şükela:  tümü | bugün
  • eğitim! eğitim! eğitim! diye modern insanı kandırıp, en güzel zamanlarından 17 yılı çalıp, mezun olduktan sonra bu 17 yıl boyunca sadece toplama çıkarma ve ingilizcenin yeterli olduğunu sonradan farkettiren yeni çağ dolandırıcılığı.

    iddia ediyorum, okul eğitimi bir uyuşturucudur.
    zihinsel ve bedensel olarak en verimli çağda olan gençleri siktiri boktan bilgilerle oyalayıp, ülke sorunlarına kafa yormalarını ve iktidara baş kaldırmalarını engelleyen yapay bir kurumdur.

    sakın bana 'tıp ayrı ama...' demeyin suratınıza lama gibi tükürürüm!
    lan amk. 7 yılını tıp fakültesine vermiş doktora gidip mide bulantım var diyorum adam antibiyotik yazıp yolluyor.. muayene bile etmiyor dallama.
    7 yıl boyunca başka bi sik öğretilmiyor mu bu tıp fakültesinde amk?

    şimdi bana karşı gelecek üniv. mezunu ırgatlara soruyorum.
    hangi fakülte ne sikime yarıyor bu ülkede amk?
  • "sabahattin sen yine de okuna yazmayı küçümseme." dediğim önerme. yer yer ingilizce bile gereksiz. hacı düşünsene adam 17 yıl okumuş terzi olmuş, napacan ingilizceyi, hani biraz zorlasan dört işlemi bile bilmese olacak hesap makinesi kullanır falan ama onun için bile biraz dört işlem bilmeli ya da ayakkabı tamircisi oldu diyelim ya da fabrika işçisi. napacak ulan fabrika işçisi ingilizceyi.

    neyse yine de eğitim şart gençler para için değil "eğitim dar kafayı genişletmektir." düsturuyla şart. hiç mi oturup birileriyle muhabbet etmeyeceksiniz değil mi ama. yaşamanıza yön verir eğitim. yaşam boyu öğrenme olayı önemli.
  • okul eğitimi değil, türkiye'deki okul eğitimi bir uyuşturucudur. 12 yıl boyunca öğrenciye öğrettiği tek şey nasıl test çözüleceği olan bir sistem elbette ki uyuşturucudur. bu sistemden çıkan herkes okul hayatının saçma olduğunu düşünecektir. gerçek eğitimse çok daha farklıdır. insanın dünyayı öğrenmesi için açılan bir kapıdır. 12 yıllık okul hayatında insan dünya hakkında muhtelif bilgiler öğrenir, arasından birkaçını çok sever ve o alanda ilerler. okulların amacı "ülke sorunlarına kafa yormak ve iktidara baş kaldırmak" değildir. bu, iyi bir eğitim alan (ya da almakta olan) kişinin zaten fark edeceği ve yöneleceği şeylerdir.

    eğitim size sadece öğretmiyor, öğrenmeyi de öğretiyorsa eğitimdir.

    not: bu gerçek eğitim dediğim şeyi de görmüş değilim. buralarda yok diyorlar.
  • yanlış bir saptamadır.

    okul eğitmez, okul öğretir...

    öğrendiklerinle kendini eğitmek ise senin bileceğin iştir.

    hemen basit bir örnek vereyim ve öğretimle eğitimin arasında nasıl hayati bir fark olduğunu görün.

    kendini eğitmeyen bir mal, okulda fizik derslerine girer. bu derslerde malımıza vektörler, hız, kütle gibi bilgiler öğretilir. bizim öküz de bunları mecburen öğrenir, fomüllerini öğrenir, ezberler, sınavlara girer, iyi kötü geçer not alır ve mezun olur... ama kendini eğitmememiştir. sadece öğrenmiştir.

    mezun olan gencimiz gider bir iş bulur, para kazanır ve kazandığı parayla ne yapar?

    tabi ki hemen koşarak tok kapı sesli volkswagen golf alır ve o sevinçle vurur kendini yollara.

