şükela:  tümü | bugün
  • tüm potansiyel ford müşterilerini ilgilendiren olaylar bütününün neticesidir efendim. ford almayı düşünen arkadaşları yakından ilgilendiren konunun esas kısmı entrynin sonunda bulunmaktadır. arz ediyorum:

    21 kasım 2014 tarihinde bulunduğum ilin ford bayisinden ford kuga marka araç satın aldım. aracın tüm satış işlemleri tamamlandıktan sonra, yetkili kişi tarafından araç tanıtımı yapılırken, panoramik tavan perdesinin bozuk olduğunu anlamamızla, karşılaşacağımız arızalar serisine başlangıç yapmış olduk. otomatik tavan perdesinin bir yayının eksik olduğunu ve 1 hafta içinde düzeltileceğini söylediler. iş işten geçmiş olduğu için peki öyle olsun dedik. hemen ardından aracı galeriden çıkartıp, ilk benzinini doldururken ikinci arızayla karşılaştık. depo benzini almayıp geri püskürtüyordu. doldurmaya çalıştığımız benzinin yarısı yerlere saçıldı neticede. ilgili kişiler "depo hava yapmış" gibi çırak ağzıyla bir açıklama yaptılar. bir iki defa depo tam doldurulursa sorun kalmayacağını söylediler. buna da tamam dedik, nitekim o an bekleyip görmekten başka bir çaremiz yoktu. zira satış işlemleri tamamlanmış ve aracı teslim almıştık. aracı benzin istasyonundan yola çıkardığımızda 15 dakika içinde üçüncü arızayı tespit ettik. araçta herkesin kolayca farkedebileceği bir titreme mevcuttu. balans ayarlarında sıkıntı olabileceğini düşündük fakat sıfır bir araçta bunun olması bile kabul edilemezdi.
    ertesi gün araçla ilgili tüm şikayetlerimle tekrar bayiye gittim. burada şunu belirteyim ki o çok güvenilir bulduğumuz markaları ve tavırlarını, malla ilgili bir sıkıntı çıktığında görmek lazım bir de. adamların bana söylediği şu oldu: "depoyu tam doldurun, opet'te doldurun, depoyla ilgili problem de çözülür, titreme de geçer". daha önce de belirttiğim gibi bekleyip görmekten başka yapacak bir şeyimiz olmadığı için, söyledikleri gibi yaptık. tabi ki aynı holdingin malı olduğu için opet önerdiklerinin farkında olarak. neticede şikayetlerimizde tabi ki bir değişiklik olmadı. aracı bu 3 şikayetle götürüp bayiye bıraktım; servis kaydı açılmasını, hasarların tespit edilerek kayıt altına alınmasını istedim. ertesi gün bayiden arandım. titreme ve depo problemlerinin "programsal" olduğu ve düzeltileceği söylendi. aynı gün içinde bayiye gittiğimde bir başkası titremenin lastiklerden kaynaklandığını, depodaki sorunun programsal olduğunu söyledi. bir başkası ise titremenin lastiklerden kaynaklandığını, depodaki problemin ise hava tahliye probleminden kaynaklandığını ve küçük bir parça değişimiyle düzeltileceğini söyledi. en azından orta sınıf araçların önemli kabul ettiğimiz markalarından birindeki inanılmaz derecedeki ciddiyetsiz duruma dikkat çekmek isterim. (verdiğim tepkileri ve kurulan diyalogları burada yazmayı anlamsız buluyorum).
    neticede 4 lastiğin değişeceğini söylediler, peki dedim. 2 gün sonra gelip aracı alabileceğim söylendi, bayiye gittim. kapıdan girer girmez "yanlış bilgi vermişiz araç hazır değilmiş, yarın aracı biz size getireceğiz" dendi, peki dedim. ertesi gün aracı evime getirdiler. istediğim servis raporunu hazırlamışlardı. aracın 4 lastiği değişmişti. tavan perdesi ve depoyla ilgili henüz hiçbir şey yapılmamıştı. verdikleri belgede "aracı eksiksiz teslim aldım" yazan kutucuğa imza atmamı istediler. "aracı eksiksiz teslim almadım" yazarak imza attım.
    titreme de dahil problemlerin hiçbirinin çözülmemiş olduğunu ve 3 adet (küçük diyebileceğim) yeni problem olduğunu görünce aracımı "aynı model ve aynı paket ile değişme talebiyle" bayiye bıraktım. yerine geçici olarak tahsis edilen aracı aldım. talebim ford otosan'a iletildi. bundan yaklaşık 15 gün sonra da tarafıma bir an önce geri dönülmesi için ihtarname çektim.
    bugün itibariyle ford otosan tarafından araç değişimi talebimin karşılanamayacağı, araçtaki problemlerin giderileceği ve tarafıma 5000 tl ödeme yapılabileceği söylendi. yanında bir de işkembe çorbası ısmarlasalardı kabul edecektim, fakat neticede hiçbir şekilde aynı aracı kabul etmeyeceğimi, aracın ayıplı mal olduğunu ve değişilmezse hukuki süreci başlatacağımı söyledim. zira aracın yakıt tankının değiştirileceği, tavan döşemesinin değişeceği gibi önemli tamiratlardan bahsediyorlar. bununla birlikte belirtmem gerekir ki ne bayiden ne de ford otosan'dan "aracın titreme sebebi" ile ilgili en ufak bilgi verilemiyor. bugüne kadar en az 5 kişiye "peki araç neden titriyor, sebebini söyleyebilir misiniz" sorusunu yöneltmeme rağmen doğru düzgün bir cevap alabilmiş değilim. yani ford otosan bana "aracınızın titremesi şundan kaynaklanıyor ve şu şekilde çözeceğiz" bile diyemezken bugün itibariyle ayıplı bir malı 5000 tl sadaka karşılığında tarafıma kakalamaya çalışmakta. neticede pazartesi itibariyle konuyu hukuki zemine taşıyarak sonuç bekleyeceğiz.

