şükela:  tümü | bugün
  • kesinlikle desteklediğim oluşumdur.

    hatta fenerbahçeminde bu lige katılmasını ve leş, çürük, adilik ve pislik dolu türkiye liginden kopmasını istiyorum.

    yayın gelirlerimiz elimizden alınır, ödeme yapılmaz, çok adici fair play harcamaları limitleri koyulur, rakipleri kollarlar, yayıncı kuruluşun türkiye sorumlusu fatih terimle aile dostu çıkar, var hakemleri hep aynı kişiler galatasaray ve beşiktaş maçlarına verilir, kollanırlar say say bitmiyor amk.

    böyle bir organizasyona geçilse, başka da bir şey istemem şahsen. çok affedersiniz ama bizim lig ölü, bildiğin zombi.

    ne heyecan var, ne adalet var, ne futbol var, ne heyecan var ne bişi var. fifa desen zaten komple mafya. geçtiğimiz yıllarda türk takımlarını nasıl sahada katlettiklerini hatırlamıyor musunuz? unuttunuz mu hemen?

    bu oluşumu sonuna kadar destekliyorum. en ufak bir fırsat dahi çıkarsa, fenerbahçem için en güzeli olacağını düşünüyorum.

    hatta hayalim 3 büyük takımımızın da katılması olurdu ama imkansız bence. o yüzden en büyük aday olan fenerbahçenin katılmasını isterim.

    şu lige daha +3 sabit katılımcı eklenecek. üstüne de +5 davetli takım eklenecek. neden olmasın?

    almanya yok, fransa yok. belçika yok. muhtemelen polonya ve avusturya da yok. rusya'nında alınacağını hiç sanmıyorum.

    zaten geriye kalan aday ülkelere baktığımızda şansımız var bence.
  • olur da kabul görülürse her sene o 5 takım nasıl seçilir anlatayım. bu ligin dışında kalan ulusal ligin şampiyonlarına kendi aralarında aç köpekler gibi playoff oynatılır. katılan 5 takıma da takım başına 500m para denir. gör bak o zaman ortada ne uefa ne fifa kalır. bütün kulüpler kabul eder o zaman. paranın dünyayı değiştirdiği bir ortamda futbolu değiştirmeyeceğini beklemek anlamsız olurdu. işin seyir zevki futbolun ruhu bir yana. gerçekten fifa ve uefanın haksız milyar euro kazandığını ve bunun futbola dönmediğini çok iyi biliyoruz. zaten bu 12 takımda bunu söylüyor. parayı hakkıyla harcayın. uefa ve fifanın elinde çok az koz var ama sağlam kozlar. ne kadar ileri gidecekler bekleyip göreceğiz.
  • futbol endüstrisi artık limitlerine geldi dayandı. artik tamamen şovbisnıs olma yoluna girdi. ama bunlar sürdürülebilir şeyler degil. para kazanmak için şov tarafina gecerseniz nerede duracagınızi bilemezsiniz, hep daha fazlasını istersiniz, tipki madde bagimliligi gibidir. her seferinde eşik degeri yukseltmek zorunda kalirsiniz yoksa para kazanamazsınız, tuketiciye hep daha fazlasini vermek zorunda kalir, günün birinde tıkanırsınız.
    amerikalilar neden futbolu tutmadilar? çünkü 90 dakika da en fazla bir kac kez gol heyacani deneyimlersiniz, bu da tuketiciyi kesmez. oysa basketbolda rugbi de her an adrenalin patlamasi yasanir. bu gidisat her macta en az 5-6 gol gormeniz gereken bir kurguya dogru ilerleyecektir. taraftarlık saikiyle hareket eden bir insan skor icin takimina baglanmaz, o takimla arasinda baska tur bir duygusal bag vardir. realmadridle mac yapip yenilecegini bilen bir polonya takiminin taraftari butun eziyetlere ragmen o deplasmana gider, tribunde kıcini yirtar. şov seyretmek isteyen tuketici icinse boyle bir yolculuk ahmakcadir.

    2000 lere kadar futbol ve izleyici ( taraftar) iliskisi boyleydi. futbol her zaman kazanma umudu verebilen bir spordu. galatasarayli degilim ama galatasarayin, leeds, real sociedad gibi takimlarin saman alevi gibi de olsa yukselisleri tüm takimlarin taraftarlarinda umudu canli tutuyordu.

