şükela:  tümü | bugün
  • bm'nin tanıdığı meşru umh hükümeti ile libya'da çıkarı bulunan bazı emperyalist devletlerin desteklediği darbeci hafter'in, libya'da çatışmayı durdurmak için ateşkes görüşmelerine zemin aranacak olan zirvedir.

    süreci kısaca özetlersek:

    1- italya'da yapılan ve türkiye'nin de katıldığı ateşkes zirvesinde, sabah çok erken saatlerde türkiye'nin çağırılmadığı bir toplantı gerçekleştirildi. bu toplantıda imzalanan protokol ile barış görüşmeleri, bir oldu-bittiye getirilmeye çalışıldı. bu ucube girişimi asla kabul etmeyen türk heyeti, olayı öğrenir öğrenmez zirveyi terketti ve ülkeye döndü. zirvenin asıl amacı olan "türkiye'ye kabul ettirme" kısmı gerçekleşmemişti. zaten bu sebepten dolayı hafter imzasını boşverip, kısa süre sonra saldırılarına devam etti.

    2- türkiye'nin arkasından imza atan umh hükümeti çok pişman edildi. ateşkesin sağlanmaması, verilen sözlerin tutulmaması ve çeşitli baskılardan bunalan umh, türkiye ile işbirliğini derinleştirdi. türkiye ve rusya'nın önce uzlaşması, sonra birlikte gayretleriyle (yakın zamanda) bir zirve tertip edildi. hafter ve umh hükümeti zirvede görüştüler ve bir protokol ortaya çıktı. imza aşamasında hafter, tasmasını tutanlara sormak için 1-2 gün süre istedi ve kaçtı gitti. (hatta dönüş yolunda uçağı türk hava sahasını bile kullanmadı)

    3- yukarıda açıklanan protokol imzalansaydı, bu doğal olarak türkiye-rusya'nın diplomatik başarısı olarak algılanacaktı. doğal olarak hafter, sahiplerinin sözünü dinleyerek kaçtı gitti. gitti ama her maddesinde uzlaşılan protokol orada duruyor. o protokol direk olarak olmasa bile madde madde, ilmik ilmik masaya gelecektir. hafterin masadan kaçışına, türkiye ve rusya'nın ölçülü tepki vermesinin sebebinin bu olduğunu düşünüyorum.
    ha batı (kompleksli şekilde) bazı kelimeleri değiştirmek ister, önemsiz eklemeler olabilir ama rusyada ortaya çıkan protokolün anafikirleri ve prensipleri korunur.

    peki rusya'da madde madde uzlaşılan protokol, berlin'de korunmazsa ne olur? yani hafter, rusya'da kabul ettiği şeyleri berlin'de reddederse ne olur?

    işte şimdi geldik olayın en önemli kızmına; (dikkat diplomatik kıçım konuşuyor) bu protokol korunmazsa, türkiye o imzayı atmaz. çok büyük ihtimalle umh'de atmaz. türkiye'nin imzalamadığı ateşkes anlamını yitirir, hafter yeteri kadar yığınak yaptığı zaman ateşkesi bozar...(rusya'nın tavrınında olumsuz olacağını tahmin ediyorum/temenni ediyorum)

    bu barış görüşmelerinin, ateşkes sevişmelerinin anafikride; türkiye-rusya bloğuna karşı batı bloğunun bilek güreşidir. batı bloğunun karşılıklı hak ve hukuka dayalı bir ateşkes yapamayacağını, hafter'in (geçmişte olduğu gibi) gene ilk fırsatta ateşkesi bozacağını biliyoruz. işte o ateşkesi bozduğu zaman, uluslararası hukuk zemininde tepki görmemesi için, anlaşmayı da ona göre yapmak istiyorlar. yani batının amacı silahla veya silahsız şekilde hafter'e kazandırmak.

    rusya zirvesi sonrası, türkiye'nin libya'ya daha asker çıkarmadan, apar topar kurulan masadan bir sonuç çıkacağını sanmıyorum. burada herkesin telaşı hukuken karşı tarafı yenmek veya "uzlaşmadan, barıştan" kaçan olarak göstermek. oysa türkiye bu tip masa oyunlarına, sahte barış görüşmelerine kıbrıs'tan ve suriye'den alışkın. bu sefer diplomasi görüşmelerini daha kısa tutup, gerektiğinde gereken müdahaleyi yapacaktır.

