1. dinar karayolunda bu sabaha karşı meydana gelen susurluk benzeri kaza.kamyonla çarpışan cipte bulunan 1'i emekli başkomiser 4 kişi öldü, kamyondaki 2 kişi yaralandı. cesetlerin uzun uğraş sonucu çıkarıldığı hurdaya dönen cipte yapılan aramada 4 tabanca, esrar, biber gazı ve çek- senet bulundu. ciptekilerin hepsinin alkollü olduğu, kazaya cipin sürücüsünün şerit ihlali yapmasının neden olduğu açıklandı..hürriyet

    http://www.hurriyet.com.tr/…dem/6634601.asp?gid=180
    http://www.milliyet.com.tr/…/06/02/son/sontur11.asp
    http://www.8sutun.com/node/34377

    (bkz: susurluk kazasi)
  2. işaret fişeklerinden bir diğeri..
    herkes düzenini kurmuş; şehir çeteleri, uluslararası tahsilatlar, aranan isimler, altınlar, namluya sürülü mermiler..
    ben çözemedim yarım aklımla..çözecek akıllı bulunur umarım yurdumda.
    yerini, yurdunu, kimliğini belli etmişsin; kaç kişisin, etrafında daha kaç kişi var, nereye kadar uzar bu karanlıktaki kalabalık diye yola çıkıp iz sürmek lazım..yoksa, anlık bir parlaklık karanlığa gömülür andan kısa zamanda.

    http://www.hurriyet.com.tr/…dem/6641313.asp?gid=180
  3. türkiye'de derin suçlulara ilişkin tek yaptırımın trafik kazası olduğunu göstermiş hadisedir. aksi halde bu ilişkiler, yapılan kirli işler ortaya çıkmaz, çıksa da trafik kazasının neticesinde olduğu gibi ani bir ölüm olmazdı sonu...
  4. susurluk kazasıyla bu kazanın bir diğer benzerliği (hatta ilginç olanı) kazaya karışan iki kamyonun da denizli plakalı olmasıdır.

    (bkz: 20 rc 721)
  5. afyon’un trafiği berbattır kardeşlerim. uzun uzun açıklamaya gerek yok; bilenler bilir. yalnız, şehir içi haricinde kara yollarında da birçok kaza meydana geldiğini eklemek isterim. işbu kazadan birkaç ay önce eski bir "ünlü" bakan da bu yollarda can vermişti [edit: bakanın ismi mustafa taşar. ayrıca, mikelarteta'nın da dediğine göre adnan kahveci de bu yolda hayatını kaybetmiş]. belki ben algıda seçici davranıyorum –bilmiyorum. ama bakın bu kaza da ilginç. öyle de, seçim telâşından olsa gerek üstünde durulmadı. ya da şöyle söyleyelim; ilk hafta hem yerel hem de ulusal medyada çokça yer almasına rağmen unutuluverildi.

    eldeki bilgiler şöyle:

    - afyonkarahisar-dinar karayolunda bu sabaha karşı meydana gelen susurluk benzeri kazada, kamyonla çarpışan cipte, sürücü işadamı hüseyin mert, emekli başkomiser mehmet şanlı, işadamı turan balık ve antalyalı işadamı zekeriya kocagöz'ün kaza sırasında can vermiş. emekli başkomiser mehmet şanlı'nın istanbul'da oturduğu, işadamları hüseyin mert ile zekeriya kocagöz'ün antalya'da müteahhit ve turizmcilik yaptığı,turan balık'ın da yine antalya'da bar sahibi olduğu belirlenmiş.

