*

şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: hand of god)
  • ingiliz gary lineker'in gol kralı, maradona'nın turnuvanın yıldızı, belçika (dünya 4.sü oldu) ve fas (çeyrek finalde almanya'ya 120. dakika golüyle kaybetti) ın sürpriz ülkeler olarak hafızalarda yer ettikleri dünya kupası. 90lı yıllarda oynanan futbol çok daha yüksek tempolu olmasına rağmen, 1990, 1994 ve 1998 dünya kupalarına göre heyecan düzeyi daha yüksek maçlara sahne olmuştu. arjantin - ingiltere, almanya - fas ve
    fransa - brezilya çeyrek final maçları, seyretme şansına sahip olmuş futbolseverler tarafından hiçbir zaman unutulmayacaklardır.
  • maskotunun kafasi ters duran bir habanero biberidir. biberin sivri kismi meksika sapkasinin sivri kismidir ayni zamanda. biberin meksikali oldugu iyice anlasilsin diye pos biyiklari ve gobegi de bulunur.
  • unutulmaz arjantin-ingiltere çeyrek final maçıyla hatırlanacak turnuva ve tabii maradonanın sag eliyle
  • fransa-brezilya çeyrek final maçı da uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir maçtı (en azından benimkinden). brezilya iyi oynadığı bir maçtan sonra penaltılarla elendi. zico maç sırasında socrates ve platini ise uzatmadan sonra penaltı kaçırmışlardı. zico penaltıyı atmadan az önce oyuna girmişti.
  • sampiyonaya evsahipligi yapmasi gereken kolombiya'nin, finansal sorunlari gerekce gostererek cekilmesinin ardindan fifa tarafindan meksika'ya verilmisti. bastan sona hic kacirmadan seyrettigim ilk dunya kupasiydi, heyecan firtinasi maclar vardi. avrupadakiler izlesin diye, gunduz maclarina sahne olmustu. ilk turun yildizi ilk kez katilan ve uruguay'i 6-1 ile surklase eden sepp piontek'in calistirdigi elkjaer larsen, morten olsen'li danimarka, macarlari 6-0 ile madara eden sscb ve zorlu f grubundan lider olarak cikan (rakipleri ingiltere,polonya ve portekiz'di) fas idi. fakat ikinci turda uc takim da elendi. danimarka rezalet oynadigi macta, butragueno'nun 4 golu ile ispanya'ya 5-1, sscb, isvecli hakemin gazabina ugrayarak belcika'ya 4-3, fas ise matthaeus'un son dakika frikik goluyle bati almanya'ya maglup olarak elendiler. (ilk tur maclari sonunda, mahalle arasinda cocuklar arasi muhabbette, herkesin maradona derken, benim "maradona'yi birakin, elkjaer larsen'e bakin" deyisim, ta o zamandan bir spor elestirmeni olamayacagimi gosteriyormus.)
    grup maclarindan sonra kupa, arjantin ve maradona sov olarak gecti. maradona, ceyrek finalde ingiltere'ye 2 unutulmaz gol atti, yari finalde bu defa pfaff'i iki kez avlayip takimini finale cikardi. finalde de son dakikalarda burruchaga'ya neredeyse gormeden verdigi pasla, gol yolunu acti ve takimini sampiyon yapti. en guzel goller olarak maradona'nin ingiltere'ye attigi ikinci golun yanisira meksika'li negrete'nin bulgaristan'a attigi nefis vole golu de unutulmaz.
  • meksika dalgasının doğduğu futbol organizasyonu. ancak bu dalganın bıyıklı amcanın birinin kucağına nescafeyi döküvermesi sonucu yanlışlıkla ortaya çıktığı nestle firması tarafından yıllar sonra bir reklam aracılığıyla deklare edilmiştir tüm dünyaya
    (bkz: reklamları gerçek sanmak)
  • maradonanın orta sahadan tek başına topu götürüp ingiltere ye gol attığı dünya kupası.
  • tum bilincimle izledigim ikinci dunya kupasidir.maradonanin ingiltereye eliyle attigi golu "tanrinin eli" diye nitelemesi ne de dogrudur.zaten ilahimizin ingiltereye ve belcikaya toplamda 30-35 kisiyi ipe dizerek attigi gollerden sonra futbol adina denecek ne kalmistir?
  • maç başına ortalama izleyici sayısı 42.010 olarak gerçekleşmiştir.