şükela:  tümü | bugün
  • iki arada bir derede kalıp kararsızlıkları yüzünden mutsuz olan nesildir. hiç bir zaman tatmin edici derecelerde sonsuz bir mutluluk sahibi olamayacaklardır. yarım porsiyon insanları.
  • *1984'te dogduguma beni mutlu etmistir
  • mutsuzluklarının baş sebebi katsayı uygulaması olan nesildir. birçoğu öğretmenlerin basmakalıp 'şu bölüme gitme buna git, sayısal yaz orada bi' dünya meslek var, mühendis olursun. sayısal yazmayacaksan en azından tm'ye git ki işletme okuyasın' ifadeleriyle geri dönülemez tercihlerini yapıp katı katsayı uygulamasıyla sınava girdiklerinden istemedikleri bölümü sırf açıkta kalmamak adına yazmış ve istemedikleri bölümleri bitirerek, istemedikleri işlerde çalışmaktadırlar.

    kimse de dememiş ki ne istiyorsan onu yaz, istediğin bölümü okursan, bölümünde akademik kariyer yapma imkanın olur, sevdiğin alandan para kazanırsın diye. tabii sayısal okuyunca hayatın kurtuluyor, işletme bölümünü bitirince şirketler genel müdürlük için seni bekliyor ya, öğretmenlerimiz bizi düşündüler sağolsun!
  • aksine yeni nesile göre daha mutlu olan nesildir. arada balkona çıkıyorum, 20 yıl önce top oynadığımız yerlerde top oynayan çocuklar göremiyorum. sahaların hepsi bomboş. bizim zamanımızda öyle sahaları cancanlı telle çevirme olayları, büyük büyük dalgalarla ışıklandırma yoktu. kaleye şut çektiğinde gol olduktan sonra nah bir saha boyu kadar daha giden, akabinde o topu gol yiyenin mi yoksa atanan mı getireceği meçhul uçsuz bucaksız toprak sahalarımız vardı ama abanmak yoktu işte. mutsuz yapıyorsa, istediğin kadar abanamamak, burun vuramamak mutsuz yapıyordu belki.
  • bir şeyler yapmak için sürekli buluşan, karnı acıkınca eve bile girmeyip zile basan ve annesinden sepetle en hızlı yapılan şeyi yapmasını isteyen sabırsızlığın temsilcisiydiler. kendilerine ayrılan alanın sınırları ile ilgilenmiyorlar, kendi oyunlarının sınırlarına neresi giriyorsa orası ile ilgileniyorlardı. onlar için zamanın hızına yetişmek mümkündü. çünkü onları kandıran bir hukukları yoktu ve doğrudan meselelerini halletiyorlardı. her zaman büyüklerinden bir adım önde olmayı bildiler. onların zayıf noktalarını iyi biliyorlardı ve onları değişmeye zorluyorlardı. kötülüğün ve vicdansızlığın en aşağılık türlerine maruz kalmalarına rağmen insanlara veya topluma nefret biriktirmediler. çünkü onların etiğinde ‘’kötülüğün sahibinden olduğu’’ anlayışı vardı. sahipleri iyi bilirlerdi. mesela bir dut ağacına dalmadan önce sahibi varsa da yoksa da plan değişmezdi. çünkü dut ağacının bir sahibi olamayacağını düşünürlerdi. öyle saçmalık olmazdı onlara göre ve arkasından dolanmanın yolu da arkadaşlığın ereğiydi. ‘’saybisi geliyor’’ dendiğinde yakalanmaktan o kadar korkarlardı ki sonra o kaçış anlarını birbirlerine anlatamazlardı. onların arasındaki meselelere özel mülkiyet girmemeliydi.
    bilgisayarların elli ve kollu hatta gövdeli olduğu zamanlarda sevdiler teknolojiyi. sokakta futbol oynayan arkadaşları da vardı, evde ailesi tarafından zorla ders çalıştırılanı da. hesaplarını adilce görmenin yolunun kendi aralarındaki hukukta saklı olduğunu da biliyorlardı. eğitim denen işkencenin her türlüsüne maruz kaldıkları için sözsüz, yazısız bir eğitim dayanışması vardı arkadaşlıklarda. rekabetin konusunu onlar belirlemek, kurallarını da onlar koymak istiyorlardı. öyle olmadı. mutsuz oldular. ama umutsuz olmadılar. 20’li yaşların ortalarında destansı bir direnişin, muazzam bir jenerasyonun olgun savaşçıları oldular. ön açıcı tartışmaların tarafları bu nesilden çıkmıştır.
  • (bkz: 1983 yok 1984 yok ne var lan it)

    not: mutsuzum
  • yoklukla imtihan edilmekten iflahi kuruyan x kuşağının sonuç olarak ürettikleri yanlış politikaların yanı sıra teknoloji çağına geçişe maruz kalmış nesildir.

    ne tam anlamıyla x olup monoton yaşamayı, azla yetinmeyi, teknolojiden uzak olmayı becerebilmiştir ne de tam bir z gibi makinelerin, yazılımların çocuğudur.

    kafası hem nostaljik çalışır hem de modern çağın koşuşturması ve yabancılaşmasına duhul olmuştur.

    yine de en iyi bu nesil hayal kurmasını bilir. geçmişi ve geleceği harmanlamak sancılıdır ama görmesi/görebilmesi haz verir.
  • bir huzurevine vakfedecek emekli maaşı bile olmayacak nesil. evet, şimdiden bunun mutsuzluğunu yaşıyorum ve baby boomer'lardan nefret ediyorum.
  • ulan ne eksik ne eksik diye düşünüyorum, eksiği bulamadım ama tanıyı koymama yaramış tespittir.
  • iki yılla kaçırdığım nesildir.oysa ki ben de gayet mutsuzum. beni de alsanıza aranıza