şükela:  tümü | bugün
  • ön edit:
    bugün yayınevinden açıklama geldi, kitap yeniden çevriliyor. konuyla ilgili destek olan herkese teşekkür ederim.

    ön edit 2:
    konuyla ilgili sikayet edilmesi gereken, hemingway'in tum haklarini elinde bulunduran hemingway foreign rights trust'in mail adresi:
    mkatakis@sbcglobal.net

    öncelikle bu başlığı bir "rezalet" başlığı olarak açmamamın en büyük nedeni bu konunun sadece beni değil, binlerce belki yüz binlerce kişiyi ilgilendirmesi. tek bir kitapta çıkan sayfa eksikliği, yırtıklığı gibi basit bir sorun değil ortadaki. tamamen yayınevinin kendisiyle alakalı ve bu yüzden bu başlığı böyle açıyorum.

    konu bu yayınevinin muhtemelen çarkını döndürdüğü hemingway kitaplarıyla ilgili. zira sadece yaşlı adam ve deniz şimdiye kadar tam 90 baskı yapmış. ben ilk olarak hemingway'in bu yayınevinden yaşlı adam ve deniz adlı kitabını okudum. sonra hızımı alamadım silahlara veda'ya başladım. ama bunda daha başından bir sorun var gibi gözüküyordu çünkü diyaloglarda bir problem vardı. çevirmenine baktığımda ise söz konusu kişinin yani mehmet harmancı'nın 400'e yakın kitabın çevirmeni olduğunu öğrendim. ilk kez bu zaman şüphelendim çünkü bir insan eğer 400 kitap çeviriyorsa artık makineye bağlamıştır ve çevirilere yeterli özeni göstermiyordur. tam da düşündüğüm gibi hatta daha da fazlası çıktı araştırınca.

    kütüphaneden hemingway'in orjinal 1929 yılında basılmış kitabıyla bilgi yayınevi çevirisini kıyaslamaya başladım. birçok noktalama yanlışlarıyla birlikte diyalogların sahiden de aslına uygun çevrilmediğini ingilizce'sinde hiç de öyle anlamlar çıkmadığını gördüm. yani bir diyalog gibi değil türkçedeki; karşılıklı iki insan konuşmuyor sadece bir şeyler söylüyorlar. neyse ben böyle devam ederken ingilizce baskısının 8, türkçe baskının 10. sayfasına geldiğimde gözlerime inanamadım çünkü ortada eksik koskoca iki paragraf vardı. bunu görünce internetten hemingway'in aynı kitabını pdf şeklinde indirdim ve yine bizde olmayan aynı iki paragrafı gördüm. bu kitabın doğru bir çeviri olmadığını biliyordum ama bu kadarını da yapacakları cidden aklıma gelmemişti.

    eksik kısım sayfa 8
    eksik kısım sayfa 9

    ilgili yer 8. sayfanın sonlarına doğru "ha! ha! ha!" cümlesinin hemen ardından başlıyor ve 9.sayfanın "the captain was having a great success with finger games." cümlesiyle bitiyor.

    tabii ben bunu görünce hemen yayınevine mail attım ve aynen şu cevabı aldım:

    "merhaba, öncelikle konuyu doğrudan bize sorduğunuz için teşekkür ederiz. bilgi yayınevi olarak hemingway’in eserlerini uzun yıllardır basan bir yayıneviyiz ve bunu hemingway’in mirasçılarıyla işbirliği halinde yapıyoruz. bahse konu kitap dahil yayımlanmış on üç hemingway kitabımız var ve iddia edildiği gibi bir durum söz konusu değil.bahsettiğiniz konu tamamen kasıtlı ve art niyetli bir polemik yaratma çabasından ibaret.
    dikkate almamanızı rica ederiz.bununla birlikte yine soracağınız sorular veya eleştirileriniz olursa her zaman yazabilirsiniz.
    saygılarımızla, iyi günler."

    sonra kendilerine ilgili bölümü aynen kopyalayıp bu bölümün türkçe baskıda olmadığını söyledim bu sefer şöyle bir mail geldi:

    "merhaba, bu bölümle ilgili söylediklerinizi çeviri koordinatörümüze ileteceğim. o gerekli incelemeyi yapıp, eğer bir eksiklik/yanlışlık durumu varsa kitabın bir sonraki baskısında düzeltecektir.ilginiz için teşekkür ederim.
    saygılarımızla, iyi günler."

    yani önce iftiraydı şimdi "çeviri koordinatörümüze ileteceğim oldu."

    sonra bunun üzerine eğer böyle bir eksiklik varsa çevirinin baştan aşağı değişmesi gerektiğini yazdım. zira bir çevirmen bir harf atlar bir kelime atlar ama koskoca iki paragrafı atlamaz. muhtemelen şöyle demiştir : "bunu çevirsem ne olur çevirmesem ne olur, hikayeye hiçbir katkısı yok" ve bunu yapıyorsa kitabın diğer sayfalarında daha neler neler yapıyordur. ha bir de bu arada bu kitap 295 sayfa ve benim incelediğim kısım sadece ilk 10 sayfası. ve daha bitmedi: yayınevinin aynı çevirmene çevirttiği tam 438 sayfalık "akıntı adaları" adlı bir başka hemingway kitabı daha var. diğer hemingway kitaplarının da gözden geçirilmesi gerektiğini de ekledim.

    ve bugün kitabevine girdiğimde gördüm ki yeni baskıda o kısmı (ilk iki paragraf) eklemişler. eski baskı şöyleydi. ama kitabın ne girişinde ne de başka bir yerinde bununla ilgili bir açıklama yok. kitabın ilk sayfasında da "aslına uygun tam çeviri" yazıyor, yani 10.baskıya kadar okuyan okuyuculara yalan söylemiş oluyorlar. ve insanlar hala internetten sahaftan ya da kitapçılardan bu eski baskıları almaya devam ediyor. tabii çevirmen de aynı kalmış çünkü çevirmeni değiştirirlerse foyaları ortaya çıkacak. hem de boştan yere masraf yapacaklar ve bu çeviri hatası daha başlangıç, bunun diğer hemingway kitaplarına daha sonra bilgi yayınevinden çıkan bütün çeviri kitaplara sıçrama ihtimali var.

    benim anlamadığım bu konuyla ilgili bir şey yapılamıyor mu? bir tane yayınevi dünyanın en ünlü romancılarından birinin en önemli romanlarından birini böyle mahvediyor ve mahvetmeye devam ediyor. sırf telif hakkını elinde tutuyor diye buna nasıl devam edebiliyorlar? hemingway'in haklarını elinde tutan hemingway foreign rights trust'a mail attım, ilgileneceklerini söylediler ama malum hiçbir şey değişmedi. bu konuyla ilgili can öz'e danıştığımdaysa kendisinin de hemingway'i almak için çabaladığını ama bu işin çok zor olduğunu çünkü bir yayıneviyle yapılan sözleşmelerin genelde uzatıldığını ve araya girmenin kolay olmadığını öğrendim. bu yazarın telif hakkının dolmasına daha 14 yıl var, yani eğer bu yazar bu yayınevinden başka bir yere geçmezse bu rezil çevirileri - bahsettiğim çeviriler akıntı adaları ve silahlara veda'dır. çünkü hemingway'in başka kitaplarını çeviren tarık dursun k. ve ülkü tamer gibi önemli isimler de var, onlar meclisten dışarı- 14 yıl daha okumaya devam edeceğiz. benim tavsiyem herkesin hemingway foreign rights trust'a ait [mkatakis@sbcglobal.net şu mail] adresine mail atarak ilgili konuyu bildirmeleri. belki bu durumu şikayet edebilecek başka yerler de vardır ben bilmiyorum bilenler varsa yeşillendirirse sevinirim.

