şükela:  tümü | bugün
  • naim suleymanoglu'nun turkiye adina yaristigi ve silkme, koparma ve toplamda tam bes dunya ve olimpiyat rekoru kirarak altin madalyali olimpiyat sampiyonu oldugu spor organizasyonudur.
    sergei bubka vardi bir de; dunyaca meshur sirikla ucan adam lakapli. ben de seyirci idim o yillarda. dedem kore gazisi oldugu icin ayiptir soylemesi. usenmeden inip vardim yanina; "baba sen aslinda daha iyisini yapar gibisin, var o potansiyel sen de", dedim; "aslinda su an atladigimi 10 santim uzerini atlayabiliyorum ama rekor parasini almak icin birer santim yukselterek atliyorum her seferinde; malum, olimpiyat komitesi kirilan her rekor icin ayri bir odeme yapiyor, keriz miyim lan ben! ", demis idi. vay uyanik vay diyerek ses hizinda bi pike yapmistim yanindan, pike cekmek yasak degildi o yillarda...
  • naim suleymanoglu agirliginin uc katini kaldirmisti ve 2000 sydneyde sifir cekene kadar bir nevi ambargo uygulamisti rakiplerine.
  • meşhur 100 m. yarışı da bu olimpiyatlardaydı galiba.
    carl lewisle ben johnson çekişiyorlardı. ben johnson kazanmıştı, lakin doping yaptığı ortaya çıkmıştı.
  • organizasyonun maskotu hodori olan olimpiyat.

    hodorinin resmini merak edenler için buyrun linki

    http://en.beijing2008.com/…4/article211987407.shtml
  • olimpiyat oyunları açılışı seul saati ile sabah 10'da yapılmış olduğu için gece 3 veya 4'te izlemek için saati kurarak uyanan 7 yaşında bir çocuk olarak trt'nin başına geçtiğimi hatırladığım olimpiyat...
    ilk izlediğim olimpiyat olarak ayrı bir severim seul'ü

    http://www.youtube.com/watch?v=7u6xlfr_c88
    bu arada olimpiyat açılışının gündüz yapıldığı son olimpiyattır...
    1992 barcelona olimpiyatları'dan itibaren açılışlar en azından akşamüstü başlamış ve gece tamamlanmıştır...
  • açılış seromonisinde olimpiyat meşalesi yakıldığı anda, törenin başında barış marış hesabına salınan ve fakat yanmayan meşalenin içine giren güvercinler, meşalenin aniden tutuşmasıyla kızartma olmuşlardır.
  • şu şekilde biten organizasyon:

    sovyetler birliği 132 madalya
    doğu almanya 102 madalya
    abd 94 madalya
    güney kore 33 madalya
    batı almanya 40 madalya
  • açılış töreninin başında salınan barış sembolü beyaz güvercinlerin uçarak olimpiyat meşalesinin yakılacağı platforma konması ve daha sonra izleyenlerin gözleri önünde ateşe verilerek yakıldığı ilk olimpiyattır.

    olayın tekrarının yaşanmaması için 1992 barcelona olimpiyatları'nda güvercinler, meşale yakılmadan saatler önce salınmıştı. 1994 lillehammer kış olimpiyatları'nda kullanılan balon güvercinlerin yerini 1996 atlanta olimpiyatları’nda kağıt olanlar almıştır.
  • trt'nin türk milletine yaptığı gelmiş geçmiş en büyük ekran işkencesidir.

    öyle sanıyorum ki trt, 1984 yılındaki los angeles olimpiyatlarını canlı yayınlayamamıştı. belki de yayınlamıştır ama ben yaşımdan dolayı hatırlamıyorumdur.

    bütün olimpiyat oyunlarının 1 ay kadar sürdüğünü öğrendiğimde aklıma bu olimpiyatlar gelmişti. mantığım almamıştı. çünkü bu olimpiyatlar bana 2 yıl sürmüş gibi gelmişti.

    o zamanlar zaman böyle çabuk geçmiyordu. zaten böyle zaman geçirgeçler de yoktu. tek varlığımız trt idi. o da "bu millet neyi sevmez" araştırması yapıp, en sevmediği şeyi bulduktan sonra onu yayınlıyordu.

    aranızdan "pazar konseri daha büyük ızdıraptı" diyenleri duyar gibiyim ama pazar konserinin en azından bir süresi vardı ve sike sike bitiyordu. o süre boyunca dışarı çıkınca katlanmak zorunda kalmıyorduk.

    1988 seul işkencesi yüzünden, kayak yarışının tiplerini bile öğrenmek zorunda kalmıştık. yok slalom, yok bilmemne...

    aslında bir türk olarak artistik patinaj, atletizm, döne döne havuza atlama gibi, genç kızların mayo ve mini etek tarzı kıyafetlerle yaptığı sporlara ilgi duymalıydım ama yine yaş itibariyle olmalı bu faydasından da nasiplenemedim.

    sabah gülle, öğlen yüksek atlama, akşam slalom... bitmek bilmedi. bitsin de tv'de belki güzel bir şeyler izleme ihtimalimiz olsun istiyordum ama hayallerim hep kırılıyordu.

    işte şimdi de olimpiyatlar oluyor, şimdi de tv'ler veriyor. izleyen kişi sayısıyla haydar baş'a oy veren sayısı başa baş yarışıyor. kimse izlemiyor. yukarıda bir tanesi yazmış: "7 yaşında bir çocuk olarak açılışını izlemek için geceyarısı uyanıp trt'nin başına geçtim". bitene kadar kalkmamışsındır belki :)

    yıllardan 1993'lere geldiğimizde, hıncal uluç'un ne bildiğini çok merak eder olmuştum. her konuya ilişkin konuşuyordu. belki de olimpiyatlar da o ya da onun gibi türk milletiyle ilgi ve alakası olmayan, "gelene ağam, gidene paşam" demiyormuş gibi görünen, ama pardon filminde cezaevi müdürüne yalaklanan aha şurada görünen yardımcısından bile daha beter yalaka olan kesim izlesin diye yayınlanıyordu.

    trt o dönemler halktan uzak olduğu kadar kendine de uzaktı. spikerler telefonla bağlanıyordu.

    ince ve anlaşılmayan ses, ne kendisinin ne de bizim anlamadığımız spor branşlarını anlatmaya çalışıyordu. tahminim o ki her yayından önce, yayının yapılacağı spor branşına ilişkin kitapçık da önünde duruyordur. beyefendi kitapçıktan öğrenecek, telefonla bağlanacak, müsabaka başlayacak, bize anlatacak...

    senin sporcularının katıldığı branşlar belli, iddiali oldukları belli. nasim süleymanoğlu çıktığında yayına gir, bitince yayından çık. ya da olmadı, bir halter bilirkişisi bul, bu başarıyı bize anlattır. naim'in anne babasını, batı trakya'daki akrabalarını canlı yayına al ama nedir slalom, kayak... bir şey mi ima ediyorsun gavat ?

    o olimpiyatların komple yayınlanmasında emeği geçen herkese küfretmek istiyorum. zira onlar küfürden öte gidip, bütün bir millete o küfürleri uyguladılar.
  • tüm türkiye için tabii ki naim süleymanoğlu idi.

    seul'deki oyunlardan aklımda kalan bir diğer şey bir güreşçimizin bronz madalya maçında hakemler tarafından doğranarak g. koreli rakibine mağlup olmasıydı. uzunca bir süre korelilerden nefret etmiştim.