*

şükela:  tümü | bugün
  • trt 1 ve trt hd 'den naklen yayınlanacaktır...

    (bu arada trt'nin kendi sitesinde spor sayfasında bu maç trt hd görünürken, trt hd akışında 20 ağustos 2010 bayern münih wolfsburg maçı yazılı bakalım hangisini verecekler hd olarak)
  • skybet'in yaralı sayısına 30.5 over açtığı maçtır. maçın sahada bitmeyeceği kesinleşti zaten.
  • trt 1 yayınlıyor. bu sene bankasya 1. ligi takip edesim var fakat o nasıl bir çekim o nasıl bir görüntü trt!! nokia 6600'la mı çekiyorsunuz maçı.
  • sökülüp atılan koltuklar ve taşlar, sıkılan biber gazları, aşırı sıcaktan bayılanlar, yaralananlar, göz altına alınan taraftarlar, mersinli taraftarlarin tribünden çıkartılışı, 2 teknik direktörün tribüne gönderilmesi ve buna benzer bir çok olayın gölgesinde geçen maç.
    skor: 0-0
  • şerefli hakemler yönetmiş olsa idi (şerefsizlerdi demiyorum) skoru adanaspor lehine faklı tamamlanacak maç olacaktı. mersin i.y.'nun maçı 11 kişi tamamlaması hakemin hediyesi olan maç. mersin forveti sahtekarlığının cezasını 2. sarıdan kırmızı olarak görmeliydi.
  • 40 derece sıcaklıkta ve cuma günü oynanan güneyin derbisi tv'den şifresiz yayınlanmasına rağmen taraftarlar maça ilgi göstermişti. maraton tribünün girişindeki rezaletleri her seferinde yaşadığımız için pas geçiyorum. henüz kuyrukta beklerken bile sucuk gibi olan bizlerin aksine adamlar 90 dk koşturabildi..

    10 dk'da bir verilen su molaları, mersinli oyuncuların daha ilk yarıdan vakit geçirmeye başlamaları, "bir maç nasıl katledilir" konusu üzerine tez yazan bodur hakem sayesinde sezona kötü bi başlangıç yaptı adanaspor. göze çarpan isimler:

    galatasaray altyapısından maçın yıldızı (bkz: efecan karaca) ve yuvaya geri dönen (bkz: bülent bölükbaşı)..

    kerem inan'a gelince; maç sonu tribüne yaptığı hareketlerle neden kariyerini alt kategorilerde sürdürdüğü sorusunu kendisi yanıtlamış oldu. herkes hakettiği yerde..
  • üç ay süren bekleyişin ardından memleketin futbolu perdelerini çukurova derbisi ile açınca, beklentiler epey yükselmişti. ne var ki ağustos sıcağında, akdeniz'in teksas'ına konuk olan, düşman mersin idmanyurdu olunca, ortaya hayal kırıklığından daha fazla bir şey çıkmadı.

    aslında maç fena başlamadı. adanaspor ilk dakikalarda, orta sahada bülent'in önderliğine fevzi ve onur'un katılımıyla kurduğu üçgenlerle etkili olmaya çalışırken, mersin idmanyurdu daha çok şehmuz'un kişisel gayretleriyle varlık göstermeye çalıştı. iki takımın da ortayı kolay geçtiği bu bölümde oyun doğal olarak tempo kazandı. ilk tehlikeli atağı 10. dakikada adanaspor gerçekleştirdi. mbilla'nın şık topuk pasında, ceza sahası içinde topla buluşan efecan'ın vuruşunu kaleci kerem kurtardı. bu pozisyondan sonra, oyun kerem'in sakatlığı yüzünden durduğu için mi, yoksa daha tam hazır olmayan futbolcular böylesine bir sıcağa ancak 10 dakika dayanabildikleri için midir bilinmez; tempo bıçak gibi kesildi. 23. dakikada adanaspor'un biraz silkinip tekrardan atağa geçtiği ve kerem'in üst üste iki sert ve güzel şut çıkarmak zorunda kaldığı pozisyonun ardından ise mersin'in imdadına su molası yetişti.