    yani batının amacı kansız şekilde hafter'i başa getirmek veya tekrar silahlar konuşacaksa da hafter'e bir siyasi zemin hazırlamak. son haftalarda mısır'da sisi'nin tasmasını çekmeleri de bundan(dı). batının sadık köpeği sisi'nin başını okşayıp, "sisi, otur!" dediler. sisi komutu yerine getirdi.

    libya'da asıl risk, batının desteklediği hafter ve çapulcuları değil. asıl risk batının sadık köpeği sisi rejimi ile türkiye'nin karşı karşıya gelmesidir. çünkü berlin'de sağlam bir ateşkes çıkmazsa, batı her zaman sisi rejimi kozunu arka cebinde tutmaktadır.
    sisi rejimi, libya iç savaşına zaten müdahil ama bunu gizlice yapıyor. açıktan yapması çok çok farklı. eğer açıktan destek verirse; (allah korusun) bu durum türkiye-mısır savaşına kadar varan bir tabloya yol açabilir. mısır'ın rusya zirvesi öncesi türkiye'ye heyet yollaması ve zirve sonrası aa muhabirlerini vandalca gözaltına alması da olayın gidişatını açıklıyor zaten. zirveden önce bunca yıllık gergin ilişkilere rağmen heyet yolla, zirveden sonra haydut gibi sebep göstermeksizin baskın yapıp, adam kaçırır gibi bizim basın mensuplarımızı al götür...

    özetle sisi'nin ne kadar sadık, türkiye'nin ne kadar kararlı, rusya'nın ne kadar samimi ve batının ne kadar dürüst olduğunu ilerleyen günlerde göreceğiz.

    en doğrusunu allah bilir. allah'tan libya'ya ve doğu akdenize barış getirmesini dilerim. allah hepimiz hakkında hayırlısını versin.

    uyarı: bu bir yatırım tavsiyesi değildir. bu entry'den yola çıkarak hareket edecek her devlet "kendi sorumluluğunu almış" demektir. bak sakın savaşmayın aman diim.
  • 19 ocak 2020 pazar günü düzenlenecek, libya konulu berlin zirvesi’nin, taslak metni gazetelere düşmüş. bizi en çok yabancı ülkelerin müdahelesi, paralı askerler ve işleyen bir başkanlık konseyi kurulması ve parlamento tarafından onaylanan birleşik, kapsayıcı ve etkili bir libya hükümetinin kurulması kısımları ilgilendirecek gibi

    "1- bugün almanya şansölyesi angela merkel'in daveti üzerine düzenlenen libya konulu berlin zirvesi, birleşmiş milletler (bm), afrika birliği, avrupa birliği (ab) ve arap birliği temsilcilerinin yanı sıra çin, mısır, fransa, almanya, italya, rusya, türkiye, birleşik arap emirlikleri (bae), ingiltere ve abd hükümetlerini bir araya getirdi.

    2- katılımcılar olarak biz, 26 eylül 2019'da birleşmiş milletler (bm) genel kurulu’nun 74. oturum aralarında fransa ve italya'nın dışişleri bakanları düzeyinde gerçekleştirilen libya toplantısındaki siyasi, güvenlik ve insani durum konusundaki ortak ifadeye atıfta bulunuyoruz.

    3- libya'nın hem coğrafi, hem de ulusal olarak egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne olan bağlılığımızı tekrar teyit ediyoruz. sadece libya liderliğindeki siyasi bir süreç çatışmayı sona erdirebilir ve kalıcı barışı sağlayabilir.

    4- libya'daki çatışma, ülkedeki istikrarsızlık, dış müdahaleler, kurumsal bölünmeler, denetimsiz büyük miktarlarda silahların yayılması ve yağmaya dayalı ekonominin sürmesi barış ve uluslararası güvenlik için bir tehdit olmaya devam ediyor. bütün bunlar kaçakçılar, silahlı gruplar ve terör örgütleri için verimli bir zemin sağlıyor.

    bu aynı zamanda el kaide ve ışid'in libya topraklarında gelişmesiyle birlikte ülke içinde ve komşu ülkelerde operasyonlar yürütmesine izin verdi.

    ayrıca bölgedeki yasadışı göçten kaynaklanan istikrarsızlık dalgası ve insani durumun önemli ölçüde bozulmasını da kolaylaştırdı. hükümet yapısı ve güvenliği ile ilgili bu sorunların ele alınmasında libyalıları desteklemeye kararlıyız.

