şükela:  tümü | bugün
155 entry daha
  • tanım : ülkede adaletin tesisinde rol alacak gençlerin, aynı adalet değirmeninde öğütülmesi.

    doktorun kendi çalıştığı hastanede muayene olması gibi, aşçının çalıştığı restoranda yemek yemesi gibi. öyle "öğütmek" dedim diye çok da gözünüzde büyütmeyin. evet aranızda hakkı yenenler var ve bu asla küçümsenecek bir şey değil ancak o değirmende bir hiç uğruna un olanlar da var. bunu da hatırda tutmak gerek.

    bu tecrübe, yani mevcut adalet sistemini, avukatlık gibi bi kuvöz içinden değil de direk temas ederek tecrübe etmek, üstelik bu genç yaşta, bence oldukça faydalı. yani zamanla çok faydasını görürsünüz. * durumun vahametini kısmen de olsa anlar ve ona göre gayret gösterirsiniz, tabi buna niyetiniz ve gücünüz varsa.

    bir de çoğu kişinin dert yandığı bir iki konu var, bana garip gelen. mesela;

    1) konuyu siyasete çekmek ya da tek bir partiye indirgemek. kolaya kaçmak demek bu. bu ülkede kurulmuş veya kurulacak olan hiç bir siyasi partiyi savunacak değilim. ancak bu torpil savaşında liyakat ilk kez ezilmiyor. evet bu dönemde çok daha açıktan yürütülür oldu çünkü şimdiki iktidar, cumhuriyet tarihinin en güçlü siyasi iktidarı ve eskiden beri yapılmakta olanı kendi gücü nispetinde yapıyor. hepsi bu.

    2) bütün günahı "mülakat" sisteminde aramak. bu ülkede sınav sorularını çalan örgütler olmadı mı? yarın yine çalınabilir. sırf soru çalma meselesi de değil. genel olarak ülkede adaleti emanet edeceğiniz kişileri sadece yazılı sınavda daha çok doğru şık işaretlemelerine göre seçmek de mantıklı bi çözüm değil.

    3) kabul alan herkesi yaftalamak. evet durum iç açıcı değil ancak şükür ki hala ahlaklı, idealist, iş bilen hukukçular da var hakim ve savcı olarak görev yapan. kendi öz yeğeni torpil istedi diye kapısından kovan komisyon üyesi de var mesela. sayıları görece az ancak sıfır değil. zaten ülke onların gayreti ile ayakta duruyor.

    demem o ki sadece 1 ya da 0 olarak değerlendirilemeyecek kadar girift bi konu. yaşadığı haklı hayal kırıklığını atlatamayacak naif kardeşlerimiz için de maalesef fazla çetin.

    sonuç olarak; "ben kadro, garanti maaş ile tatlı canımı yormadan rahatıma bakmak istiyorum" diyerek hazırlandıysanız eğer; olmaması iyi olmuş, zaten sizden epey var devlette eksikliğiniz hissedilmez.

    yok kişisel bir hedef, hayal idiyse; yine kaybetmiş sayılmazsınız çünkü hakkını vererek hakim/savcılık yapmak, vatan aşkı gözünüzü kör etmediyse çekilecek dert değil.

    ama adalet için hizmet etmek isteyen, bütün kusurlarına rağmen vatanını seven biriyseniz ve bu iş olmadıysa, silkinip yeniden mücadele etmekten başka seçeneğiniz yok. bi koldan olmazsa bir diğer koldan..
  • halen bir şekilde yumuşatılmaya çalışılan rezalet ve kepazeliktir madem öyle biraz özel berkecan üniversitesi mezunu düşük puan aldığı halde parti ilçe teşkilatında dayısı olan tipler "öğütülsün".
  • hala bu tip alımlara referansı olmadan başvurup bir de başarılı olacağını umut edenleri gördükçe beni şaşırtan durumlar topluluğudur.
  • hala referans adı altındaki torpili normal görenleri benimseyenleri görünce beni şaşırtan durumlar topluluğu.
  • devleti babasının tapulu malı sanan tiplerin referans dağıttığı rezillikler silsilesi. kimi gelir utanmadan benim tanıdığımın bakanlıktan referansı vardı tabiki o alınacak der. size de bu ülkede en basit şey için hakkınız için savaşmak gerekliliği kalır.

    herkes yaptı diyerek haksızlığı meşrulaştırıp sonuna kadar sömürmeyi hak gören bir siyasi anlayış var.
  • reklam kokan bir başlık.
  • adalete hiç güvenmedim bu ülkede.
    zaten o yazıdan da hep iğrendim, adalet mülkün temelidir.
    mülkü ve mülk sahibini koruyan, kollayan bir sistem.
    haklıyı, mağduru hele hele hem mülkü olmayan hem de mağduru kim savunacak ?
    şehir hastanelerinden 10 kat fazla sayıda ceza evi inşaatı devam ediyor.
    ama hala tecavüzcüler, hırsızlar dışarıda.
    emin olun, tanıdığınız, nüfuzunuz olmadan hiç bir suç işleyemezsiniz.
    o yüzden onlara hiç bir şey olmuyor ve hapse girmiyorlar.
    hamile kadınla eşine travmanın babasını yaşatanlar ülkede adaletin simgesi olsun bence.
    adaletin terazisinin kefesine bir tepsi baklava koyalım gitsin.
  • eskiden sol kesim torpil yaptiginda " dinsiz hak hukuk bilmiyorlar" diye elestiren "güya dindar kesim " solculari aratti.

    tuyu bitmemis yetim hakki yiye yiye bitiremediler. ne vicdan ne seref ne allah ne kitap tanimadan torpile sarildilar.
    buna uzuluyorum.

    benim tanisim var. cocuklugunu bilirim.
    anne hoca, aileside , yabanci uretici diye meyve suyu icmiyor, kendi imamhatip mezunu. başörtüsü sorunu var diye okulu birakti zamaninda . oyle fanatikti. sonra hukuk kazandi.

    muhtemelen( soramadim) torpille hakimlige girdi. simdi yukselmek ugruna dosya bitsinde maasim artsin diye davalari alelade bir sekilde umursamadan bitirmeye calisiyor.
    ama yazik deyince " banane ust mahkeme baksin "diyor.
    "sistem bu ben cikarima bakarım" diyor.
    hakim oldugu icin park cezalarini saviyor.
    bunlar sadece benim bildiklerim.

    yani bu boyle yaparsa baskalari ne yapar diyorum.

    aklinizi kullanin asla mahkemeye dusmemeye calisin. adalet yok.
  • bir benzeri şurada yaşanan rezillik;

    (bkz: #93480242)
  • bir khk lik canı olan parti-tarikat grubunun altın vurus yaptigi sozde sinavdir bu.
35 entry daha