şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • birinci dünya savaşından sonra artık direkt olarak işgal edilen pek toprak kalmadı. daha çok işgal edilen bölgede bir kukla rejim* kurulup o bölgeden dolaylı olarak faydalanma yolunu seçmeye başladılar çünkü böylesi hem daha az masraflıydı (çünkü almanyanın yarısını kontrol altında tutmak için orada ciddi bir güç bulundurmanız gerekir), hem abd öncülüğündeki uluslararası kamuoyu artık buna sıcak bakmıyordu (wilson prensipleri, manda-himaye geyiği), hem işgalci kimliğiniz meşruiyetinize gölge düşürecekti, hem insanların kendini özgür sanması ekonomik verimliliği artırıyordu, hem yeni bir müttefik kazanıyordunuz ve ekonomik olarak faydalanmak bir yana insan kaynağı açısından da faydalanıyordunuz, hem de en önemlisi halklar artık bir başka unsur tarafından kontrol edilemeyecek kadar milliyetçiydi. 19. yy ve 20. yy başları biraz incelenirse anlaşılabilir. biz osmanlı'dan dolayı yakından biliyoruz gerçi bu isyanları. ekonomik teşviklerle (marshall yardımları mesela) ve ülkenin yöneticilerini ve elitini memnun ederek kontrol etmek çok daha masrafsız. öyle işte. sömürü form değiştirdi sadece. bir de kültürel emperyalizm var etki aracı olarak.

    ayrıca türkiye'nin nato ve dolayısıyla abd eksenine kaymasında sovyetler'in boğazlar, kars ve ardahan'da hak iddia etmesinin yanında ekonomik yardımların da ciddi etkisi vardır. demokrat parti dönemine bakabilirsiniz detay için.

    hatta işgal edilen topraklara yenilerin eklenmek bir yana, mevcut işgal toprakları da elden çıkmaya başladı. fransa için cezayir ve hindiçin; ingiltere için hindistan ilk aklıma gelen örnekler. keza ispanya da 19. yy ve 20. yy'da çok ciddi topraklar kaybetti.

    edit: ya bir şey biliyorsanız anlatın, efendi efendi soru sorup cevap bekleyen adama niye cahil diyorsunuz? soru sorarak bilmediğini kabul etmiş zaten, ne yapsın özür mü dilesin bilmediği için? adama sallayacakların çoğu cevabı kendisi de bilmiyordur ha. çok irrite ediyorsunuz insanı nobran herifler.

    ikinci edit: evet arkadaşlar almanya ikinci dünya savaşının hemen ardından fransa - ingiltere - abd ve rusya arasında paylaştırıldı ve işgal bölgeleri kuruldu ancak bu bölgeler ülke görece normalleşene ve yeni yönetim kurulabilecek bir ortam oluşana kadar kontrol edildi. sonrasında bahsettiğim şekilde doğu ve batı almanya olarak ikiye ayrıldı.

    almanya savaş sırasında yugoslavya, yunanistan, norveç, danimarka, belçika, hollanda gibi yerleri ele geçirdi ve oralarda kukla rejimler kurmadı, bu söylenebilir, ama sanıyorum ki buna fırsat da bulamadılar, çünkü şartlar olağanüstüydü ve yukarıda bahsettiğim gibi yeni bir yönetim kurulabilecek bir ortam yoktu. almanya bunu çekoslovakya'nın paylaşımında etkin olarak yaptı ama. çekoslovakya'nın alman ağırlıklı südet bölgesini işgal ettiler*, ardından bir süre sonra çekoslovakya'nın geri kalan kısmını işgal ederek orada slovakya kukla hükümetini kurdular.

    tabi bir de vichy fransası var. orada da benzer bir uygulama vardı.

    bir arkadaş mesaj atmış, yukarıdaki bölgelerde kurulan reichskommissariat'lardan söz etmiş, doğrudur, ukrayna, belçika, polonya, hollanda gibi yerlerde kommisariatlar kuruldu ancak bunlar puppet state değil, sömürge valiliği gibiydi ve yönetenler almandı. puppet state ise yönetimin işgal edilen topraklardaki işbirlikçilere bırakılması durumu. aradaki fark o.

    https://en.wikipedia.org/wiki/reichskommissariat

    üçüncü edit: madem entry tuttu, bir başka entrymin reklamını yapayım. avrupa'nın son 500 yılına üstten bir bakış atıp kâh gülmek, kâh düşünmek mi istiyorsunuz? üç paragraftan uzun yazıları okumaya üşenmiyor musunuz? o halde bu entryme de bakınız bakınız bakınız nız nız (yankı yapan ses)

    (bkz: köri soslu tavuğun türkçe rapin doğuşuna etkisi)

    dördüncü edit: ekşişeyler'e çıkmış da insan önce bir sorar nuri bey nereleri alalım, istediğiniz özel bir sansür var mı diye. önemli yerleri almamışsınız. belki ben ekleme yapıcam, okuyanlar daha iyi sindirecek? belki haritalarla desteklicem? oturmaz ki öyle, eksik kalır, benim insanlara karşı sorumluluğum var, tüccar değilim eğitimciyim ben. yapmayın böyle şeyler. otur sıfır.

