şükela:  tümü | bugün
  • gümrü depremi olarak da adlandırılan spitak depremi, o tarihte sovyetler birliği bünyesinde bulunan ermenistan'ın spitak bölgesinde 7 aralık 1988 günü yerel saatle 11:41 (utc itibariyle 07:41)'de meydana gelen 7.2 büyüklüğünde bir sarsıntıdır. yaklaşık 20.000 kişi bu depremde hayatını kaybetmiştir.

    http://tr.wikipedia.org/wiki/1988_spitak_depremi

    charles aznavour'un girişimleriyle bazı fransız sanatçılar, bu deprem sonrasında destek amacıyla pour toi armenie şarkısını kaydetmişlerdir.

    https://www.youtube.com/watch?v=kwgrh3s0-8y
  • ekonomik olarak zaten zorda olan sovyetler birliğinin yıkılışını hızlandıran bir diğer olaydır. bu deprem sonrası sovyetler tarihinde ilk kez yabancı kurtarma ekiplerinden yardım alınmıştır.
    hakkında birçok komplo teorisi üretilmesine karşın henüz ispatlanamamıştır.
  • 7 aralık 1988 tarihinde ermenistan’ın spitak bölgesinde yaşanan, richter ölçülüğüne göre merkez üssünde 10 büyüklüğünde meydan gelen deprem. yaklaşık 1 milyon nüfusu olan ermenistan’ın %40’ını etkileyip 3 bin kilometre karesi kapsamış ve afet bölgesinde 21 şehir ve ilçe, 342 köy hasar görmüş. bunun sonucunda yaklaşık 500 bin kişi evsiz kalmış. bu depremin bir özeliği de deprem sonrası normal yaşama dönüş için destek vermeyi öneren yabancı yardım ekiplerinin ülkeye girmelerine izin verilmesi yani sovyetler birliği tarihinde kurtarma çalışmalar yabancı ülke ekiplerinin ilk kez katılması anlamına gelmesiydi o sırda başka bir ülkde bulunan gorbachev de gezisini yarıda keserek depremin etkilendiği ermenistan’a geldi.

    spitak depremi yüzünden hayatını kaybeden ermenilerin anısına yakın geçmişte vefat eden ermeni kökenli fransız sanatçı charles aznavour yazdığı ''senin için ermenistan'' şarkısını 87 fransız şarkıcıyı bir araya getirerek birlikte şarkıyı söylemiştir.
    senin için ermenistan

    depremden etkilenlere yardım amacıyla rock müziğin önde gelen isimleri tarafından rock aid armenia albümü çıkarılmıştır. pink floyd, queen, rush, deep purple, black sabbath, yes, ıron maiden vs aralarında bulunduğu şampiyon ligi gibi ekip. özelikle smoke on the water efsane olmuş.
    smoke on the water
  • hatırlanması ve ders alınması gereken deprem faciasıdır. 11 yıl sonra olan 17 ağustos 1999 gölcük depremi ile kıyasladığınızda ortaya iç karartıcı bir tablo çıkıyor maalesef. anadolu şehirlerinden kamyonlara doluşup yağmaya gelenler, enkazdan sağ kurtulan kadınlara tecavüz edenler, çocuk kaçıranlar, cesetlerin alyanslarını almak için parmaklarını kesenler, her tür iğrençlik yaşandı. deprem mağdurlarından bir çoğu bunlara şahittir, ben deprem olduğunda yurtdışında idim ama eşten dosttan epey vaka dinledim.

    spitak depreminde sovyet yetkililer hem böyle olayları önlemek için, hem de gelen yardım araçlarının yolunun tıkanmaması için depremden hasar gören bölgelere giriş çıkışları sıkı kontrol altına almış ve panik halindeki halkı sakinleştirmek için ellerinden geleni yapmışlar. şurada insani tarafını anlattım, olay yerinde çekilmiş efsane belgesel videosu da var: (bkz: devlet adamı/@sorg) ibret alınası gerçekten. aslında spitak depremiyle ilgili elimde uzun belgesel videoları var ama onları elden geçirmeye vaktim olmadı.