    şimdi gelelim potansiyel ford müşterilerini ilgilendiren konuya;
    buradan sonra yazacaklarım kesinlikle çamur atma değildir ve aynen yaşanmıştır. eğer ilgili firma tarafından anlatacaklarımın çamur atma olduğu düşünülürse, kim olduğum ve aşağıda ismini vermeyeceğim kişinin de kim olduğu bilindiğinden, doğrulanması da çok zor olmayacaktır;
    aracı değişim talebiyle bayiye bıraktığımda, söz konusu bayinin satış müdürü bana ford otosan ile yapmış oldukları yazışmaları gösterdi. (kendisine konuya yeterli alakayı göstermediğini söylediğimden, ispatlama amacıyla yaptı bunu). kendisi tarafından ford otosan'a iletilen postanın son kısmını hatırladığım kadarıyla yazıyorum;
    "müşterimiz m.d'nin ford kuga ile ilgili yaşamış olduğu sıkıntıların, yeni gelen kuga araçlarımızda da mevcut olduğu tespit edilmiştir. konuyla ilgili gerekli araştırmanın yapılmasını rica ederim" şeklinde sonlanan bir e-posta idi.
    muhtemelen satışa sunulan seriden araç satın alan birçok insan benzer problemleri yaşayacak sevgili arkadaşlar. bu nedenle yazdıklarımın önemli olduğunu düşünmekteyim ve ulaşabileceğim her yere yazmaya da devam edeceğim.
  • daha önce ford fiesta boya sorunu ile görülen ford otosan rezaletine yeni bir parça eklenmiş anlaşılan. hakkınızı arayın, aman boşver demeyin. şirketlerin türkiyede tüketicilerine yaptıkları terbiyesizliklerden bıktık.
  • tam bir orospu çocukluğudur.

    hukuğu yasası nasıldır ama şahsi düşüncem yeni alınan araçlarda belli bir süre (misal 15 gün) içindeki kullanıcı hatası olmayan arızalarda şartsız araç değişimi olması gerekmekte. tam da araç alma aşamasında olan, söz konusu markayı da aklından geçiren biriydim, elendi iyi oldu.

    ama şu var ki kendilerine saygı göstermek, ve nobel kimya ödülünü bu sene için şartsız şurtsuz kendilerine vermek lazım. benzin tankı problemini opetten yakıt alınmasıyla çözmeye çalışma tavsiyesi bu alanda yapılmış en başarılı iştir. bu tavsiyeyi verene de bu senenin kapitalizmin orospusu olabilme yolunda atılmış en önemli adım ödülü verilsin, hakkıdır.
  • ford'un bariz insan kazıklaması.artık sıfır araç almakta dert olmuş arkadaş.
  • kurumsallaşma denilen olayın hala lafta olduğunu gösteren bir başka olay.

    bu olayın peşini ne pahasına olursa olsun bırakmamalısınız. hukuki olarak elinizden gelen her şeyi yapmaya çalışın.