    benim sıradan bir okuyucu olarak tek isteğim hemingway gibi bir yazarın kitaplarını adamakıllı - iş bankası, can yayınları, yky, iletişim- bir çeviriden okumak. başka bir isteğim yok. hem belki başka bir yayınevine geçerse ülkü tamer'in, tarık dursun k.'nın da çevirilerini korumayı başarırlar belki. bu işler tam olarak nasıl oluyor emin değilim ama başka bir yayınevinden çıkarsa çok daha iyi olacağına eminim.

    ha bu arada "e madem ingilizce hataları tespit edebiliyosun ingilizce oku o zaman" diyecekler için, ben ingilizcesi o kadar iyi olan biri değilim. ingilizce seviyem dizilerden, filmlerden öğrendiğim kadar. bu kitapta da zaten sadece diyaloglara bakabildim. gerisini belki bu başlıktan sonra değerlendirecek profesyonel isimlere bırakıyorum. aşağıya da zaten kitabın ingilizce orjinal baskısındaki ilk 9 sayfalık yeri ekleyeceğim. belki onlar da benim tespit edemediğim başka şeyler görürler. umarım bu konu bir işe yarar ve bir farkındalık yaratır.

    edit: 3
    4
    5
    6
    7
    8
    9

    edit 2: imla

    edit 3: mehmet harmanci'nin cevirdigi kitap sayisi 200 degil 400 cikti, hatta rekora bile gidiyormus kendisi.

    edit 4: baslik eksi sozluk tarafindan buraya tasindi, aslinda ben "ahlaksizligi" daha uygun gormustum.

    edit 5: arkadaşlar xifedis nickli yazar sayesinde ilginç bir şey daha keşfettim. durum çok daha fazlası çıktı. aynı bölüm silahlara veda'nın 2001 yılında armoni yayınlarından çıkan çevirisinde de yok, yani atlanmış. bu da akla bir editör hatasından çok "intihali" getiriyor. önyargılı konuşmak istemiyorum ama aynı yerin iki çeviride de atlanması akla başka bir açıklama getirmiyor. belli ki çevirmen olmak için çevireceğiniz dili öğrenmenize gerek yok. aynı kitabın daha önce çevrilen bir baskısını alın, cümleleri evirip çevirin ve kitabınız hazır.
    1
    2

    edit 6: hemingway'in telif hakkinin dolmasina 14 yil var, 31 yil degil.

    edit 7: yayınevinden cevap geldi. söz konusu yazıda iki farklı mail adresinden yazdığımı söylemişler evet doğrudur. ilk yazdığım mailde epey sinirliydim çünkü böyle bir şeyle karşılaştığıma inanamamıştım. ikincisinde ise durumun ne olduğunu cidden öğrenmek için farklı bir mail adresinden kendilerine tekrar yazdım, buraya aldıklarım da onlar. bilgi yayınevi'nin aziz nesin, muzaffer izgü gibi isimleri bir zamanlar bünyesinde barındırdığını ben de biliyorum. ben de muzaffer izgü kitaplarıyla büyümüş bir insanım. ancak bu hemingway'in çevirilerine gösterdiğiniz saygısızlığı örtbas etmeye yeter mi, sanmıyorum.

    ben bir okuyucu olarak elimden geleni yaptım, siz bu durumu düzelteceğinizi söylediniz ama ne çevirmen değişti ne de kitaplarda o iki paragraf dışındaki diğer şeyler. ben bir yayınevinin çalışanı değilim, tek amacım bu kitabı "adamakıllı" bir çeviriden okumak. o yüzden o banka dediğiniz türk edebiyatına çok önemli katkılarda bulunmuş "kazım taşkent klasik yapıtlar dizisi" ve "hasan ali yücel klasikler dizisi" ya da "modern klasikler dizisi" ile bize en iyi çevirileri sunan, iş bankası yayınları veya yapı kredi yayınlarından ya da can ve iletişim yayınlarından yayınlanmasını sizin yayınevinize tercih ederim. elli yıldan uzun süredir türkiye'de tek işi kitap yayımlamak olan bir yayınevi olduğunuzdan bahsetmişsiniz. iyi de bu ne ifade ediyor? eğer elli senelik geçmişinize rağmen dünyanın en önemli romanlarından birinde böyle affedilmez bir hata işliyorsanız kusura bakmayın da kapıya kilidi vurup gidin bir zahmet.