    5- bm libya özel temsilcisi gassan selame tarafından önerilen üç maddelik planı desteklemek üzere katıldığımız berlin süreci’nin tek amacı, libya krizine barışçıl bir çözüm arayışı konusunda uluslararası toplumu birleştirmede birleşmiş milletler güvenlik konseyi'ne (bmgk) yardımcı olmaktır. libya'da herhangi bir askeri çözüm mümkün değildir.

    6- silahlı çatışmaya veya ülkenin iç işlerine müdahale etmekten kaçınmaya kararlıyız. tüm uluslararası aktörlere de aynısını yapma çağrısında bulunuyoruz.

    7- arap birliği, ab, afrika birliği ile komşu ülkelerin libya’da istikrar sağlamadaki önemli rollerinin yanında bm’nin libya'da 2015 libya siyasi anlaşması, bmgk'nın 2259 (2015) sayılı kararı ile paris, palermo ve abu dabi'de üzerinde anlaşmaya varılan ilkeler temelinde kapsamlı siyasi süreç ve uzlaşmayı sağlama konusundaki kilit rolünü kabul ediyoruz.

    8- birleşmiş milletler libya destek misyonu (unsmıl) ve bm libya özel temsilcisi gassan selame tarafından yürütülen arabuluculuk çabalarını tamamen destekliyoruz.

    libya'da kalıcı bir çözüm elde etme ve istikrarı geri getirmenin çeşitli yönlerini aynı anda ele alacak kapsamlı bir yaklaşım gerektirdiğini teyit ediyoruz.

    ateşkes

    9- ilgili tüm tarafların uyduğu ateşkesle başlayan ve hava bombardımanları da dahil olmak üzere libya’da tüm düşmanlıkların kapsamlı ve kalıcı bir şekilde durdurulmasına yol açacak güvenilir, uyumlu ve karşılıklı adımlar atmaya çağırıyoruz.

    düşmanlıkların sona erdirilmesi, ateşkesin başlamasıyla birlikte tüm libya topraklarında ağır silahlar, topçular ve hava araçlarının yeniden konuşlandırılması ve toplanması ile bütün askeri hareketlerin sona ermesini içerecek.

    10- mahkumların değişimi ve ölülerin cesetlerinin iade edilmesi gibi güven artırıcı adımlar atılmasına çağırıyoruz.

    11- ateşkes düzenlemeleri, silahlı grup üyelerinin terhis edilmesi, libya'da silahsızlandırmayla birlikte nitelikli personelin devletin sivil, güvenlik ve askeri kurumlarına entegrasyonu ile birlikte başlayan kapsamlı bir süreç çağrısında bulunuyoruz. bm’yi de bu sürecin tamamlanmasına yardımcı olmaya davet ediyoruz.

    12- orduyu, polisi, güvenlik güçlerini, yerleşim alanlarını, kritik altyapı tesisleri, hükümet merkezleri, havaalanları, limanlar, sınır geçişleri, petrol tesisleri, enerji santralleri ve stratejik su altyapı tesislerinin korunması için etkili geçici güvenlik düzenlemelerinin yapılması çağrısında bulunuyoruz.

    13- tüm taraflar bm’nin terör listesindeki gruplardan ayrı olduğunu bir kez daha teyit edecektir.

    14- bmgk’nın 2368 sayılı kararıyla birlikte ışid ve el kaide, terörist olarak sınıflandırılan kişiler ile ilgili seyahat yasağıyla, fonların ve diğer finansal varlıkların derhal dondurulması gibi diğer kararların uygulanmasını talep ediyoruz.

