şükela:  tümü | bugün
  • cidden üzerine düşünülmesi gereken yasak. yayın organlarının kitleler üzerindeki etkisi zaten malum bu filmlerin türk halkını yozlaştırmak için yapılanları elbette ki vardır. örneğin türk kızlarına kezbanlığı türkan şoray'ın öğretmiş olması. "herkes beni sevsin herkes bana ilgi göstersin ama ben kimseye vermeyeyim çünkü cinsellik rezil bir şeydir" gibi.

    bunlar hep dış güçlerin oyunları işte.
  • lale belkıs'ın haklı isyanı:

    sen yanlış kadını sevdin
  • mavi mavi filmine dayanarak yapılmış güdük tespit.
    filmde ibo liseli kızlara servis şoförlüğü yapmaktadır.
    söz konusu sahnede, hülya'nın kızkardeşi ve sevgilisi sokakta değil, şehir dışında ormanlık bir alanda araba içinde yiyişmektedirler.
    hülya'nın kız kardeşi yani neslihan acar'da ibo'nun servisi ile okula gidip gelmektedir.dolayısı ile, ibo kızı koruma güdüsü ile "höt zöt" etmiştir.
    kaba davranmıştır evet, ama en nihayetinde, şoförlüğünü yaptığı kızların namusundan da, en azından kendisine emanet edildiği süre içerisinde kendini sorumlu hissetmektedir.
    neyse, şaka maka bir yana,
    binlerce film çekilmiş bir sektörü; bir filmi örnek göstererek veya zengin kız-fakir erkek klişesine yaslayarak tukaka etmek yanlıştır.
    evet, yeşilçam eleştirilmelidir, yeşilçam iyi ve kötü yönleri ile alınmalıdır.
    ama böyle basit değil...
    böyle komik genellemelerle değil.
    konu ile ilgili bir başlığım var:
    (bkz: yeşilçam'a dair abartılar)
    bu arada 1960-2000 yılları denilmiş.
    1987 ve sonrası türk sineması için silkiniş ve kalkınış dönemi olmuştur.
    1980'ler sonu itibarı ile yavuz turgul, ömer kavur, atıf yılmaz gibi baba yönetmenlerce yeşilçam yeni bir soluk ve ruh kazanmıştır.
    1990-1997 arasını entel bunalımları ile geçiren türk sineması, bu tarihten itibaren eşkiya filminin gazı ile daima yükselen bir grafik izlemiştir.
    1990'lar sonu ile 2000'lerin başı ise, nuri bilge ceylan, reha erdem, zeki demirkubuz, serdar akar gibi isimlerin ortaya çıktığı yıllardır.
    bunları da mı yasaklayacaksın?
    amacım yeşilçam romantizmi yapmak değil, entrylerim incelenecek olursa yeşilçam'ı ne kadar sevdiğim ve yeşilçam'ı ne kadar olumsuz yönde eleştirdiğim görülecektir.
    ama böyle kuru gürültüye de pabuç bırakmam.
    sadede gelelim, ne demiştim böyle üç filmi örnek göstererek tespit yapamazsın.
    nasıl mı yapılır?
    işte böyle, yıllarca izleyerek, imbikten süzüp damıtarak, günlerce düşünüp yazarak, onlarca filmle örnekleyerek.
    buyrun,
    (bkz: hayallerim aşk'ım ve yeşilçam)
    (bkz: ticari türk sineması ve kostüme filmler)
  • uçurtmayı vurmasınlar oscara aday olmuş tek film ve 1989 yapımı. onu da mı yasaklıcaksınız, diyerek sonuna kadar karşı çıktığım önerme.

    edit : bir tane daha yiyeyim sonra birakicam uyardı. aday değil, aday adayı olmuş. sevgiler.
  • katıldığım öneri, bu filmler yerine 7/24 recep ivedik serisini izleteceksin ki türk halkı aydınlansın ve ahlaki çöküntüden kurtulsun.