şükela:  tümü | bugün
  • depremle gelen, önce deprem vergisi olarak bilinen "özel işlem ve özel iletişim vergileri" getirdiler. "geçici, yaralar sarılana kadar" dediler, sonra o vergileri depremin yaralarını sarmak yerine borca harca harcadılar, vergiler tatlı gelince adalet ve kalkınma partisi hükümetleri geçici vergilerin süresini 2 defa uzattı, sonra da bu vergileri sürekli kıldı. *

    oysa 1999 depreminden önce kdv vardı. 80'lerde, 90'larda okullarda öğretilir, tv'lerde vergi kutsaldır reklamları döner, herkesin fiş alması, vergisini vermesi için toplumsal bir bilinç oluşturulurdu. vergi iadesi diye bir şey vardı. çoluk çocuk fişleri vergi beyannamesine doldurur, ailelerinden üç beş lira harçlık alırdı.

    sonuç olarak, deprem binlerce insanın hayatına mal oldu, yüzbinlerce insan mağdur oldu, milyonlarca insanın psikolojisi bozuldu ve tüm türkiye bu yükü çekerken, şimdi depremin yarattığı vergiler insanların hayatını çekilmez kılıyor.

    şimdi herkes vergi vermemenin bir yolunu arar oldu. birçok kişi vergi kaçırırken bunlara sürekli aflar çıkartıldı, vergisi peşin peşin kesilen işçi, memur, çalışan da ülkenin tüm yükünü çeker hale geldi.

    dolar milyarderleri aile üyeleri lamborghini'lerinin vergisini vermemek için türlü imkanlardan yararlanıyor, sadece zenginlerin alabileceği ve yandaşların ithal ettiği bazı ürünler vergisiz satılıyor, iş adamları sıfır vergi verip bir şekilde uzlaşma adı altında özel vergi aflarına uğruyor, spor kulüplerini yönetenler hiçbir sorumluluk almadan vergi kaçırıp, millet ekmeğine kadar vergi verirken vergi aflarıyla affediliyor... liste uzar gider.

    1999 depremi sadece canımızı, malımızı değil, yaşarken hayatımızın da elimizden alınmasına sebep oldu ve kimse de bunu değiştirmek için bir şey yapmıyor, bir şey vaat etmiyor. yazık.