    15- bm’yi, ateşli silahların uygulanmasını izlemek ve doğrulamak için derhal teknik komitelerin kurulması, silahlı grupların üyelerinin terhis edilmesi ve geçici güvenlik düzenlemelerinin uygulanması da dahil olmak üzere taraflar arasında ateşkes müzakerelerini kolaylaştırmaya çağırıyoruz.

    16- bmgk’yı ateşkes düzenlemelerini ihlal ettiği tespit edilenlere karşı uygun yaptırımlar koymaya ve üye devletleri bunları uygulamaya zorlamaya çağırıyoruz.

    17- ateşkesin başarılı bir şekilde desteklenmesi için gerekli personel ve ekipmanı sağlamak üzere üye ülkelere 2019 tarihli 2486 sayılı bmgk kararı uyarınca libya'daki unsmıl bendini destekleme taahhütüne bağlı kalma çağrısında bulunuyoruz.

    silah ambargosu

    18- bmgk’nın 2011 tarihli ve 1970 sayılı kararının içerdiği silah ambargosuna saygı duymayı ve uygulamayı eksiksiz olarak taahhüt ediyoruz. tüm uluslararası aktörlere de aynısını yapma çağrısında bulunuyoruz.

    19- tüm aktörleri, askeri yetenekleri finanse etmek ya da paralı askerleri silah altına almak dahil çatışmayı körükleyen, silah ambargosu ya da ateşkes ile çelişen bütün faaliyetleri durdurmaya çağırıyoruz.

    20- bm tarafından terörist olarak sınıflandırılan kişi veya gruplara herhangi bir desteği sonlandırma ve terör eylemlerinin tüm faillerini sorumlu tutma çağrımızı yineliyoruz.

    21- bm’nin mevcut gözetim mekanizmaları ile ilgili yerel ve uluslararası otoriteleri deniz, hava ve kara gözetimi dahil yeteneklerimiz dahilinde ve özellikle uydu görüntüleri olmak üzere ek kaynakların kullanılması yoluyla imkanlarımız dahilinde destekleme çabalarını taahhüt ediyoruz.

    22- unsmıl’in yanı sıra bmgk ile 2011 tarihli 1970 sayılı kararıyla oluşturulan komitesini ayrıca 2011 tarihli 1973 sayılı kararla oluşturulan uzmanlar heyeti’ni istihbarat paylaşımı da dahil olmak üzere silah ambargosunun olası ihlalleri hakkında bilgilendirmeyi taahhüt ediyoruz. tüm uluslararası aktörlere de aynısını yapma çağrısında bulunuyoruz.

    23- uzmanlar heyeti’ni bu ihlalleri etkili bir şekilde belgeleme ve raporlama konusunda desteklemeyi taahhüt ediyor ve tüm uluslararası aktörlere de aynısını yapma çağrısında bulunuyoruz. ayrıca uzmanlar heyeti’ne silah ambargosu ihlallerini araştırmaya ve bmgk’yı sürekli olarak bilgilendirme çağrısında bulunuyoruz.

    24- tüm tarafları, bmgk’nın silah ambargosu ya da ateşkes kararını ihlal edenlere yönelik yaptırımlarını uygulamaya çağırıyoruz.

    bm uzmanlar heyeti'ndeki şüpheli listesindekilerin adil yargılanması için uluslararası standartlara uygun olarak adalete teslim edilmeleri çağrısında bulunuyoruz.

    siyasi sürece geri dönüş?

    25- libya'da siyasi bir çözüm bulmak için uygun bir çerçeve olarak 2015 tarihli libya siyasi anlaşması’nı destekliyoruz. ayrıca işleyen bir başkanlık konseyi kurulması ve parlamento tarafından onaylanan birleşik, kapsayıcı ve etkili bir libya hükümetinin kurulması çağrısında bulunuyoruz.

    26- libyalı tüm tarafları, unsmıl himayesinde libyalıların liderliğinde ve libyalıların sahip olduğu kapsamlı siyasi süreci sürdürmeye ve libya yüksek ulusal seçim komitesi tarafından adil, kapsamlı ve güvenilir cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri yapılmasıyla geçiş döneminin yolunu açmaya çağırıyoruz.