    beşinci edit: editler polis akademisi serisine döndü ama hınzırlar alınması gereken yerleri alıp içeriği düzenlemişler. üstteki tiradımı geri alıyorum.
  • 1914 almanya nüfusu 67 milyon, 1919 türkiye nüfusu 14 milyon.

    bir yanda kimsenin okuma yazma bilmediği bir memleket var, diğer yanda eğitimli nüfusun yüksek olduğu bir ülke var.

    bir tanesi kendi anavatan topraklarını kurtarmak için zar zor savaşmış ve ancak aydın bir lider sayesinde başarılı olmuş. diğeri 30 sene sonra tüm avrupa'yı titretecek kapasiteye gelmiş ama gerizekalı bir lider sebebiyle başarısız olmuş.

    işgal durumunda hangisini kontrol altında tutmak daha kolay olurdu siz hesap edin.
  • ikinci dünya savaşı sonrasında polonyanın batıya kaydırılmasından, berlin duvarından, batı ve doğu almanya'dan bihaber yazar beyanıdır.
    gorsel
    gif
  • modern almanyanin kokenini olusturan (bkz: prusya) bolgesi ortadan kalkmis daha ne olsun.
  • şu iki harika dokümanda anlatılan hikayedir. paylaşıldı geçici süre için

    https://www.youtube.com/watch?v=ddhyx6edgc4
    https://www.youtube.com/watch?v=8dqg4rna0hc
  • almanyanin ikinci dunya savaşından sonra bir olcude paylasilmadigi, toprak kaybetmedigi, zarar gormedigi dogru degildir, ancak bizle karsilastirinca irdelenmesi gereken, dikkate deger tezat bir durum var.

    1. dunya savaşından sonraki osmanli ya yapılan muamele ile almanyanin bu durumunun kiyas kabul edilmeyecegi asikardir. hatta almanyanin 1. dunya savasindan sonraki durumuna da deginmek gerekir. müttefiğimiz olarak yenilen almanya, cok agir yaptirimlar altinda kalsa da osmanli gibi tamamen parcalanarak bolusulmesi soz konusu olmamıştır.

    bu hususta tarihimiz acisindan çıkarılacak dersler vardir. bir ulusun varligi yalnizca askeri gucu ve tarihi degil ayni zamanda sosyo kulturel gucu, bilim, sanat ve dusunce alanindaki yeri ile de ilgilidir. atatürk genc turkiye cumhuriyetini bu yönden de beslemek istemis ve muasir medeniyetler sozu ile bence bunu da kastetmek istemistir. cunku tirnak icinde muasir olan medeniyetlerin yok edilmesi gundeme bile gelmemekte iken geri kaldigi dusunulen ve avrupali olmayan topluluklar uzerinde zamanin sozde medeni ulkeleri her turlu hukuksuzlugu yapmayi kendilerine hak goruyorlardi. medeniyet denilen tek disi kalmis canavar ifadesi de bence tam olarak bu konuya deginmekteydi, ve yerindeydi.

    diger yandan tarihi koken ve dil kokeni acisindan da atatürk, turk ulusunu eski anadolu medeniyetleri (sumer-hitit) ile baglantilandirmak istiyordu ki, tarihi bir tez ile de anadolunun mesru sahibi olarak taninabilelim. bu cabanin tam olarak sonuca ulaştığını soyleyemeyiz. bugun bile buradaki ulusal varligimizi sorgulayan pek cok komsumuz var. mustafa kemal atatürk un bu cabalarinin ardindaki turk varligini ve meşruiyetini kanitlama amacinin yeterince iyi anlasilmis oldugunu dusunmuyorum. bu cabalari hatali ve anakronik bir yaklasimla asiri milliyetçilik olarak algilayanlar var.

    ozetle ulusal varligin onemli teminatlarindan birinin de uluslarasi toplumda, bilimde, sanatta ve dusunsel alanda dunyaya yapılan katki oldugunu, bu tarz medeniyetlerin kolay kolay yer yüzünden silinmesinin mumkun olmadığını goruruz. bu acidan muasir medeniyetler seviyesi hedefi her seye ragmen turkiye cumhuriyeti icin gelecekte de yasamsal oneme sahip bir ongoru olmayi surdurecektir.
  • yavşak bazı arkadaşlar adamın sorduğu soruya hakaretle karşılık vermişler. ulan sizin gibi öğretmenler yüzünden hocalara soru soramadık bizi azarlayacak diye. amk adam merak ettiği bir şey sormuş sizdeki cevaba bakın.
  • 2.dünya savaşı neden çıktı ? bu sorunun cevabı bu önermeye de cevap olacaktır. alman imparatorluüu kıta'daki en büyük toprakların sahibiydi zaten. şuan ki ufacık almanya parsellenmiş, bölünmüş parçalanmış almanya zaten.
  • almanya paylaşılmıştır. fakat sonra doğu prusya toprakları hariç 2 devlet olarak kurulmasına karar verilmiştir. eğer kurulmayıp 1.dünya savaşındaki gibi almanya'ya fatura kesilseydi almanya yine palazlanıp ortalığın amına koyabilirdi. aynı boku tekrar yemek istememiş olabilirler.