şükela:  tümü | bugün
  • y kuşağının ilk meyveleridir bunlar.
  • efsane kelimesi azdir bu guzel nesil icin..

    kucuk kardesimiz oldular..
    ayak islerine gönderdik, canimiz sikildiginda tokatladik, buruce lee abimizin en guzel dogus tekniklerini (kartal pencesi/upcaki-dupcaki/ucan tekme/döner tekme) uzerlerinde uyguladik..
    yaptigimiz pislikleri, evde kirdigimiz aletleri, yaptigimiz kabahatleri, isledigimiz suclari uzerlerine yiktik.. annemiz o guzel terlikleri ile dövdu bunlari..
    yolsuz kaldik.. kumbaralarini patlattik..
    benim acimdan..
    tam bir dassak nesildi...
  • ayrıca bu nesilde "yok efendim sen benden 3 yaş küçüksün, git bana su getir, bıdı bıdı!" diyen insan sayısı çok azdır. yaş farkı ne olursa olsun gayet iyi anlaşırlar. yüzyıllardan beridir bu böyle olmuştur.
  • bu nesilin öyle bir dönemi vardı ki neredeyse girdikleri bütün sonu s ile biten sınavların soruları çalındığı için tekrarlanmıştı. sorgulayan, birbirini seven, okuyan parlak bir nesil, televizyonun kaliteli programlar ürettiği zamana denk geldikleri için şanslı bir nesildir.
  • her nesil bir sonraki nesli kötüler de ben açıkcası bu bahsi geçen nesilden fecisini görmedim. 90 doğumlular bile çok daha aklı başında iken bu 80'li doğumlular hakkatten eksiktir. daha ben aklı başında olanına denk gelmedim. 80 öncesi jenerasyonların hiçbir zaman yarısı bile olamayacak nesildir.

    eklemezsem eksik kalır editi: birde bu 80lere sahip çıkışları yok mu bu tıfılların, yani komik bile değil. 70lerde doğup kendini çiçek çocuk sananlardan da beter halleri.

    - voltran vardı.
    - he canım vardı da sen barnaanı emiyordun.

    ver elini zaman ötesi. aç koynunu ben geliyorum.

    editliyorum: yani o kadar bariz ki zaman ötesine gideceği, basit bir istatistik ile ezici çoğunluğun bu 80ler çetesinin elinde olduğunu hesap etmemek mümkün değil. zaman ötesine gitmekle birlikte allahını adını veriyorum bak, susun 80ler şöyleydi muhabbetinde. cidden susun. 80ler konusunda cidden bir bok bilmiyorsunuz. gidin 90lara mallaşın.

    hiç bitmeyen entry: voltran'a tabii ki skalanın genişliğinden dolayı 81lilerden tepki geldi. benden de onlara "do you know webster?" sorusu gelsin.

    bir de şu sokakda oynayan son jenerasyon olmak sizi efsane yapıyormuş ya, gece gece ne güldüm bu saptamaya. hepiniz istanbul etiler'de mi büyüdünüz? sokakta hala çocuklar oynuyor. sultanbeyli'ye gidin veya boş arsa olan herhangi bir semte gidin, hala çocuklar taştan kaleler yapıp top koşturuyor. muhtemelen o zibidilerden de bir kaç aklı evvel çıkıp 10 sene sonra; " öfff beeeeaa ne efsaneyiz, en son sokakta biz oynadık" der herhalde.

    birde ben şu 81-86 parametresine çok takıldım. 80 doğumluların ne günahı var acaba? girememişler potaya. aaaahhh garibim onlar ihtilal çocukları di mi?

    çabuk 30 yaş tribine girmiş ergen tirpleri bunlar. boşverin hacılar. alın plastik topunuzu sokağa çıkın. illa ki top tepecek adam bulursunuz sokakta. ha tasolara bişi diyemiyeceğim. biz misket oynamayı tercih ederdik. taso ne a.q.?
  • slm arkidişler, bu çok ama çok önemli bi mevzu baştan belirteyim. en azından ben nicedir bunun önemli olduğunu düşünüyorum.

    bu efsanevi nesil, resmen sokaklarda büyüyen en son nesil'dir, sokaklarda büyüyen en son nesil'den kastım bi nevi 80'lerde 90'larda çocuk olmak gibi. ama tam da öyle değil. peki ya nasıl? 1981-1986 arası doğan nesildir, mevzuda da belirtilmiş zaten.

    şimdi malum bizim tasolarımız vardı, bizim futbolcu kartlarımız vardı, cola kapaklarından oyunlar oynardık, bina betebelerinden oyunlar oynardık, dokuz taş olsun, saklambaç olsun, alman kale gol, japon kale gol, dokuz aylık olsun sokaklarda kirlenirdik bunların peşinden. tam artık yavaş yavaş büyüdük bu internet denen zıkkım yeni yeni palazlandı memlekette. ardından çizgi filmlerden tut sokaklarda değişen oyunlara kadar çoğu şey değişti de gitti.

    muhitten midir tam net değilim ama okul sonraları okul bahçesinde top oynayan ve okul hademeleri tarafından kovalanan çocuklar yok amına koyim ya. kolay mıydı bizim zamanda hademelere yakalanmadan top oynamak ? şimdi çocuk göremiyorum amına koyim sokakta, gördüklerimde bi garip, en normal çocuğun saçlar bi şekil, üstü başı bi şekil. anlamıyorum.

    ki sokaklarda oynanan oyun yok artık sanki, hayır sen büyüdüğün için göremiyorsun olm değil. yok yani, mahalle aralarında bi tane alman kale oynayan çocuk yok ya. futbolcu kartlarının yerini abuk sabuk şeyler almış, hepsi elektronik hepsi bi garip. yarak gibi alayı da. apartman taşlarında oturan minik kızlara sataşan erkek çocuklarını ara ki bulasın. ya da evdeki abuk sabuk şeyleri kapı önüne çıkartıp satmaya çalışan cin fikirli çocuklar nerede ?

    yok yani, kalmadı, olan da yokolacak bu amına koduğumun bilgisayarları yüzünden. her çocuk internet peşinde, 3 yaşındakilerin facebook hesabı açılıyor anaları babaları tarafından. peh. ilkokula giden çocuklar okuldan eve evden okula, aradaki zamanda bilgisayar başında. yeminle şu bilgisayarların sebilleşmesine de uyuz oluyorum bu mevzu yüzünden. eyvallah süper alet, süper sistem, süper teknolojik icat, hayata kolaylık da koskoca nesil yalan olacak, bilgisayar nesli diyorlar ya büyükler, heh işte. bizden sonrakilerin alayı o nesilden.

    sokaklarda büyüyen en son nesilin üst limiti de 90'lılardır derim. ondan sonrası hepsi tırışka arkadaş. üzülüyorum gerçekten ya da onlar böyle mutlular, bi on sene yirmi sene sonra '' bizim nesil süperdi ya '' diyecekler, bilmiyorum ama sokaklarda oynayan, bağıran çağıran veletler, kızlar görmemek üzüyor, vay be dedirtiyor bana. işte bu yüzdendir benim bu nesle önem yüklemem, işte bu yüzdendir bu 1981-1986 arası doğan nesilden sonrakilerin sokaklarda büyümenin ne demek olduğunu pek bilemediklerini düşünmem. haa derseniz ki 30'a merdiven dayadınız, te amınakoyim açılacak mevzu mu şimdi bu derim iki nokta üst üste koyup ters parantez yaparım, ortamdan da uzaklaşırım.