şükela:  tümü | bugün
  • hani avrupa'da insanların birbirini yediği, vebadan ortalığın kırıldığı, her türlü abukluğun yaşandığı bir dönem vardır. ortaçağ'ın ilk dönemlerine denk gelir. zaten haçlı seferlerine de sebebiyet vermiştir bu dönem. bu döneme karanlık çağ denir literatürde.

    işte cehape zihniyetinin istanbul'u, bu güzel ya şehr-i istanbul'umuzu idare edemediği 1989-1994 arası istanbul'da yaşanan karanlık dönem de bu avrupa'nın karanlık çağına benzer. artık o dönem, yani 1989 yılında yapılan ve o zamanki sehape zihniyetinin -nasıl olduysa?- kazandığı seçimlerde maalesef halkımız öylesine bir akıl tutulmasına maruz kalmış ki, hiçbir işi beceremeyeceği daha baştan belli o yönetimi iş başına getirmiş. işte o yıllar arasında istanbul'umuzda her türlü yönetim beceriksizliğini yaşayarak öğrenmiştik.

    bilhassa susuzluk dolayısıyla milyonlarca insanımız kadınıyla erkeğiyle cünup gezmek zorunda kalmıştır. düşününüz, bir belediye yönetimi ki, insanların asgari hijyen koşullarını bile sağlamaktan uzak. her taraf çöplerle dolmuş. temizlik işçileri maaşını alamadığı için allah'ın günü grevde. işte o anlayışın temizliğe verdiği önem bu kadar. iett şöförleri hakeza gene devamlı grevde. okula gideceksin gidemiyorsun, işe gideceksin gidemiyorsun. tüm vatandaş perişan.

    sonra allahın bize bir lütfu olarak sayın başbakanım recep tayyip erdoğan bey ve ekibi geldi. martın 27'siydi sanıyorum, 1994. inanın o geldikten sonra her gün gürül gürül yağmur yağıyordu. bereketiyle beraber gelmişti o zamanki başkanım, şimdiki sayın başbakanım. o geldikten sonra ulaşımda her türlü, ama her türlü kolaylıklar sağlandı, o geldikten sonra hiç susuz kalmadık. allah razi olsun sayın başbakanım. allah sizi başımızdan eksik etmesin.
  • bir pazartesi sabahı istanbul'un üzerinde ampülün yanmasıyla sonu gelen karanlık. yok len karıştırdım o zaman böyle hilalin içinden başak mı ne çıkıyordu nur ve ışık kaynağı olarak.
  • süp-per zekice bir hiciv ve kara mizah denemesinin adı, ismi, tanındığı namı. "akepe'yi ('ak parti' değil) "başbakanı seven çocuk" üslubuyla övüp 'hz. başbakan' ayaklarına yatayım, trol müyüm kukla kullanıcı hesabı kinayebaz mıyım anlaşılmayan bir takım cinlikler yapayım, hesapta çok zeki olduğumu kanıtlayayım" gibi acaip kıvrak bir takım emeller sonucu kaleme alınmış bir eserdir. yoksa, hem bir "login" ekranını kullanabilecek kapasitede, hem de akepe yönetiminin süper bir şey olduğunu düşünebilecek gerçek bir insan yoktur.

    zaten feylule'den beri her iki ayda bir çıkmıyor böyle parlak zekalar, biz de ondan çok gülüyoruz (bkz: aferin çok iyi düşünmüşsün).
  • müzikseverler açısından karanlığı muğlak bir dönemdi. bilakis gayet renkliydi, özellikle 93 yılı.

    guns geldi, metallica geldi, bon jovi geldi, madonna geldi, michael jackson geldi... hepsi en iyi dönemlerinde geldi. istanbul'u aydınlattılar diye bakabiliriz tabi.

    o yüzdendir ki çoğu müzisyen, müziksever hala chp'li ehah
  • ilerde çıkabilecek bir kitaba uygun isim.

    arka sayfa: erdoğan'ın nelerle uğraştığını anlatmadığı, karanlıktaki dönemi.

    http://rte.gen.tr/…tayyip-erdogan-ozgecmis_313.html
  • 1994 sonrasına nazaran aydınlık kalan dönem
  • (bkz: #15680853)
  • benzer şeyleri bir daha yazmaya üşendim.zamanında burada yazmışım.

    (bkz: #15306468)
  • nurettin sözen'in istanbul'a shp'den belediye başkanı seçildiği döneme denk gelir. susuzluk, yağmur bombaları ve emel sayın'dan yağdır mevlam su şarkısını dinlemek, sokaklarda yürüyebilmek için çöp tepelerini aşmak zorunda olmak, çamaşır yıkamak ve su depolamak için ev hanımlarının gece yarısı nöbeti tutması, çocukların camilerden ya da tulumbadan çekilmiş suları evlere taşımaları, iski skandalının her gün ortaya çıkan yeni haberlerle yavaş yavaş yaşadığımız yoksunluğu yüzümüze vurması bu döneme ait akıllarda kalan başlıca hatıralar arasındadır.