    ayrıca ben bu konuyla ilgili bu başlığı açmasam "aslına uygun tam çeviri" diyerek insanları kerizlemeye devam edecektiniz. bu yalan söylemek değil mi? elli seneyi aşkın geleneğinize bu da uygun düşüyor mu? bir de ben bunda bu işi olabildiğince sessiz kapatalım gibi bir anlayış sezdim. yayınevlerinin sitesinden bir açıklama var evet ama hiçbir sosyal medya hesabından henüz bir açıklama yok. durumun vahametinin farkında değiller anlaşılan.

    edit 8: oncelikle destek mesajlariniz icin cok cok tesekkur ederim, elimden geldigince cevap vermeye calistim. amacim farkindalik yaratmakti, bunu basardim. peki yayinevi bu konu uzerine cevirmeni degistirecek mi; acikcasi hic zannetmiyorum. amacim bilgi yayinevi'ni batirmak degil. kendilerinin de dedigi gibi hala muzaffer izgu gibi onemli yazarlarin kitaplarini yayimlamaya devam etmekteler. bu yayinevlerinin sozlesmeleri 3-5 senede degisiyormus, umarim cok yakin zamanda (en son sozlesmeyi ne zaman yenilediler bilmiyorum) hemingway'i dedigim "kaliteli" yayinevlerinden okuruz. siz bu konuyu gundemde tutmaya ve gerekli butun mecralara tasimaya devam edin. ne kadar cok kisiye ulasirsa o kadar iyi.

    edit 9: bilgi yayinevi'nden bugun yeni bir aciklama geldi. hala intihal iddiasina bir cevap ve sosyal medya hesaplarindan bir paylasim yok. kisaca "hemingway çevirileri yayınevi dışından bağımsız çevirmenlere inceletilecek ve bu inceleme sonucunda 30 kasım 2017 tarihine kadar bu konuda bir rapor hazırlanacak, bu rapor doğrultusunda eğer eksik/hatalı yerler tespit edilirse bunların düzeltilmesi, hatta gerekirse kitapların yeniden çevrilmesi yoluna gidilecek." en basta yapmaniz gereken aciklama buydu. "okuyucu bize soylesin bak biz nasil duzeltiyoruz, kitap da hediye ediyoruz" degil. okuyucunun duzeltmesi gereken yanlis yazilmis bir kelimedir, fazla basilmis bir sayfadir, koskoca iki paragrafin eksik cikmasi degil. sizin yayinevi olarak tarihe karsi sorumlulugunuz var. ne demek her baskida okur soylesin biz duzeltiriz? bir yazarin soyledigi gibi vikipedi mi bu?
    bir de bir seyi merak ediyorum. bu kitaplari geri cekmenizi zaten beklemiyorum ama 30 kasim tarihine kadar bu "bulanik" ceviriler yeni baskilar yapmaya devam edecek mi?

    benim amacim zaten hemingway'i dogru duzgun bir ceviriden okumakti. eger cevirileri adamakilli bir cevirmene verirseniz ne ala, ama butun bunlara ragmen bunu yapmaz, yama gibi mehmet harmanci'nin cevirilerine ekleme yapmaya devam ederseniz o zaman ben de telif hakkinin baska yayinevine gecmesi konusunda israrimi surdurmek zorunda kalirim.

    edit 10: yayinevi ikinci aciklamayi yaptiktan sonra ilk aciklamayi sildi. ondan bulabildigim bazi kisimlari asagiya eklemeden once birkac sey daha soylemek istiyorum.

