şükela:  tümü | bugün
  • derdini anlatmasını iyi bilen, belâgat yeteneğine diyecek olmayan keep clubbin kişisinin baldan tatlı parçalar çaldığı, karanlık pazar akşamlarını gökkuşağına çeviren ziyadesiyle başarılı programı. radyo programcılığında bir gün ulaşmayı hayal ettiğim müreffeh medeniyet seviyesini temsil etmektedir nezdimde.
    bir de, grimak ve brownie abilerin dinlemesi için birebir bir program sanki. bu konuda kendilerini teşvik etmek boynumun borcudur.
    bir şey daha... açıkçası hiç de keep clubbin gibi tepkilere karşı ağabey öğütleri verecek kadar sabırlı bir kişi değilim. naçizane fikrimi şu şekilde şairane bir cümleyle ifade etmek istiyorum:

    programda çalanlara bayık nitelemesini layık gören zihniyete kafam girsin!
  • keep clubbin'in sourberry programı. progressive rock sevenlere imiş. başladı, evet.

    pazar günleri, 17:00-19:00.

    tematik yapar oldum, sourberry başına çökeli. bir pazar böyle geçti...
  • son zamanlarda seve seve yaptığım ender işlerden birisi haline gelmiş çocuktur bu program.!
    üstüne yazmak istiyorum,
    nickimden dolayı insanlar üstünde oluşan, "bu adam mı şimdi rock müzik bilecek, hele hele 70ler - 60'lar filan diyor ba ba baa" düşünceleri le besliyorum bu programı. hoşuma da gidiyor, iki program oldu daha ve iki programda da bu tarzda tepkiler almak, insanlarda ufak da olsa bir şaşkınlığa sebep olmak güzel bir duygu...
    bu işin bir yanı, kişisel yanı, ego yastığımın içini dolduran pamuk kısmı.
    bir de işin müzikal yanı var elbette ki o apayrı bir haz...
    1980 sonrası büyüyen neslin içini her anlamda boşaltmak için elinden geleni yapan popüler kültür (iktidar) sayesinde, "iyi müzik", "samimi müzik" kavramlarına uzak bir nesil yetişti. 80 öncesi genellikle korkulması gereken, kötü karanlık bir dönem, 80 sonrası ise artık refahın ve modernizmin bir başlangıç çizgisi olarak beyinlere kazındı...
    kelime anlamı 80 öncesi ile aynı olsa da, '60lar - '70ler denildiğinde ise akıllara lsd-esrar-hippieler kazınarak o yılları sadece keyfe keder uyuşuk, işe yaramaz insanların oluşturduğu işe yaramaz bir dönem olarak algılıyoruz.!
    ancak işin aslı böyle değil işte...
    değil kardeşim; mevzu bahis yıllarda her ülkedeki kitap okuma oranı daha yüksek, gençlerin fikir beyan etme, kendini ifade etme oranları da araştırılsa yine daha yüksek çıkacaktır, kısacası üretkenlik almış başını gidiyor bu yıllarda... ve ister istemez bu durum müziğe yansıyor...
    vay babammm vayyy... yansıyor da nasıl yansıyor ama, kozmik güçlerin bir etkisi var mı bu dönemde bilemiyorum ama ne olmuşsa oluyor ve 60ların ortalarından 80lerin başına kadar müzikal samimiyet, müzikal üretkenlik, durmadan deneysel bir şeyler yapma vs... vs...
    ve tüm bu bahsedilen uğraşlar plak şirketlerini memnun etmek adına değil, müzik yapma adına yapılıyor... demiyorum ki parasal kaygı yok, elbette var ama başka bir ruh var ortada dolanan ve şimdi olmayan.!

    çok uzattım, lakin daha da uzatabilirim, "ah keşkem o yıllarda yaşasaydım blaa blaa..." demek ne kadar boşbeleş bir yakarışsa "hay sokiim bana ne lan ver baba coşkuyu kolonlaraaa ver babaa" demek de bir o kadar dangalaklıktır...
    bu programı yapmaktaki amacım, 70leri yaşamış kişilere hoş anılarını hatırlatmak, o dönemlerle alakası olmayan dinleyicilere de kafalarında bir soru işaretine neden olmaktır.!
    insan olmamızın en büyük ve başa bela gücü olan şu "merak etmek" eylemine sarılalım....