    - cipte yapılan aramada 2'si ruhsatlı 4 silah, bu silahlara ait şarjör ve çok sayıda mermi ile içimlik esrar, biber gazı, değeri 100 bin dolardan fazla çek ve senet bulundu. ruhsatsız silahlarla çek ve senetlerin cipin gizli bölmelerinde bulunması dikkati çekti. cipte bulunan silahlardan birinin baretta marka otomatik tüfek, baretta marka tabanca, hector koch marka tabanca ve hayalet silah olarak bilinen glock marka tabanca olduğu açıklandı.[1]

    - kazada ölen emekli başkomiser mehmet şanlı’nın dönemin antalya emniyet müdürü mete altan’ın özel kaleminde çalıştığı 1994 yılında tanzim edildiği belirlenen iki senet, kafaları karıştırdı. 26 aralık 1994 tarihi taşıyan ve riyad bank antetli biri 27 milyon, diğeri 64 milyon dolarlık iki senet jandarmanın dikkatini çekti. senetlerin suudi arabistan vatandaşı mahmut el yusuf muhammet tarafından saynur tarım ürünleri ihracat ve ithalat sanayi limited şirketi adına yazıldığını belirlendi. senetlerin üzerine iliştirilen arapça notu tercüme ettiren jandarma, esrarengiz bir "altın kamyonu" ile karşılaştı. notta şu ifadeler bulundu:

    "ben mahmut el yusuf muhammet. suudi arabistan krallığı vatandaşıyım. allah’ın adıyla bu belgeyle beyan ederim ki, gold (altın) kamyonlarını körfez savaşı sırasında amman’da abdullah al havas’a teslim etmem gerekirdi. ben teslim etmedim. gold kamyonlarının teslim edilmemesi yüzünden oluşan yukarıda yazılı olan miktarı ödemeye söz veririm. ben ölürsem, benim eşim ve oğullarım bu parayı ödeyeceklerdir. benim eşim ve oğullarım hiçbir şekilde ödeme koşullarının dışına çıkmadan ödeyeceklerdir. ayrıca abdullah al havas hakkında yaptığım şikayet geçersizdir. gerçek dışıdır. al havas’la ilgili yaptığım tüm şikayetleri geri çekiyorum."[2]

    - kazadan, işadamı nuri günaydın'ın [trabzonspor eski yöneticisi] son anda gitmekten vazgeçerek kurtulduğu ortaya çıktı. kazanın ardından şok bir iddia ortaya atan günaydın, "turan balık'a yapacağımız ortak iş için verdiğim 50 bin dolar kayıp. ayrıca 14 milyon ytl'lik çek ve senet de ortada yok. birileri polisten önce araca müdahale edip bunları almış olabilir" dedi.[3]

    - turan balık’ın ölümü nedeniyle trabzon’da yerel bir gazeteye yarım sayfa ilan veren nuri günaydın, balık’ın of ilçesi’ne bağlı bölümlü beldesi çataldere köyü’nde yapılan cenaze törenine katıldı. geceyi bölümlü beldesi’ndeki evinde geçiren günaydın, dün sabah 34 ng 008 plakalı megane marka otomobille trabzon’a hareket etti. otomobil, of ilçesi yakınlarında dumlusu köyü’ne geldiği sırada, arkadan yaklaşan bir otomobilden ateş açıldı. kurşunlar, günaydın’ın aracının arka tamponuna ve çamurluklarına saplandı. günaydın’ın otomobili, yolun kenarındaki fındık bahçesine girerek durabildi. günaydın olaydan yara almadan kurtulurken saldırganlar olaydan sonra kaçtı. olay yerine gelen jandarma geniş güvenlik önlemleri aldı. ekipler dedektörlerle boş kovan aradı, ancak bulamadı. yapılan incelemede de, aracın arka tamponu ile sağ ve sol arka çamurluklar çevresinde 7 kurşun deliği belirlendi.[4]

    - nuri günaydın: "saat 05.00 sıraları evden 3 araba çıktık. en son ben çıktım. yavaş gidiyordum. mesafe öndekilerle oldukça açıldı. arkamdan siyah bir mercedes yaklaştı. ben de cenazeden dönen biridir diye yavaşladım. araba yanaşırken yan camdan baktığımda arka koltukta kalaşnikof silahı gördüm. hemen gaza bastım. farkedildiklerini anlayınca ateş etmeye başladılar. arabama 27 mermi saplandı. bunlar eski özel harekatçı ve eski memur oldukları için, arabamın depo kısmına ateş ederek havaya uçurmaya çalıştılar. beni öldürmeye çalışanlar eski emniyet mensuplarıdır. arabayla dereye, oradan da bir tarlaya girdim. hemen arabadan çıkarak, geri gelirler diye silahımı çektim. ama gelmediler."[5]

