şükela:  tümü | bugün soru sor
140 entry daha
  • gezi olayları gibi kendiliğinden bir halk hareketi olmayacaktır. gezi parkı eylemleri, bir-iki nokta dışında kontrol atatürkçü-vatansever-milliyetçi kesimlerin elindeydi.

    türk bayrağı ve atatürk fotoğrafları eylemlerin temel unsuruydu. oralarda bozgunculuk, yakıp yıkma, şiddet, vatan ve devlet düşmanlığı olmadı. ama bir de bu eyleme zamanla sızmaya çalışan anarşist, liberal, pkk'lı ve sahte solcu gruplar oldu. bunların amacı olayları sabote etmekti.

    "mustafa kemal'in askerleriyiz" diye yürürken, sahte solcu takımı "mustafa keser'in askerleriyiz" sloganları atıyordu.

    terör örgütü pkk başlarda eylemlere karşı tavır aldı, hükümeti destekledi. sonraları eylemleri bozmak için alanlara geldi.

    gezi'de bunu hep beraber yaşadık ve ders çıkarmamız gerek.
  • yapacağınız algıyı sikeyim.

    gezi hareketini 15 temmuzla özdeşleşen kalkışma tanımıyla eşleştirme ve algılara yerleştirme çabanızı sikeyim.
  • 2. gezi kalkışması olamaz bence. bunu değişik olaylarla gördük. darbe girişimi günü yaşananlar seçimlerde olan olaylar vs. muhalif halka karşı bir güç olduğunu gösterdi ki bu gücü oluşturan insanlar körü körüne her şeyi yapabilecek insanlar. hükumet de bunun farkında ve kullanacaktır.
    muhalif kesimde ise ülke için fedakarlık etme duygusu törpülenmiş durumda.
  • basligi acan kacmis olabilir. modlar bir zahmet el atsin, baslik hatali;

    -gezi kalkisma degil bir protesto hareketidir.
    -yasadisi orgutlerin,ajanlarin ve provakatorlerin, halkin bu protestolarina sizmasini engellemek varsa araya sizanlar ayiklamak devletin gorevidir.
    - protesto gosterilerini buyuten, asayis birimlerinin saldirgan mudahalesini yoneten en buyuk iki provakatorun (vali ve emniyet muduru) fetocu olduklari ve fetonun gudumunde bu eylemleri provoke ettikleri ortadadir. ikisi de feto mensubu olduklari icin hapistedirler.
    -devlet protesto gosterilerine sizan provaktorlerden once, kendi icine sizanlari ayiklamalidir.
    -demokratik ulkelerde protesto bir haktir, bu hak anayasamizla guvence altina alinmistir, bir protesto gosterisine kalkisma diyerek algi pesinde kosanlar kuvvetle muhtemel, bir once devletin icine sizan fetocu provakatorlerin devamidir. (basligi acan da dahil)
  • kalkışma ifadesiyle oluşturulmak istenen bilinç tutmaz gençler. he ben sana olacağı söyleyim, kimse bu saatten sonra sokağa çıkmaz. bunu akp ölümüne istese de kimse çıkmaz, çıkamaz. olacak şu, millette siyasal islamın tükenmiş yemi etrafında dolanacak hal dahi kalmadığı için topyekün dibi göreceğiz. akp her mevzi kaybedişinde yediği ve yedirdiği boklar daha da ortaya çıkacak. torunlarımıza kadar girecek bir ekonomik bedeller zinciriyle devam ettiği için bu mevzi kaybetme katlanarak büyüyecek ve çöküş sandığımızdan bile hızlı olacak. işte o zaman mesela türban, artık tartışılacak bir şey olmaktan çıkacağı gibi kitlelerin nefret objesi haline gelecek. ülkenin birkaç kuşağı pompalanan cehaletin ve on beş yıl içinde gerçekleşen talanın bedelini çok ağır ödeyeceği için siyasal islam simgeleriyle birlikte on yıllarca sinecek.

    ha bu iyi mi değil, otuz kırk yıl da karşı tarafın haramilik devri başlayacak. klasik türkiye tarihi...
  • gezi eylemleri bir kalkışma değil, halk hareketi olduğu için ikincisi falan olmayacaktır.