    27- libya'da demokratik geçiş, çatışmaların çözümü ve barışın inşası ile ilgili tüm faaliyetlere kadın ve gençlerin tam, etkili ve gerçek katılımını teşvik ediyoruz. bm libya özel temsilcisi gassan selame tarafından libya toplumunda kadın ve gençlerin siyasi sürece ve kamu kurumlarına daha geniş katılımını kolaylaştırmak için yürütülen çabaları destekliyoruz.

    28- tüm aktörleri yürütme, yasama, yargı ve libya’daki diğer devlet kurumlarının bütünlüğüne saygı göstermeye çağırıyoruz.

    29- kamusal zenginlik ve kaynakların libya’nın çeşitli coğrafi bölgeleri arasında şeffaf, hesap verebilir ve adil bir şekilde dağıtılması çağrısında bulunuyoruz. böylece temel bir hoşnutsuzluk ve suçlama kaynağı ortadan kaldırılmış olacaktır.

    30- bmgk, afrika birliği, arap birliği ve ab’yi ilgili bmgk kararlarına uygun olarak siyasi süreci sabote eden libyalı unsurlara karşı harekete geçmeye çağırıyoruz.

    31- libya’da istikrarı sağlama sürecinde komşu ülkelerin rolünün önemli olduğunu vurguluyoruz.

    32- birleşmiş milletler libya destek misyonu’nun (unsmıl) himayesinde, libyalı tarafları ateşkese ve libya partileri arasındaki siyasi sürece katılmaya teşvik etmek için tüm ikili temasları kullanmaya hazırız.

    33- libyalılar arasındaki siyasi sürecin sonuçlarını kabul etmeye ve desteklemeye hazırız.

    güvenlik alanındaki reformlar

    34- meşru güç kullanımının devletin tekeli haline gelmesi çağrısı yapıyoruz.

    35- kahire’de gerçekleşen ve libya’nın güvenlik diyaloğu yürütme ve ülkedeki tarafları birleştirme çabasıyla sonuçlanan görüşmelere dayanarak, merkezi sivil liderlik gölgesinde ulusal güvenlik, polis ve ordunun bir olduğu libya güçleri oluşturulmasını destekliyoruz.

    ekonomik ve finansal reform

    36- özellikle libya merkez bankası, libya yatırım ajansı (lıa), ulusal petrol şirketi (noc) ve finansal inceleme otoritesi gibi libya’nın tüm egemen kurumlarının bütünlüğü, birliği ve yasal kurallarının eski haline getirilerek korunmasına önem veriyoruz. bu kurumlar, yönetim kurullarını kapsayıcı olmalıdır.

    37- bu kurumların talebi üzerine ve ulusal ilkelere uygun olarak, şeffaflık, hesap verebilirlik ve etkinliği artırmak için teknik yardım sağlamayı, denetimler de dahil olmak üzere uluslararası standartlara uygun hale getirmeyi, gelir dağılımı ile ilgili şikayetler konusunda tüm kurumların temsilcilerinin de katılımıyla diyaloğa izin verilmesine sadığız. ilgili kurumların, özellikle denetim kurumu, idari denetim kuruluşu, yolsuzlukla mücadele komisyonu, savcılık ofisi ve libya siyasi anlaşmasına ilişkin, ilgili parlamento komitesi kapasitesinin artırılması gerektiği çağrısında bulunuyoruz.

    38- ulusal petrol şirketi’nin birleşmiş milletler güvenlik konseyi’nin (bmgk) 2259 (2015) ve 2441 (2028) kararları doğrultusunda libya’daki tek meşru ulusal şirket olduğunu belirtiyoruz. tüm tarafları, bu kurumların güvenliğini sağlamayı sürdürmeye davet ediyoruz. libya halkına ait olan ham petrolü ve türevlerini, ulusal petrol şirketi’nin kontrolü dışında satarak ve satın alarak ülkenin petrol alt yapısını yok etme girişimlerine karşı çıkıyoruz ve petrol gelirlerinin şeffaf ve adil bir şekilde dağıtılmasını istiyoruz. şeffaflık seviyesini artırma ilkesiyle bağlantılı olarak, ulusal petrol şirketi’nin petrol gelirlerinin aylık olarak yayınlanması gerektiğini takdir ediyoruz.