    haberler, 6 haziran 2007 tarihinden sonra bitiyor. soruşturma devam ediyor mu bilemiyorum, ancak yazılı veya görsel basında konuyla ilgili başka haberler göremiyoruz. yeri gelmişken, afyonkarahisar valisi haluk imga'nın, şehrin yerel gazetesi odak’a "bu olaydan çok tefrika çıkar" dediğini aktaralım ve kimi ek bilgileri de huzurlarınıza sunalım:

    - geçtiğimiz mayıs ayında [mayıs değil haziran!-asc] dört kişinin yaşamını yitirdiği afyonkarahisar-dinar karayolundaki kaza da kamuoyunda ikinci susurluk olarak yorumlanmıştı. hüseyin mert yönetimindeki cip, karşı yönden gelen kamyonla çarpışmış; cipte bulunan emekli başkomiser mehmet şanlı, işadamı hüseyin mert, antalya’da turizmcilik yapan zekeriya kocagöz ve antalya’da bar işleten turan balık ölmüştü. ikisi ruhsatsız dört silah çıkan cipin gizli bölmelerinde yüksek meblağlı senet ve çekler ele geçirilmişti. ölenlerin, antalya yeraltı dünyasının ünlü bir ismiyle antalya’da il alay jandarma komutanlığı yapmış emekli bir albay ve bir dönem eski mhp lideri alparslan türkeş’in korumalığını yapan emekli bir başkomiserle ilişkide oldukları, antalya’da sık sık bir araya geldikleri ortaya çıkmıştı. turan balık’ın belek’te iki kişiyi, zekeriya kocagöz’ün de antalya lara’da özel hastaneyi basıp bir kişiyi öldürmekten sabıkasının olduğu belirtilmişti.[6]

    - kazada ölen mehmet şanlı, bir zamanlar antalya emniyet müdürü mete altan’ın özel kaleminde çalışmış. mete altan'ın ismi de 1 mayıs 1977 katliamı davasında[7] ve kutlu savaş’ın susurluk raporunda[8] ismi geçiyor.

    tabiî kaza unutuldu... ya ne olacağıdı?

    [1] "susurluk gibi kazada 4 kişi öldü, gizli bölmelerde silah, esrar ve çek çıktı", milliyet, 2 haziran 2007 (son dakika)
    http://www.milliyet.com.tr/…/06/02/son/sontur11.asp
    [2] "kazanın ardından körfez savaşı altınları çıktı", hürriyet, 4 haziran 2007
    http://www.hurriyet.com.tr/…dem/6641313.asp?gid=180
    [3] "mini susurluk'ta iddia: araçtaki 50 bin $ kayıp", sabah, 4 haziran 2007
    http://www.sabah.com.tr/…240ff83dbead368313b3e.html
    [4] "50 bin dolar kayıp dedi, kurşunlandı", hürriyet, 5 haziran 2007
    http://ankara.hurriyet.com.tr/gundem/6647903.asp
    [5] "nuri günaydın: aracımı kurşunlayanlar eski özel harekatçı", milliyet, 5 haziran 2007 (son dakika)
    http://www.milliyet.com.tr/…/06/05/son/sontur54.asp
    [6] "'susurluk'un yeni merkezi antalya mı?", star, 11 ağustos 2007
    http://www.stargazete.com/index.asp?haberid=129199
    [7] "1 mayıs'77 :bir kırılma noktası ve aydınlatılmamış kitle kırımı-1", sesonline, 3 mayıs 2007
    http://www.sesonline.net/…dir.php?kartnox=44662.htm
    [8] "susurluk raporu-2", sesonline, 23 kasım 2005
    http://www.sesonline.net/…el_sayfa.php?kartno=38619

2 haziran 2007 afyon'daki trafik kazası hakkında bilgi verin