şükela:  tümü | bugün
  • https://twitter.com/…rkml/status/954392637234208768
    haber sitelerine henüz düşmedi düşer mi bilmiyorum
  • üstedit: silip kaçmış. aşağıdaki entrylere bakan nasıl bir haysiyet sorunuyla karşı karşıya kaldığımızı anlayabilir.

    hasiktir oradan. doğru cezaymış. daha yeni sivasta imam hatip liselileri yağmur duasına çıkardılar. onlara da aynısını de bakalım iki gram ciğerin varsa.

    cuntacılar tarafından "hadi eğitime gidiyoruz" diye tutup götürülerek bir şeye bulaştırılan 20'li yaşlardaki gençlerin hakkını yemeniz umarım her yerinizden fitil fitil gelir.

    edit: hukuk devletinden uzaklaşmanın bir başka sebebi ve sonucudur. gelecekte suç işleyebilirler, zaten hileyle girmişlerdir iyi olmuş bunlara diye bir adalet anlayışı yoktur, olamaz. türk ceza kanunu'nda idam cezası olsa geçen yıl çatır çatır asker asacak adamların halt yemesidir. dincilerin orduyu içten çürüterek aldıkları laiklik intikamıdır.
  • cemaatten olmayan, kendi imkanlarıyla başarılı şekilde askeriyeyi kazanan öğrencilerin yıldırılarak askeriyeyi bırakmak zorunda kalmasından daha vahim bir karar değildir. on yıl sonra neye hizmet edecekleri belli olmayan öğrencilerin aldığı cezadır. çalınan sınav soruları ile askerlik hakkı kazanmış olmalarından bahsetmiyorum bile. geçmiş olsun.

    akıllı klavye: edit
  • tecavuzculere, veya alkol alip cadde sokakta insan oldurenlere verilen kadari kafi olacak cezadir.
  • "doğru cezanıza" sıçayım.
    başlığı görünce kalbim sıkıştı. herhangi biriyle bir kardeş değilim, bir tanesi dışında hiç birini tanımıyorum. hayatım boyunca bizim yıllardır söylediğimiz sizinse son iki senedir diyebildiğiniz fetö ile alakam olmadı, ama başlığı görünce ve 2. entry sahibinin doğru cezadır cümlesini okuyunca kalbim sıkıştı.

    aralarından biri arkadaşım, dostum. ismini söylemeyeceğim, gerek de yok hepsi aynı zaten. lisedeyken tanıştık aileler sayesinde. hayatımda tanıdığım en kibar, en düşünceli insandı. ailecek bir yerde oturuyorsak bırakın bacak bacak üstüne atmayı, koltukta kaykılmazdı bile babamlara olan saygısından. çok güzel basket oynardı, ben hiç oynayamazdım, bir kere bile dalga geçmedi, gülmedi. her atışımdan sonra -ki bire bir tek pota basket oynamış olan bir saat boyunca kaç atış yapacağımı az çok kestirebilir- sabırla, kibarlıkla yanıma gelir teknik öğretmeye çalışırdı.
    film izlemeyi çok severdi, binlerce filmi vardı. çok parası olmadığı için yarısından fazlası maltepe pazarından alınmış olurdu. ben daha fight clubı yeni izlediğimde o benimle dünya sineması, yeni dünya düzeninin filmlere etkisi gibi konularda bilgi verirdi. bana filmlere farklı bakış açısıyla bakmayı öğretti, detayları görmeyi. bu detay bazen bir elmanın yuvarlanışı olurdu bazense arka planda saniyelik görünen bir obje. lise bitince askeri okula gitmek istedi, hayaliydi o üniformayı giymek, gitti de. kimseden soruları almadı sınavdan önce, mülakatlarda da kimseyi yalamadı. kendi çabasıyla, kendi hayaliyle gitti.
    onun gittiği sene taşındım ben de başka semte, iyice koptuk. senede bir iki defa ailesinden haber alıyordum. ilk üçteydi döneminde, çok mutluydu. 15 temmuz olaylarının olduğu sene son sınıftı, yani bir buçuk ay sonra mezun olacaktı.

    -----

    ailesi, sadece 5 dakika cam arkasından konuşabilmek için 7 ay bekledi. 7 koca ay. insanlar sevgilisini şarjı bitince 10 dkda çıldırıyor, siz hiç canınızdan/kanınızdan birinin 7 ay boyunca bırakın nerde olduğunu, nasıl olduğunu bile bilmeden geçirdiniz mi? "doğru cezayı(!)" verenler geçirdi mi acaba?
    "terör saldırısı oldu, oraya gidiyoruz" diye uyandırılıp götürülen bir insan, 7 ay boyunca, köpek çekilerek yaşarsa, ne olur sonu?
    suçsuz olduğu kanıtlandı, çıktı benim dostum. 4 ay oldu çıkalı. bir yerde işe başlayabilmiş, görmek için istanbula gittim. çalıştığı yerin karşısında durup izledim. ruhunun öldüğünü gördüm o kaldırımdan. yanına gidemedim. ne diyecektim ki gidip? "sen yokken çok güzel filmler çıktı be olum, hepsinin orjinalini aldım, hadi gidip izleyelim" mi? yoksa "basket kursuna gittim, gel tek potada eziyim seni" mi?

    benim dostum şanslıydı, çünkü suçsuzluğu kanıtlanmıştı.
    benim dostum şanssızdı, çünkü o gün gördüğüm adamın 4 sene önce tarantino filmi izlediğimiz adamla alakası yoktu.

