şükela:  tümü | bugün soru sor
  • eğer bunu yapan bir özel şahıs veya bir özel şirketse sıçtı. çıkış yok demektir. güm sesi beklenebilir.

    ama bunu yapan bir kamu kuruluşu, mesela bir belediye ise, halka daha ucuza hizmet ve ürün sunmak adına bu zarara katlanıyorsa buna halkçı tavır denir.

    görüldüğü gibi sputnik haberine göre yarkadaş tanzim satış nedeniyle istanbul belediyesinin uğradığı zararı yazmış.

    birkaç ay içinde bir tartışma vardı hatırlayın. röportajlar yapıldı. partilere hazineden aktarılan seçim yardımı ve bu paraların bayrağa flamaya gideceği üzerinden partiler eleştiriliyordu.

    işte mevcut iktidarın yerel ve genel yönetimi toplumun yarasına nasıl pansuman yapabileceğinin yolunu yordamını el yordamıyla da olsa arayış içerisinde.

    bu ülkenin bütün cumhuriyet kazanımları yerle yeksan edildi: ptt'den, tekel'e, şeker'den, içkiye, nerede boş devlet arazisi varsa, nerede kupon arazi varsa, ordu malı, zeytinlik, mera, sahil, sit alanı, doğal koruma parkı o, bu, şu demediler. bu halkın ortak mallarının ne var yoksa hemen hepsini sattılar. tanka paleti fabrikasına, ordu üretim alanına kadar uzadı bu iş.

    dünkü çiftçi, inşaata işçi... şimdi işsiz.
    dünkü hayvancı, inşaatta işçi... şimdi işsiz.
    dünkü madenci, inşaatta işçi... şimdi işsiz.
    bu alt alta dizme işi sayfalarca uzar...

    bir inşaat kaldıracıyla 15 yılınızı yediler. ve dönüp dolaşıp geldiğiniz yer. 80'lerin izmir'inin tansaş'ının gecekondusu... vah vah vah. ne kadar yazık size be...

    dikili belediyesi suyu bedelsiz verdi diye mahkemeye verildi bu ülkede. ovacık belediyesi de aynı uygulamalara tabi tutuldu...

    halka suyu nasıl bedavaya verirsin?

    şimdi 2 günde 400 bin lira zarar et... hemde gecekondu tansaş'ında. adı da halkçılık olsun... vay be nerelere düştük.

    aman da nerelere geldik? amanda nerelere geldik?
  • devletin yıllardır zarara sokup bundan övünen yöneticiler oldukça zarar edip yapamayacakları iş yoktur.

    (bkz: vatandaşın kendi ayağına sıkması)