    yayinevinin sosyal medya hesaplarini oglen kontrol etmistim bir aciklama var mi diye, simdi tekrar baktim hala bir sey yok. ancak bir sey ilgimi cekti; facebook hesabinda bir kullanicinin bu konuyla ilgili yaptigi bir degerlendirme vardi. kisaca sitem ediyordu yani. simdi baktigimda ise o yorumu goremedim. yorumun sahibinin adini unuttum ama kendisi silmediyse demek ki yayinevi tarafindan silinmis. aramizda hala eger ben bu olayi buraya tasimasam yayinevinin ayni sorumlulugu gosterecegine inanan insanlar var ya ben en cok ona guluyorum. su olaydan sonra artik ben bu yayinevine zerre guven duymuyorum. zaten aciklamalarinda da "gerekirse yeniden ceviri" yapacaklarini soylemisler. gerekmesi icin daha ne olmasi lazim? hemingway'in bizzat kendisinin ofisinize gelip sikayet etmesi mi?

    ayrica ayni olay 2000 yilinda can yayinlari'nin da basina gelmis onda da umberto eco'nun bir kitabi soz konusu ancak yayinevi ozur dilemis ve kitabi toplatmislar. ozensiz ceviri yapmalarinin nedeni de kitabin kitap fuarina yetistirilmeye calisilmasiymis. ayni sorumlulugu bilgi yayinevi'nden beklemek anlamsiz; supheliyse hemingway'in mehmet harmanci'dan yapilan cevirilerinin toplatilmasi gerekir. ayrica birinde de kanitlariyla delilleriyle eksikler, yanlislar goz onune konmus. ama dedigim gibi carklari bu kitaplar donduruyor. bunlari toplatmak hem yayinevinin imajina buyuk zarar verir hem de buyuk bir maddi kayip olur.

    neyse gelelim yayinevinin yaptigi ilk aciklamaya (bunlar benim bulabildiklerim, tamami olan varsa yesillendirirse sevinirim.)

    “peki ekşi sözlük’te söz edilen hata ilgili kitapta var mıdır? evet vardır. bize zaman zaman hatalarımızı bildiren okurlarımızın bileceği gibi biz, bildirilen hataları bir sonraki baskıda düzeltir ve hatamızı bildiren okurumuza da bir kitap hediye ederek veya yazılı olarak teşekkür ederiz. burada da aynı şekilde düzeltme yapılmış ancak aşağıdaki epostalardan görülebileceği gibi, iki farklı kişiyle yazıştığımızı düşündüğümüzden bizi savcılığa şikâyet edeceğini söyleyen kişi için art niyetli denmiş, bize hatamızı belirten epostadaki kişiye ise teşekkür edilmiştir.”

    “bilgi yayınevi olarak bizi asıl üzen kısım ise yazarın hataları düzeltme çabamızı görmeyip bizi savcılığa vererek, ana firmaya eposta göndererek, ekşi sözlük’te birden fazla başlık açarak ve başka yayınevleriyle de görüşerek bilgi yayınevi’ne ait olan telif haklarının bizden alınarak bir bankaya veya “adamakıllı” bir yayınevine verilmesi için girişim başlatması. biz okurlarımızın eleştirilerine saygılıyız ancak elli yıldan uzun süredir türkiye’de tek işi kitap yayımlamak olan bir yayınevinin kapısına kilit vurulup, teliflerinin de bankalara dağıtılmasından uzun vadede bu eleştiriyi yapan kişiler, okurlarımız ve diğer “adamakıllı” yayınevlerinin de zarar göreceğine inanıyoruz.”

    ayrica eksi sozluk'te birden fazla baslik da acmadim. konuyla ilgili neresi varsa oraya entry yazdim ve son olarak bu basligi actim ancak kendisini bilgi yayinevi'nin sosyal medya sorumlusu olarak gordugum bir kullanicinin sikayeti uzerine baslik buraya tasindi.
  • eşekherif'e çevirtselerdi yaşanmayacağını düşündüğüm durum.

    hem bedava çeviriyor hem de çok komik hale getiriyor.
  • metin hara'yla ilgili sayfalarca dolu entry girilen sozlukte pek ilgi cekmemis.
  • ahlaksızlık puanı 10 üzerinden 10. rezalet puanı da o civarlarda.