    hala içerde olan, davası görülmeyen, ertelenen binler var. yüzde %90ı suçsuz bunların. şimdi ben, bu kişilerin şanssız oldukları için "doğru ceza(!)" yı almalarına, sırf benim yakınım kurtulduğu için tepkisiz mi kalmalıyım, yoksa gecenin bir saati, bir yıldır biriktirdiğim parayla yaptığım tatilden dönmek için, dünya üzerindeki en eğlenceli ülkenin havalimanında otururken, sol framede başlığı görüp gözlerim mi dolmalı, kalbim mi sıkışmalı?

    siz söyleyin bana, nasılsa en doğrusunu biliyorsunuz.

    ilk ve son edit: öncelikle mesaj atıp arkadaşıma geçmiş olsun dileyen, destek olanlara teşekkür ederim. bu ülkeye hic bir şey için intikam lazım değil, biz de bunu istemiyoruz. biz istiyoruz ki insanlar azıcık vicdanlı olsun, araştırma yapmadan/bilgilenmeden konuşmasın, kimsenin hakkını yemesin.

    asıl editleme sebebime gelirsek, mesaj atanları arasında nadir de olsa "senin arkadaşın kesin hak etmiştir, soruları çalmıştır" tarzı yazanlar vardı, bu sözlerim onlara;

    benim babam gazi, amcam da gazi. biri 92 diğeri 93 olmak üzere güneydoğu gazileri. bir insanın görmemesi gereken şeyleri gördükleri halde ikisi de gazi olduktan sonra emekli olma haklarını kullanmayıp geri döndüler, askerleri oradaydı çünkü. ben, çocuk halimle, sizin şu yaşınıza kadar görmediğiniz şeyleri gördüm. ölüp ölmediğini anlamak için canlı canlı kulağını kestikleri askerlere rehabilitasyon merkezinde ben moral verdim. babam her gece uykusundan sıçradığında suyunu ben götürdüm. babamın arkadaşlarından/annemden hikayeleri ben dinledim. yetmedi, içinde/arasında kaldım. maruz kaldığım olayları, anaokulu çağında gördüğüm ölüm sayısını yazsam/anlatsam, bir daha bu konularda ağzını açamazsınız. yine de her yerde sükunetimi korudum ben, ne zaman bir ortamda pkk/terör muhabbeti dönse sustum. bu intikam olayı değil çünkü, ben bir şekilde atlattım/atlatamadım, yıllardır bir avuc ilaç içiyorum sırf 3 saat uyuyabilmek için, ve ben istiyorum ki bu başkasına olmasın. intikam peşinde koşarsam sonu yok bunun, biliyorum. başka bir çocuk bunu yaşamasın, başka bir çocuk ankaranın göbeğinde 2 sene boyunca her gün evden okula okuldan eve takip edilmesin, diyarbakırda dershaneye gittiği servis molotoflanmasın. bir daha hiç ateş düşmesin ki yakmasın ana ocağını.
    bana yazdıklarınızı, arkadaşıma yaptığınız ithamları ben sineye çekerim, sıkıntı değil, ama yapmayın, bilmeden üzmeyin kimseyi, incitmeyin.

    ben anladım ki bu konularda yazmamam gerekiyormuş, o gün duygusal bir halime geldi de yazdım üstteki entryi. bırakın gördüklerim, yaşadıklarım, bildiklerim bana kalsın, şimdiye kadar kimseye anlatmadım anlatmam da.

    eğer nefret cümleleri, ithamlar almaya devam edersem bu entryi de sileceğim. bu ülkede yeterince nefret birikti zaten, benim yüzümde biraz daha artmasın.
  • filler tepişir çimenler ezilir.

    feto ve erdoğan kapıştı, ikisi de saraylarında sefa sürüyor, 245 kişi öldü, binlercesi sakat ve mahpus.
  • bak bak sen neymis “ordunun siyasete karismamasi gerektigini bilmeliymis”
    demezler mi adama “madem oyle niye senin genelkurmay baskanin belediye baskani adayi gibi miting miting, acilis acilis dolasiyor” diye?
  • ulan hadi diyelim dediklerin doğru, madem %90'ı fetöye bulaşmış buna izin verenler nerde?

    onlar hakkında tek kelimen var mı?

    yoksa şerefsizsin.
  • herkese müebbet 3 5 seneye de pişmanlık yasası ve af, sonra gelsin oylar. at fava bekle
  • rica ediyorum, buraya askere gitmeyen. askerlik mantğını bilmeyen yazmasın.

    askerlikte tek şey vardır. emre itaat.

    buraya gelip "mesleki etik öğretilmiştir harbiyede" diyen düdük; lafım sana.

    olayların farkına varıp, emre itaatsizlik gibi sonunda vatan hainliğinden yargılanacağını bilerek, silahını bırakıp teslim olmuş bir askerin boğazını keserek öldüren sakallı piçler için de geçerli mi o etik kuralların?

    ha bunlar 2016 da oldu.
    ama o boğazı kesilerek öldürülen askere o emri verenleri kim yükseltti tsk da?
    kim şerh koydu ordudan atılmasına?
    sonra çankaya noteri geçince başa, kim generalliğe kadar yükseltti bunları?

    uğur mumcu okuyun. bağıra bağıra geldi bu günler ve biz hala seyrediyoruz.

    edit: şunu bilin 15 temmuz kahramanı olan ömer halis demir ile boğaz köprüsünde boğazı kesilerek öldürülen harbiye öğrencisi aynı şeyi yaptı. emre itaat etti sadece.