    39- libya finans ve ekonomik kurumlarının temsilcileriyle ekonomik diyaloğu desteklemenin yanı sıra yapısal ekonomik reformları teşvik ediyoruz. diyaloğun kolaylaşması için libyalı yetkililer ve ekonomi uzmanlarından oluşan kapsamlı bir libya ekonomi uzmanları komitesi kurulmasını destekliyoruz.

    40- özellikle güneyde, libya belediye meclislerinin güçlendirilmesi ve merkezi makamların yerel yönetimi desteklemek adına gerekli finansal ödenekleri taahhüt etmesini belirtiyoruz.

    41- libya hükümeti himayesinde, bingazi, derne, merzuk, sabha, sirte ve trablus gibi şehirlerde yeniden kalkınma ve yapılanmayı destekleyecek yapılandırma mekanizması kurulmasını teşvik ediyoruz.

    42- bm’nin 1970 ve 2363 sayılı kararı uyarınca lıa’nın varlıklarının libya halkını korumak amacıyla askıya alındığını hatırlatıyoruz. libya yatırım ajansı varlıklarının yönetimini düzenlemek adına bir yol haritası geliştirilmesi için ilgili makamlarla birlikte çalışabiliriz. bu koşullar, lıa’nın bütünlüğünü ve birliğini artırmak için genel yatırım ajansı ve bağlı kuruluşların çalışmalarının kapsamlı ve güvenilir olarak incelenmesini hedefliyor.

    uluslararası insancıl hukuk ve insan haklarına saygı

    43- libya’daki tüm tarafları uluslararası insan hakları hukukuna saygı göstermenin yanı sıra havalimanları dahil olmak üzere sivilleri, altyapıyı, sağlık görevlilerini, insan hakları izleyicilerini, insani yardım çalışanlarını korumaya davet ediyoruz. birleşmiş milletler kurumlarıyla işbirliği halinde ülke içerisinde yerinden olmuş kişiler, göçmenler, sığınmacılar ve mahkumlar dahil sivil nüfusun korunmasına yönelik önlemlerin alınması gerektiğini vurguluyoruz.

    44- cezaevleri dahil olmak üzere ulusal yargı sisteminin işleyişine uygun bir sürecin bulunmaması, insan haklarını tehlikeli bir duruma sokan unsurlardan biridir. yargı kurumlarının çalışmalarını güçlendirmek adına adalet bakanlığı ve adli polis kontrolü altında, tutukluları serbest bırakmak için libyalı yetkililer tarafından verilen kararların takip edilmesini istiyoruz.

    45- özellikle yüksek riskli çatışma bölgelerindeki tüm tarafları keyfi gözaltı uygulamasına son vermenin yanı sıra libyalı makamları gözaltı prosedürlerini uygulamaya davet ediyoruz. göçmenler ve sığınmacılar için gözaltı merkezlerinin ise kademeli olarak kapatılmasını, aynı zamanda göç ve sığınma gibi konularda libya’nın uluslararası kabul görmüş standartlara uygun hale getirilmesi için reform çağrısında bulunuyoruz.

    46- sivillere karşı güç kullanımı, yoğun yerleşim alanlarına yönelik saldırılar, yargısız infazlar, adam kaçırma, cinsel şiddet, işkence ve kötü muamele, insan kaçakçılığı gibi göçmen ve mültecileri de içine alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hükümlerin dikkate alınması gerektiğini vurguluyoruz.

    47- tüm tarafları ayrımcılığa, düşmanlığa ve şiddete teşvik eden ırkçı ve dini nefret savunuculuğundan kaçınmaya davet ediyoruz.

    48- uluslararası insan hakları hukukunun ihlallerini belgelemek için libya kurumlarının çalışmalarını desteklemeye kararlıyız.

    49- libya makamlarını, yargı girişimleri tazminat ve kurumsal reform arayışı dahil olmak üzere adalet kurumlarını güçlendirmek için daha fazla ilerleme kaydetmeye teşvik ediyoruz.

    50- birleşmiş milletler genel sekreteri’ni ve libya özel temsilcisi’ni, berlin zirvesi’nin tüm sonuçlarını libyalılara ulaştırmaya davet ediyoruz.

    51- bu sonuçların uygulanması için bm libya özel temsilcisi’ne tam destek verdiğimizi ifade ediyoruz.

