkışları onun için geliyordu. (ablasını kaybetmişti geçenlerde) o da ilk orta mesafeli şutundan sayılarını buluyordu ve taraftara güzel bir cevap vermişti. :) bu çeyreğin en güzel anlarından birini de nikolo melli-gigi datome-joffrey lauvergne üçgeniyle gelen atakta gigi datome'den gelen sayı ile hayat buluyor ve çeyreği önde kapatmayı başarıyorduk: 66-63. [20/30 2s (.66), 6/11 3s (.54), 8/13fa (.61), 5-14(23)rb]

    top kaybıyla başladığımız son çeyrekte, alexey shved sonrası en skorer oyuncuları tony crocker'dan üçlük geliyor ve kaçırmaya devam ediyorduk. ayrıca rakip de kaçırıyordu derken, gigi datome bu duruma son noktayı koymuştu. rakibin öne geçme fırsatını değerlendiremediği bir diğer atak sonrası, bobby dixon üçlük ile dönüyor ve üstelik ateş almaya başlamıştı 8 sayıyla. buraya ayrı bir hikaye yazılmalı aslında. :) 3 sayılık isabetiyle beraber 11 sayı! setlerimizin bozulması sonrası bobby dixon hamlesi işe yaramıştı şüphesiz (11s/2rb/1as) ve aldığı ribaund ise tatlı niyetine olsa gerek: 77-70. bireyselliğin oyunumuzu bozduğu ikinci yarıda, jan vesely'den gelen mükemmel asist ile gigi datome bir nebze de olsa teselli niteliğinde topu bırakıyordu potaya. geçtiğimiz sezonun f4'da en iyi performansı sergileyen bobby dixon, bir diğer en iyiyi (gigi datome) besliyor ve iki sayı daha alıyorduk skor tahtasında: 84-78. unutulmaması gereken diğer bir isimse nikolo melli idi, ki o da çift maç haftasını düşündüğümüzde, kenarda dinlendiriliyordu... son anlara girildiğindeyse çift guard ile sahadaydık ve bobby dixon rölantide gidiyor derken, bir üç sayı daha atıyor ve hali hazırda havaya girmiş takım, daha da mutlu bir konumda bitiriyordu maçı: 93-85

    [22/32 2s (.68), 11/18 3s (.61), 12/17fa (.70), 5-22(27)rb.

    mvp: bobby dixon [12dk, 14s/3rb/2as; 4/5 3s (.80) ve 17pır]
    bir diğer kahraman: nikolo melli (16s/3rb/2as)
  • gran canaria maçındaki iştah ile çıkarsak maçı kazanmak zor olmayacaktır. kalinic ve ennis'ten yüksek katkı alacağımız bir maç takımın psikolojisi için iyi olacaktır diye düşünüyorum.
  • an itibariyle fb: 22 shved: 18