    ancak fizik dersinde öğrendiği, kütle, hız ve vektör gibi bilgileri öğrenirken kenidni eğitmediği için, altındaki 1,5 tonluk kütleyle hız kazandıkça fren mesafesinin uzayacağını hesaplayamaz. çünkü eğitim yok. çünkü bu formülleri zamanında ezberleyip geçmiş. sindirmemiş...

    ve arkadaş 1,5 tonluk golf'le, gider çat başka bir arabaya çarpar. olmadı, merkez kaç kuvetinin etkisi konusunda kendini eğitmediği için girdiği virajda savrulur ve çat...

    araba pert olsa yine iyi. bu kazadan muhtemelen kan çıkar.

    işte sen o fizik dersinde, "bi igrindiklirimiz gircik hiyitti ni isimizi yiriyicik iihihihihhihihi" diye götünü yirtarak alay ederken, aslında kendi hayatını ve muhtemelen çarptığın insanla ailesinin hayatını da mahvettiğinin farkında olmayan bir moronsun.

    ama sigara içmeye gelince, 10 yaşında en karizmatik sigara içme eğitimini almayı biliyorsunuz. peki sigara hayatta ne işine yarayacak?

    moron.

    peki, bugün zengin olmamanın, önüne attıkları 3-5 maaşla yetiniyor olmanın, yatırım yapamıyor olmanın, yatırım yapsan da batırıyor olmanın, "bi igrindiklirimiz gircik hiyitti ni isimizi yiriyicik, ihihihiihiihiii," diyip dinlemediğin derslerde kazanacağın matematik, sosyoloji, psikoloji, yöneylem, zaman serileri, regresyon analizi, biyoloji, muhasebe, istatistik, hukuk gibi konulardaki bilgilerin eksikliğinden kaynaklandığını bilsen... ama bilmiyorsun, çünkü kendini eğitmek için hiçbir zaman isteğin olmadı. senin tek isteğin, bir an önce mezun olup merve ile düğün yapıp evlenmekti.

    moronsun.

    hadi yak şimdi bi sigara da efkarın dağılsın, çünkü bir ömür boyunca moron kalacaksın.
  • sadece vasıfsız eleman'lar için geçerlidir.

    ben ne kendimde, ne de etrafımda okulda temelini alıp sonra üstüne koyduklarını iş hayatında kullanamayan gördüm. bilakis iş hayatında aranan adam olmanın şartı kendini geliştirmiş olmak. bunun için de iyi bir temel gerekiyor.

    evet canım ingilizce bilmek bu devirde bir vasıf değil, gereklilik.
  • bugün 3 deli adamla aynı mekanda oturduk.
    kapı kenarındaki deli bana döndü ve
    sen tahsillisin bilirsin abi dedi.
    belki dedim. hele sor sen evvela...
    mesela dedi
    1500 metrekare bir arsam var,
    bu arsa kaç metreye kaç metredir dedi.
    bir kenarı kaçsa 1500'e böler bulursun.
    o da proporsiyonu patates gibi değil de kare ya da dikdörtgen bir şeyse dedim.
    cam kenarındaki deli hesaba bulaşmadı.
    masanın dibindeki nispeten daha akıllı olan abimiz hesap etmeye başladı,
    şimdiii, eni 30 metre olsa öbür kenarııı...
    30 fena bir yaklaşım değildi ama kafa orda takıldı.
    döndü bana
    bir kenarı 30 metre olsa öbürü kaç olur diye sordu.
    50 olur abi dedim.
    hah dedi masanın dibindeki.
    30 metreye 50 metre.
    diğerleri küçük bir hesaplama yaptılar.
    hep beraber onaylanmıştı, eveeet 30 metreye 50 metreee.
    öyle şey olmaz dedim.
    10 metreye 150 de olabilir, 2 metreye 750 de.
    kapının dibindeki deli dedi ki,
    abi o kadar okumuşsun hala arsa metrekaresini hesaplayamıyorsun
    bak mustafa abi hemen buldu dedi.
    püfffforrrrş diye kahkahayı patlattım.
    güzel allahım dedim, etrafım nelerle dolu eyy yüce yaradan sen bana sabır ver dedim.
    sonra alkol alanın cehenneme gideceğinden falan konuşulmaya başlandı ki!
    ben motora benzin alacağım deyip çıktım gittim.