    "haftaya yine aynı saatte görüşmek üzere efendim; hoşçakalın.!"
  • artık video bloga dönüşmüş bir çağatay aktürk projesi
    (bkz: http://dipses.cagatayca.com/…ncesi-pilot-bolum.html)
  • bırakın interneti, windows dahi yoktur.

    dos (disk operation system) komutlarını bilmeniz gerekir. 5.25 inch floppy disketler vardır.

    ev telefonları dahi yaygın değildir. koca apartmanda 2-3 evde telefon vardır. acil durumlarda bu komşular aranır, siz gider o komşunun evinde -genelde salonda- konuşursunuz.

    siyah-beyaz tek kanal -trt- tüplü tv vardır ve 24 saat yayın yoktur. tv yayını istiklâl marşı ile sonlanır.

    yaygın olarak mektup ile haberleşilirdi. postahaneye gider, pul alıp zarfa yapıştırılırdı.

    sebze meyva pazardan kasayla alınırdı. ucuzdu yani.

    büyük şehirler hariç market diye bir şey yoktu. bakkalderdik marketlere. çocuklar harçlıklarıyla leblebi tozuna ulaşabiliyordu.

    blucin -kot pantalon- markaları türkiye pazarına yeni giriyordu, sokaktan macuncu, yoğurtçu ve hallaç geçerdi.

    insan ilişkileri insan gibiydi. zenginin de fakirin de ulaşabileceği şeyler belliydi.arada çok büyük uçurumlar yoktu.

    tanım: ülkenin değişim geçirmeye başlamadan önceki dönemdir.
  • 4/2/2007 tarihli playlisti şu şekildedir;

    elvis presley - love me tender
    the animals - house of the rising sun
    jefferson airplane - 3/5 of a mile in 10 seconds
    jimi hendrix- voodoo child
    eric clapton - cocaine
    the who - my generation
    the supertramp - don't leave me now (burada yaramazlık yapıp burnumuzu azcık 1980 sonrasına uzatıyor ve 1982'ye uzanıyoruz)
    it's a beautiful day - bombay calling
    electric light orchestra - evil woman
    curtis mayfield - superfly

    son 1 saat curved air özel saati olmasından dolayı sadece curved air eserlerine yer verilmiştir.

    curved air - vivaldi
    curved air - young mother
    curved air - marie antoinette
    curved air - melinda (more or less)
    curved air - cheetah
    curved air - armin
    curved air - easy
    curved air - lovechild
    curved air - broken lady
  • dj'in konuştuğu programlardan. tatlı dilli bir arkadaş anlatıyor, sürükleyici valla, ben seviyorum. "programın isminden de anlaşıldığı gibi 1980 öncesi müziklerin çalındığı bir program" gibi birşeyler söyledi ama anlamış olmam lazım.
  • programda şarkı içeriklerine göre genc kizlara ogutler köşesi de var*
  • 21 ocak 2007 playlist'i şu şekildedir;

    led zeppelin - kashmir
    strawbs - hero and heroine
    jethro tull - cross-eyed mary
    curved air - armin
    fleetwood mac- the chain - live
    supertramp - crime of the century
    cream - white room
    hair - let the sunshine in
    shocking blue - never marry a railroad man
    pink floyd - pigs (three different ones)
    elp - from the begnning
    focus- hocus pocus
    king crimson - book of saturday
    adrew lloyd webber & tim rice - gethsemane (i only want to say)
    chuck mangione - children of sanchez (overture)
    camel - earthrise
    kraftwerk - morgenspaziergang
    curved air - easy (bonus oldu bu)
  • '80 sonrası için kapak niyetindeki programım(ız)dır.!

    28 ocak 2007 tarihli yayınımızı kaçıranlar aynı zamanda bunları ve hoş bir sohbeti kaçırdı.!

    the who - my generation
    t - rex- children of the revolution
    roxy music - love is the drug
    wishbone ash - the king will come
    deep purple - april
    curved air - broken lady
    bob dylan- sara
    shocking blue - send me a postcard
    spyro gyra - opus d'opus
    rainbow- sixteenth century greensleeves
    renaissance - ashes are burning
    emerson, lake, and palmer - c'est la vie
    it's a beautiful day- white bird
    john lennon - working class hero
    strawbs - the battle
    jefferson airplane - somebody to love
    leonard skynard - freebird (live)
    led zeppelin - whola lotta love (bonus oldu bu)