    52- çatışmanın temel nedenlerini kapsamlı bir şekilde ele alan berlin zirvesi’nin libya’daki geniş bir süreç bağlamında önemli bir adım olduğunu kabul ediyoruz.

    53- buna göre birleşmiş milletler himayesinde ve birleşmiş milletler güvenlik konseyi'nin yetkisi saklı kalmak kaydıyla, berlin zirvesi sonuçlarının uygulanmasını denetlemek için uluslararası izleme komitesi oluşturulmasını duyuruyoruz. uluslararası izleme komitesi, libya’daki birleşmiş milletler destek misyonu (unsmıl) ve onunla birlikte başka bir başkanın başkanlığında aylık olarak üst düzey toplantılar yapmaya devam edecektir. toplantılarda, sonuçların uygulanması kapsamında kaydedilen ilerleme rapor edilecek, ayrıca uygulama yolundaki engelleri aşmak için uzman düzeyinde çalışma grupları oluşturulacaktır. çalışma grupları, unsmıl tarafından kolaylaştırılarak aylık olarak toplanacaktır.

    54- bu zirvenin sonuçları değerlendirilmek üzere bmgk’ya sunulacaktır. birleşmiş milletler libya özel temsilcisi gassan selame ve birleşmiş milletler libya destek misyonu’nun özel temsilcisi’ni berlin süresi çerçevesinde oluşturulan taahhütlerin uygulanmasını destelemeye davet ediyoruz."
  • türkiyenin darbeci ilan ettiği hafterle masaya oturacağı toplantı.
    madem darbeci neden oturup pazarlık yapıyorsunuz?
  • küçük enişte yunanistan çağırılmamış bile, öfkeden köpürmüş yorgolar.
  • bizimkiler çok hevesli..
    şimdilik istediklerini almış gibi görünüyorlar...
    berlin'deki zirvede masadalar..
    sarrac da masada...
    kafalarında bosna'da olduğu gibi hafter ile sarrac'ın dönüşümlü başkanlık yapacağı bir model var..
    ama zor...

    dış politika uzmanı değilim..
    ama okumaya, anlamaya meraklıyım..
    ak parti ve suriye iç savaşına merakım sayesinde bölgede ne olup bittiğine daha çok dikkat kesildim..
    bence berlin konferansından bir sonuç çıkmayacak..
    tıpkı hafta başında moskova'da yapılan zirveden çıkmadığı gibi..
    evet moskova'da ateşkes kararı çıktı;
    sahada yarım yamalak da olsa fiilen uygulanıyor..
    ama şahsi fikrim ateşkesin ana nedeni berlin konferansı...
    konferans öncesi hafter haksız duruma düşmek istemediği için ateşkese uyar gibi yapıyor..
    ama bu sahada ilerlemediği anlamına gelmiyor..
    libya'da bugün hafter destekçileri zuveytine petrol ihraç limanını kapattı..
    libya'nın ana can damarlarından birini kesti..

    dış politikamız tamamen ihvancı çizgide..
    kararları verirken de bu ihvancı kodlamayla karar veriyoruz..
    nedenini az çok biliyorsunuz..
    sahadaki güç dengesine bakarak kim kazanır kim kaybederden çok zihinsel kodlamayla kimin kazanmasını istiyorsak onun safında yer alıyoruz...
    tabi sonuç her defasında hüsran oluyor..

    aynı hatayı suriye'de yaptık..
    esad'ın 6 ayda devrileceğini hesap ettik..
    sebep olarak da suriye nüfusunun yüzde 80'inin sünni olması diye düşündük..
    emevi camii'de cuma hayalleri gördük..
    ama suriye'nin geçmişten gelen rusya ve iran bağlarını görmek istemedik..
    az buçuk ortadoğu tarihini bilenler suriye'de iç savaş başladığında esad'ın gitmesine rusya ve iran'ın neden izin vermeyeceğini uzun uzun yazdı..
    o dönem işimize gelmediği için görmezden geldik..
    çünkü kendimize çok güveniyorduk...
    esad devrilecek ihvancılar yönetime ortak olacaktı..
    sonuç fiyasko
    içeride 4 milyon sınırda 2 milyon suriyeli..
    hükümet bu suriyeliler konusunda her ne kadar ölü taklidi yapsa da;
    yokmuş gibi davransa da önümüzdeki 10 yıl boyunca en büyük sorunumuz olacaklar...
    nedenlerini ve niçinlerini belki sonra yazarım...