    ha gezi eylemleri'nin ikincisi olur mu derseniz, halkın sabrının taştığı noktada ne olacağı hiç belli olmaz.

    edit: "bu herif ne diyor?" diyenler için, bu entry "2. gezi parkı kalkışması olabilir mi" başlığından taşındı.
  • ekonomi kötü, türban silahının mermisi bitti, ak parti yeni birşey sunamıyoru zira kısır adamların döngüsüne mahkum kaldı.
    yerel seçimler de yaklaşıyor. tabi kalbine kuran giren mümin insanlarımız senelik 35 milyar dolarlık bir ödenek harcayan istanbul'u ve ankara'yı kaybetmek istemeyecektir ama inancını sömüreceği kitleye karşı mağduriyet ile oy kotarmak şansı da kalmadı.

    herhalde ne yapalım diye düşündüler. önce akıllarına bir zamanların altın yumurtlayan tavuğu türbanın tsk'da kullanılmaması ile ilgili içtihat geldi. bugün yeniden gezi olur mu tartışmaları da peşine eklendi. eski mağduriyetler kaşınarak "bakın biz gidersek başınız belaya girer" mesajı verilme çabası ile seçime girmek istiyorlar.

    bu oyuna gelmeyin..
  • temel unsur turk bayraklariymis. he yavrum biz taksim meydaninda baska bir seyin icindeydik.
    gezinin fitilini atesleyen adam sirri sureyya, gezi parkini polisle kafa kafaya catisarak ele gecirenler de sessiz harf kombinasyonlu filamalar tasiyan sol orgutler.
    ataturk bayragi kadar, apo, pkk, yasadisi sol orgut bayragi vardi gezide.
  • şu an türkiye'nin güncel ruh halinin reyhanlı patlaması-gezi parkı olayları arasındaki 20 günlük sürede olduğunu düşünüyorum.bu sefer tetikleyici "iki ayyaş" veya reyhanlı olmayacak.ekonomi ve siyasi baskı olacak.

    bu baskı öyle bir baskı ki,gaz fişeği ve biber gazından nasibini herkes alıyor.akp'ye yüklü miktarda oy vermiş köyleri bile rahat bırakmıyor bu baskı.en ufak bir protesto,örneğin ufak bir köyde gerçekleşen,sadece köy insanlarının katıldığı basit bir protestoda bile çekinmeden köylülere müdahale edebiliyorlar,sonra vali yardımcısı kadının suratına "bişey olmaz ya biber gazından" diyebiliyor.havalimanı eylemlerinde de aynısını gördük.kölelik şartlarında çalıştırılan işçiler haklarını aradı,basit bir lastik yakıldığı için işçiler toptan vatan haini ilan edildi.300 civarı işçiyi tutukladılar,daha yeni serbest bırakıldı hepsi.çünkü eylemlerin büyümeye müsait olduğunu,toplumun tepesinde çok büyük bir kılıç salladıklarının farkında oldukları için,ilk harekette o kılıcın ve dolayısıyla siyasi baskının kaybolacağından korktukları için de işçilerin odalarının kapılarını kırdılar ve tutukladılar.

    "eski türkiye'de faili meçhuller vardı" diyordu akp'liler ve yetmez ama evetçiler.bakın artık "emri kimin verdiği" canlı yayınlarda siyasiler tarafından itiraf edilebiliyor.çok değişti türkiye,elhamdülillah!

    seçim sonuçlarını bırakın,ben daha önce bu kadar nefret edilen bir iktidar(nüfus olarak) görmedim.zaten siyasi koşullar yüzünden dillendiremediğim bu nefreti buraya uzun uzun paragraflar döşeyerek bastırmaya çalışıyorum,bu kadar uzun yazmamın sebebi o.

    dolayısıyla tüm bunların ışığında "olabilir mi?" demiyorum,aksine,seçimden sonraki süreçte binlerce sebepten ötürü "olmaması mümkün değil" diye düşünüyorum.
  • olmaz.

    birinci de "kendiliginden" filan degildi oglum, kandirmayin kendinizi.
199 entry daha