    ben de bir otomobil de olmasa da buna benzer bir sorunu bu ülkede en çok tutulan söz de kaliteli bosch marka bir çamaşır makinesinde yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum. ama peşini bırakmadım bakalım sonunda ne olacak? adamlar ilk günden beri sorunlu olan makineye bulaşık süngeriyle müdahale ederek sorunu giderdiler. bunun fabrikanın önerdiği bir tamirat yöntemi olduğunu ısrarla hem servis elemanı hem de çağrı merkezinde görevli kişiler söylediler. bu ülkenin saçmalıkları böyle markalara da sirayet etmiş hepsi şark kurnazı esnafa dönmüşler.
  • oha lan büyük rezalet.

    yeni bir araca insan sevinerek, mutlu olarak binmek ister. yeni araç yeni bir heyecandır hatta abartıyorum, murattır. onbinlerce para sayılan bir araç insanı bir yerden bir yere götürmenin dışında mutlu etmeli lan. şöyle en azından 1 hafta pencereden kendini seyrettirmeli, arabaya her binişinde bir lan ne güzel şeysin sen, iyi ki seni almışım bağını yaratmalı.

    düşünüyorum, kendimi yazarın yerine koyuyorum. sikerim öyle işi arkadaş. sıfır araba alıyorsun deposundan benzin püskürüyor, tavan perdesi açılmıyor ve daha da önemlisi titriyor lan. bir arabanın sürüş keyfini sağlayan şey sessiz çalışması ve yola titremeden hakim olması. hani bir araçtan beklenen en temel şey. balansı bozuk bir araçla yol zulümdür insana.

    ayıp lan ayıp, koskoca ford bir müşterisini mutlu edemiyorsa ayıp amk.
  • sonuna kadar takip edilmesi gereken büyük rezalet. 1 yıl kadar kullandığım 2008 focus aracımda servis yüzünden kanser olma raddesine gelmiştim ki benim araç şirket aracıydı. para verip aldığım bir araç olsa muhtemelen kalpten falan gitmiştim. rezaleti yaşayan kişiye allah sabır versin.
  • kendime de artık bir "x tarihli volkswagen dsg rezaleti" başlığı açtırsam mı diye düşündürten rezalet.*

    (bkz: iyi niyet garantisi/#45733316)

    6 aydır arabasızım, bir allahın kulu da çıkıp napıyorsun demiyor doğuş otodan. bu arada konuyu bilip süreci takip edenlere bilgi; mahkeme haziran 2015'e imiş, ne diye öyle oldu avukatım ile konuşabilirsem zaten o başlığı da güncelleyeceğim.
  • (bkz: kapitalizmin en vahşi şekilde türkiye'de yaşanması)

    önce saygı. insana saygının yok sayıldığı ağır vahşi bir kapital sistem hakim türkiye'de. özene bezene bir mal alıyorsun, bozuk çıkıyor, ve halen üste çıkabiliyorlar. eminim üstünden kısa da olsa belli bir süre geçmiş olsaydı, hataları nasıl kullanıcıya yıkabilirizin hesabını yapacaklardı.
  • yaklasik 4yildir focus ııı kullaniyorum, satis sonrasi servisi ve/veya musteriyle olan ilgisi konusunda hicbir olumsuz durum yasamadim. tabi burada aracin yazar arkadasin basina gelen olumsuz durumlari (fazla) cikarmamis olmasi yatiyor. ayni sorunlari opel, seat, vw, hyundai markalari cikarmis olsa onlarin satis temsilcileri nasil davranirdi acaba. buradaki tavir sadece ford markasi icinmi gecerli yoksa hemen hemen ayni segmentte ayni fiyat skalasina sahip diger markalar icinde gecerlimi sorusunu sormak lazim bence.
    sahsi fikrim, ayni aracin ayni sorunlari uretildigi ulke almanya'da ya da mensei ulkesi olan usa'da cikarmis olsaydi sorgu sual olmadan degistirilirdi.
    asil yavsaklik dunya capinda saygi duyulan markalarin basina turkiye'de turk ceo'larin amirlerin isini iyi bilen general managerlarin vp'lerin, (artik bildigin afilli ne kadar pozisyon varsa) bu satis temsilcilerine asilayamadigi sirket vizyonlaridir. bizim isini bilen bu buyuk markalarin abilerinin onemsedigi musteri memnuniyeti degil ay sonu yapilan satis grafikleridir. hepsinin amk cok ayip ediyorlar.