    suriye'den libya'ya gelelim..
    islamcı sarrac hükümetinin arkasında bizden başka kimse yok..
    hafter'e bakıyorsun abd, rusya, fransa başta neredeyse tüm avrupa var..
    mısır, suudi arabistan ve birleşik arap emirlikleri'ni saymıyorum bile...
    hafter denilen adam ülke topraklarının zaten yüzde 90'ına hükmediyor...
    trablus'u şimdiye kadar almadıysa tek sebebi almak istememesi...
    arkasındaki uluslararası desteği artırmak için trablus'a tam anlamıyla yüklenmedi..
    yazdıklarım karmaşık gelebilir..
    şöyle anlatayım..
    libya petrol cenneti..
    batılılar için libya'da hafter olmuş, sarrac olmuş çok önemli değil...
    petrolün peşindeler...
    hafter de bunu biliyor..
    sarrac'ı alt etse batılıların üzerine kabus gibi çökeceğini biliyor...
    bu nedenle trablus hükümetinin üzerine tam yüklenmiyor ki hem batıyla pazarlıkta el yükseltiyor..
    hem de tanınırlığını bilinirliğini daha da artırıyor...
    bilinçli strateji yani...

    sonuç olarak kimse kaybeden tarafta olmak istemez..
    savaş sahada kazanılır;
    sahada kaybedilir..
    bu saatten sonra hafter'in kaybedeceğini, yenileceğini düşünmek için ileri düzeyde akli melekelerini kaybetmek lazım...
    masa başında savaş kazanılsaydı şimdi iran dünyanın yarısına hükmediyor olurdu..
  • paran güçlüyse bileğin de güçlüdür.
    almanya ekonomik gücünü kullanmış.

    bu tür durumlarda arabulucu ülkeler her zaman kazanır.

    türkiye diplomasi öncesinde taraf olduğu için uzlaşmacı olma şansını kaydetmiştir.
  • libya temsilciler meclisi'nin onayladığı tek, birleşik, kapsayıcı ve etkin bir hükümetin kurulmasını desteklenmesi,
    ateşkesin uygulanmasını kontrol edecek ve denetleyecek teknik komiteler kurması için bm'ye çağrıda bulunulması,
    bm himayesinde berlin zirvesi sonrasında koordinasyonu sürdürmek için bir uluslararası izleme komitesi oluşturulması kararları alınmış.
    taraflara ve destekçilerine askeri faaliyetlerine son vermeleri çağrısında bulunulmuş.
    türkiye'nin gönderdiği suriyeliler ve silahlar kalıcı ateşkese kadar libya'da kalacak. fakat yeni silah veya savaşçı gönderilmeyecek.

    silah ambargosu zaten vardı ama kimse umursamıyor, bir şekilse silah yardım ve satışı yapılıyor.

    henüz fazla bir bilgi yok ama türkiye açısından olumlu sayılacak şeyler;
    gönderdiği silah ve savaşçıları hemen geri çekmesine ilişkin bir çağrı yok. bu durum kalıcı ateşkes sonrasına bırakılmış.
    libya ile yaptığı anlaşmanın geçersizliğine dair de bir açıklama yok.
    olumsuz kısımlar ise, hafter masaya taraf olarak oturdu. artık darbeci demek pek anlamlı değil. iki ayrı yönetim olduğu kabul edilmiş. meclisin onayından geçen yeni bir yönetim tavsiyesi de türkiye açısından pek olumlu değil. sarrac hükümeti de sallantıda demek. meclisin hafter'e destek vermesi de problem. meclis seçimleri yenilense de bundan çok farklı bir sonuç çıkmaz. zaten hafter'in, kuvvetlerini trablus'a sokmadan, sandığı kabul etmesi zor.
    çatışmalar yakında tekrar başlar.
    ek: türkiye ve sarrac için başarı, hafter'in nisan ayındaki pozisyonuna dönmesi için baskı uygulatmak olurdu.