    devrin sscb başbakanı nikolay ivanoviç rıjkov yardımcısıyla birlikte afet bölgesinde 2 ay kalmış ve her şeyi bizzat organize etmiş. moskova'dan afet bölgesine giderken yolda çin ve meksika'da olan deprem facialarının raporlarını okuyup crush sendromu ve yardım dağıtımı, yol açma vs. gibi konularda ortaya çıkan sorunlar konusunda bilgi edinmiş, enkazdan mümkün olduğu kadar çok kişinin sağ kurtarılması ve yaralı kurtulanlara en kısa zamanda tıbbi müdahale yapılmasına öncelik verip bütün imkanları seferber etmiş. askeri helikopterlerle inceleme yapıp yardım konvoylarının geçeceği kara ve demiryolu güzergahlarını tespit edip haritasını çıkarmışlar, bunların derhal enkazdan temizlenilip açılmasına öncelik verilmiş. sscb'nin bütün imkanlarını seferber etmiş derken gerçekten bütün imkanları kastediyorum, buna kgb de dahil.

    kara ve havayolu ile gelecek yardımlar ve bunların afet bölgesine ulaştırılıp dağıtımının düzgün yapılması, gıda ve çadır dağıtımında sorun çıkmaması için izdihama karşı önlem, aklınıza ne gelirse başbakan rıjkov afet bölgesine gittiği ilk günden itibaren hepsini bizzat organize etmiş, başında durmuş. daha önce böyle bir facia olmadığından kimse ne yapacağını bilmiyormuş. kendisinde fotografik hafıza olduğundan büyük depremler konusunda bir araba analiz raporunu uçakta okuyup onlardan edindiği bilgiler ışığında herkese rehberlik yapmış.

    orduyu derhal olay yerine sevketmiş, acil durum müdahalesi ve arama kurtarma koordinasyonunu çernobil faciasında radyoaktif atık temizlemekle görevli birliklere komuta etmiş olan general tarakanov'a havale etmiş. bunların videoları da var hep, sovyetler arşiv manyağı olduğundan her şeyi kayıt altına alma adetleri vardı. o zaman drone teknolojisi falan yok, kgb ajanları kol gezip her şeyi filme almış. yapılan bütün işlerin raporları falan hepsi var. her biri birer ders niteliğinde, vaktim olsa da tasnif edip altyazı yapsam.

    rıjkov baba burada kelimenin tam anlamıyla destan yazdığı için aradan 30 yıl geçmesine, kuşak değişmesine rağmen onun orada yaptıklarını asla unutmamışlar ve resmen tapıyorlar. ermenistan'a gittiğinde kral muamelesi görüyor. bir de bizim 17 ağustos depreminde olanları duysalar amcamı direkman aziz ilan edip secde ederler herhalde.
  • 1999-2001 yıllarında yapılmış spitak konulu tv programlarını derleyip youtube'a attım. bunlardan sonuncusu daha önce youtube'da yayınlanmamış, hiç biri tercüme edilmemiş. spitak depreminde harap olan şehirlerin yetkilileri, ailesini çoluk çocuğunu kaybetmiş depremzedeler, sovyetler birliği'nin dört bir yanından kalkıp afet bölgesine giden doktorlar ve teknisyenler, çernobil'de radyoaktif atık temizleyen birliklerin komutanı general tarakanov gibi şahsiyetler gördüklerini, yaşadıklarını anlatıyor. baş konuk olarak da devrin başbakanı olan, afet bölgesinde 2 ay gecesini gündüzüne katıp binlerce hayat kurtaran nikolay ivanoviç rıjkov davet ediliyor. depremzedelerin ona gösterdiği minnet göz yaşartıcı.

    haritadan silinen şehrin 1. parti sekreterinin ilk saatleri anlattığı bir kısım korku filmi gibi, erivan'da imiş, deprem olunca telefona sarılıp spitak'ta müdürü olduğu fabrikayı, komünist parti merkezini aramaya girişmiş ama hatlar hep kesikmiş. diğer bir yetkili de çalışan tek telefon hattının kgb'de olduğunu, bütün hatlar deprem yüzünden kesilince kgb binasına koştuklarını anlatıyor. (daha bir sürü şey anlatıyor...)

    depremden önce görülen tuhaf iklim olayını hem şehrin yetkililerinden biri, hem de depremzede vatandaş anlatıyor. sonuncu programdaki sunucu can alıcı sorular soruyor. afet bölgesinden korkunç görüntüler gösteriyorlar arada.

    ingilizce altyazı var, türkçe yapmakla uğraşamadım talep olursa bakarız. ya da biriniz yapıverin artık.