    2000 lerden sonra kapitalizm futbolu adeta yeniden kesfetti. doksanlardaki bosman karariyla onunde sınırlar kalkan futbol artik tamamen bir endustriyel ürün haline geldi. messi ronaldo gibi futbolcular yaris atlari gibi kucuk yaslarda uzman bir ekip tarafindan biyonik insanlara dönüsturüldü. sahada 22 tane atlet gormeye basladik. taraftarin sevdigi oyun tarzi dunya kupasi finalinde brezilya almanyadan 8 tane yeyince rekabet edemez oldu ve tukendi. bu gun pele altmislardan ısınlanip gelse bayernde barcelona da ancak yarim devrelik oyuncu olurdu. maradona asla yildiz olamazdi. allah vergisi yetenegi acisindan futbol tarihinin en teperinde olan ronaldinyo ya barcelona tahammul edemedi ve gonderdi.

    kapitalizm icat ettigi endustriyel futbol ile bu sporu cikmaz sokaga soktu. bu gun ozel lig kurup daha fazla para uretmeye calisiyorlar. futbolla ilgili satilabilecek ne varsa satilmaya calisiliyor. gelecekte futbolculari da bir reklam urunu olarak tuketiciye satmaya calisacaklar. muhtemelen bolca kurallarla oynayacaklar. akla gelmedik pazarlama tekniklerini kullanacaklar, ama bu pazarin limitleri var. sovbisnis musterisi de taraftar gibi sadik degil. sonunda urünü tüketecek. bakin boks da öyle oldu. yetmislerde seksenlerde doksanlarda boks kitleleri ekrana sabitlerdi. muhammet ali gibi efsaneleri cocuklarin bile dilindeydi. ama profesyonel boks bir şovbisnıstı. ızleyici her seferinde daha güclü daha sert daha şok edici seyler bekliyordu. sonucta boks gözden düstü, simdilerde o seyirci kafes döğüşü izliyor. merak etmeyin bir sure sonra onu da tüketip cöpe atacak. futbol da bu yolda ilerliyor maalesef.
  • simdi yerel ligler bu takimlari atinca ozaman gorurler bu isin sonunu. yerel liglerden gelwn paralqr olmadan ayakta kalmalari cok zor oyuzden yerel liglerden cikmak istemiyorlar ama eger atilirlarsa pasa pasa donerler. 400 milyon euro ile ayakta kalamazlar.

    olu dogan bir organizasyon
  • bu açıklamadan sonra bu lig sistemine imza atan takımların ülke federasyonları yaptırım uygularsa bu iş gerçekleşmez çünkü bu sadece bu kulüplere bağlı değil ve bunun birkaç nedeni var;
    1. şu an dünyanın en değerli ligi milyar doları aşan hasılatıyla premier lig ve bu takımlar arasında 7 tane premier lig takımı var. ingiliz federasyonunun vereceği yaptırım kararı sonucunda bu takımların olmadığı bir ligin pek bir cazibesi kalmaz ve yayıncı kuruluşun hoşuna gideceğini sanmam.
    2. fıfa ve uefa bu takımların oyuncularına milli takım yasağı getirmesi durumunda da bu turnuvaların yayıncı kuruluşları fazlasıyla rahatsız olacaklar.
    3. futbolcuların gözünden baktığımızda da gelebilecek yasaklardan dolayı destekleyecekleri tartışmalı gibi.

    umarım geri adım atarlar yoksa futbol, kendini kapitalizme teslim etmiş olsa da bu kez hard kapitalizm şeklinde futbola kök salacak. arada küçük bütçeli takımların da çıkıp üst sıralarda yer alıyordu artık o da kalmayacak ve bu çok rahatsız edici bir durum.

    son olarak şunu söylerek bu entryi kapatmak istiyorum;
    futbolu, futbol yapan küçük hikayelerden büyük olayların çıkmasıdır ve cazibesi aslında budur.
  • başkanlar anlaşmış ama bakalım oyuncular bu durumdan memnun mu.
  • futbolun tabutuna son çiviyi de çaktılar matmazel. futbol sadece sahada 22 kişinin galip gelmek için oynadığı bir oyun değil, arkasında birçok hikaye barındırır. yugoslavya’daki iç savaş bir futbol maçı sonrası başladı örneğin.

    benim için aek’nın liverpool deplasmanına 5 bin kişiyle gitmesi, celtic’in prime barcelona’yı yenmesi, real’in kiev deplasmanında kara saplanması ya da kimsenin ihtimal vermediği halde porto ile monaco’nun final oynaması futbolu güzel yapan şeyler.

    avrupa süper ligi 8.’si milan ile 10.’su arsenal’in maçını izlemektense kırk defa atalanta olimpiakos maçını izlemeyi tercih ederim. futbol taraftarlarının değil patronlarının çıkarlarını koruyan bir düzene geçilmesine futbolseverlerin de ses çıkarması gerekiyor.

    edit:imla
  • hala futbol diye bir spor var mi yahu?
  • galatasarayın kulüpler birliğinden ayrılması haberini hatırlıyor ve aceba diyorum

hesabın var mı? giriş yap