    milleti ayakta uyutup aldığı ilk geri dönüşe iftira damgası vurmak ayrı bir rezalet zaten. kesin kitabı baştan inceletmeyip sadece mailde bahsedilen 2 paragrafı eklemişlerdir. bundan sonra bahsi geçen çevirmenin bir kitabını veya yayınevinden bir kitap alırken çokça kez düşünülmelidir.

    sözlükte bu kadar ilgisiz kalınmış olması da ilginç: (bkz: up)

    edit: yazar arkadaşı da tebrik etmek lazım. insanların tamamına yakını fark edip salardı, üşenmeyip uğraşmış.
  • kutsalı kitap olan insanlar için kabul edilemez bir durumdur. eve gidince ilk iş kütüphanemizdeki bilgi yayınevi kitaplarını gözden geçirmeyi düşündürmüş olaydır.

    çeviri kitap alırken; çevirmeni kimdir, nereden mezundur, daha önce hangi kitapları çevirmiştir diye bakar oldum.

    bundan sonra malum yayınevinin kitaplarına da asla yaklaşmam!
  • rezalet gibi rezalet, hassasiyet gibi hassasiyet...
  • günlerdir denk geldiğim en büyük rezaletlerden biridir.

    eğer böyle bir şey var ise, bu yayınevinden çıkan kitapların birçoğunda böyle hatalar olabilir.
  • sağlam rezalet, olur iş değil. toplumun okumuş kesimi bu kadar kokuşmuşsa alt seviyeleri bok götürmesi gayet doğal.
  • genellikle türk edebiyatı ile özdeşleştirdiğim bir yayınevi bilgi. denk gelmediğimden çeviri eser okumamıştım henüz buradan ama karşılaşsam tereddüt etmeden alıp okurdum. yabana atılacak bir yayınevi değil çünkü, köklü ve güvenilir bir yayınevi gözümde ama bu olay ile üzdü beni.
  • çevirmene bir haksızlık yapılıyor gibi geldi. hatanın dizgide yapılmış olma ihtimali de var. asıl rezalet editör' ün. çeviriyi okuyup kontrol etmesi gereken editör.

    çeviri kalitesizliği çevirmenin suçu olabilir ama paragraf atlamalarının sorumlusu editördür.

    sonradan gelişen olaylar editi: paragraf atlama konusu daha eski bir çeviride de atlanmış olması dolayısı ile dikkatsizlik ve özensizlikten tamamen çıktı. artık çevirmenin intihal yapmasına, başka bir deyişle kitabı ingilizceden değil türkçeden çevirmiş olmasına evrildi. editörün eli armut mu topluyordu kısmı hala geçerliliğini korumakla beraber ortada bu kadar çok zincirleme rezalet varsa sorumlusu yayınevidir.

    "bize bildirim yapınca düzeltiyoruz" iyi de bu vikipedya mı? sen kaliteli bir ürün sattığını iddia eden bir markasın. insanlar bu kitaplarla günlerini haftalarını geçiriyor. şikayet eden arkadaşın motivasyonu önemli değil. şirkete zarar vermek isteyen bir canavar olabilir. konu bu değil. bununla savunmaya çalışmayın. ortaya koyduğu büyük bir rezalet var. bunun için ne yapacaksınız?

    insan sürekli öğreniyor editi: editörlerin sadece türkçe metin üzerinde anlatım bozuklukları ve yazım hataları ile ilgilendiğini öğrenmiş bulunmaktayım.

    insan sürekli öğreniyor 2: editörler parçalara bölerek atlama var mı yok mu deli gibi kontrol ediyorlarmış.

    bu arada beklenen açıklama geç de olsa gelmiş. yayın evi bu kitabı artık türkçeye orjinalinden bile güzel bir edebi dille ortaya koyarak krizden fırsat çıkarmalıdır. böyle çok iddialı bir basım yapıp arkasına tzoey' in de önerisini ekledi mi deli gibi satar o kitap. ben alırım.