    https://youtu.be/lsjs2qfrlec
  • araştırmacı mikayel gregor melkumyan'a göre bina tasarımları ve inşaat kalitesizliğinin afetin büyüklüğündeki en önemli etken olduğu deprem. kars vilayetinde de hissedilmiş ve 546 binanın hasar görmesine sebep olmuştur.

    bölgede daha önce olan depremler
    1679 7.0
    1827 6.5
    1840 7.4
    1893 6.5
    1937 4.7
    1972 6.5
  • deprem felaketini izleyen ilk haftayı anlatan 1989 sovyet yapımı bir belgesel vardı, kıyıda köşede kalmış, son derece kıymetli bir tarihi belge olmasına rağmen hiçbir dile çevirilmemiş. ben tarih didiklemeye meraklı olduğumdan bunu gömülmüş olduğu tozlu youtube dehlizlerinden çıkardım, hem ingilizceye hem türkçeye çevirdim. amme hizmeti olarak sizlerle paylaşıyorum. beklenen büyük istanbul depremi geldiğinde binaları deprem yönetmeliğine uygun olmayan eski semtler, suriçi gibi yerler ne hale gelecek görmek istiyorsanız açın izleyin.

    videoda spitak, leninakan (gümrü) ve kirovakan(vanadzor) şehirlerini neredeyse haritadan silen korkunç deprem felaketinin ilk haftasında afet bölgesinde yapılan kayıtlar ve birkaç da kısa röportaj yeralıyor. konuşma olan kısımları az, daha çok olay yeri görüntüleri var. gerçekten korkunç ve yürek paralayan görüntüler, akıbeti meçhul olan kızlarını arayan anne, babasıyla ninesinin enkazdan zorla ayırdığı 'annem nerede' diye ağlayan ufacık çocuk, ağıt yakan analar babalar, dul kalan eşler, dağlar gibi yığılmış tabutlar...
    çok acıklı.

    arada son derece etkileyici sekanslar var. bir tanesinde (38:00) o tarihte sscb'nin başında olan gorbaçov lütfedip taş üstünde taş kalmayan afet bölgesine gelmiş, car car konuşuyor vaatler sıralıyor. 2.5 milyon metrekare ev yapacağız, 5 milyar ruble değerinde sanayiyi yeniden inşa edeceğiz.... insanların ailesi, çocukları ölmüş, her şeylerini kaybetmişler, adam o kadar ruhsuz ve empati yoksunu ki teselli etmek aklına gelmiyor, robot gibi rakam sıralıyor. hemen yanında duran başbakan rıjkov'a * zoom yapıyor kamera, oradaki bütün deprem mağdurlarının acısı, kederi yüzünden aynen okunuyor. o yüz ifadesi, bütün bir milletin acısını taşıyan hüzünlü bakışları hafızama temelli olarak kazınmış durumda, gözümün önünden gitmiyor. (rıjkov reisin depremden de bahsettiği, daha başka afet bölgesi sahneleri olan uzunca bir belgesel-röportaj videosu var burada (bkz: #100867205))

    haritadan silinen spitak şehrinin deprem olduğu sırada terfi işlemleri için erivan'da bulunan komünist parti 1. sekreteri norik muradyan'la bir röportaj yapıyorlar, ailesinin ve mesai arkadaşlarının yanında sokakta selamlaştığı tanıdıklara, mahallenin çocuklarına kadar kimi tanıyorsa hepsini kaybetmiş. gözyaşları içinde anlatıyor. adamın resmen dünyası yıkılmış, hayatı parça pincik olmuş. daha sonraki kısımlarda kendi acısını kenara koyup orada arama kurtarma ekiplerinin organizasyonuyla, enkazlardan insan kurtarma çalışmalarıyla uğraşıyor. gerçekten çok etkileyici, dokunaklı ve aynı zamanda ders çıkarılması gereken sahneler var.

    ingilizce ve türkçe altyazı mevcut, hangisi uyarsa: https://www.youtube.com/watch?v=uzxivrjsss4

    spitak faciasıyla ilgili elimde daha başka videolar var, onları çevirdikçe burada ekleyeceğim.
  • deprem icin yardima giden 78 azerbaycan turku gonullu de ucagin dusmesi nedeniyle ölmüsler.
    ucagin neden dustugu hala bilinmiyormus.
    (bkz: il-76)

    sonunda wikipedia acildi da baska baska dillerden bilgi okuyabiliyoruz.
    bazi basliklarda azeri turkcesi daha dolu olabiliyor.