    ilk 25 dakika itibariyle vasat geçecek gibi görünen maçın, vasatı bile yakalayamamasına neden olacak olaylar da işte tam bu su molasında yaşandı. maçın başından beri tribünlerde yaşanan gerginliğin dozu iyice arttı ve sahaya yansıdı. ancak, bu sefer gerginliği sahaya taşıyanlar futbolcular değil teknik direktörler oldu. o ana kadar saha içinde doğru düzgün bir sertlik bile yaşanmamışken, kemal kılıç ve yüksel yeşilova anlamsız bir şekilde birbirlerine sardılar. yatıştırılmaları hayli uzun süren iki teknik adamın bu çocukça hareketlerinin cezası, hakem özgüç türkalp tarafından tribüne gönderilmek oldu.

    uzun bir bekleyişin ardından devam eden mücadelede mersin, orta sahasını giderek geriye çekmeye ve adana'yı kanatlara mahkum etmeye başladı. bu duruma adana'nın cevabı kanat adamlarının yerlerini değiştirmek oldu ama etkinlik anlamında çok bir şeyin değiştiğini söylemek güç. maçın başından beri bülent bölükbaşı'nın attığı derin toplar veya yönlendirdiği 3-4 paslık organizasyonlara bel bağlayan adana hücumu, bülent'in aksamaya başlamasıyla üretkenliğini kaybetti. fevzi'nin 45+3'teki volesine kadar, seyirciyi heyecanlandıracak herhangi bir şey göremedik.

    devre arasından, iki takım da oyuncu değişikliği ile döndü. mersin cephesinde musa'nın yerine veysel oyuna dahil olurken, adana hem oyuncu hem sistem değiştirdi. fevzi, en uçtaki mbilla'ya biraz daha yaklaşırken, onur'un yerine oyuna girerek daha düne kadar kaptanlığını yaptığı eski takımına karşı, yeni takımıyla çıktığı daha ilk maçta karşılaşan sami izcican, sol kanada fevzi'nin boşalttığı alana geçti. bu değişiklik sayesinde biraz ferahlayan orta sahada, mersinli futbolcular daha rahat hareket edebilmeye başladı. bu boşluktan istifade edip ilk defa sürpriz bir bindirme yapan bangura, dakikalar sonra mersin'in ilk pozisyonunu yarattı.

    bu sıkıntıyı farkeden kemal kılıç'ın önlem alması çok sürmedi. fevzi'yi oyundan alıp yerine talha'yı alan kılıç, böylece savunma güvenliğini sağladı ama artık iyiden iyiye bir puanı alayım da havasına giren rakibinin ekmeğine yağ sürdü. bu duruma da 75'te bülent'in yerine özgürcan'ı alarak müdahale etmek istedi ama geçen sene stokladığı kilolardan 250 gram bile veremediğini gördüğümüz özgürcan'ın bırakın gol atmayı, herhangi bir hücum organizasyonuna katkı yapabilecek hali yoktu.

    yüksel yeşilova ise zorlu deplasmanda bir puana koşar adım giden şablonu hiç kurcalamadan, yorulan oyuncuların yerlerine yenilerini sokarak takımı diri tutma yoluna gitti. aslında 54. dakikadan itibaren yan yana oynayan şehmuz ve yunus, bu araya bir gol sıkıştırabilecek potansiyele de sahip bir ikiliydi ama şehmuz da takımın geneline uyup beraberliği alır gideriz mantalitesine bürünüp baskı yapmaktan, top kapmaktan veya defans arkasına sarkmaya çalışmaktan vazgeçince, maçın skoru iyiden iyiye belli oldu. geriye kalan dakikalardan, aklımda sadece efecan'ın ceza sahası içinde düştüğü tartışmalı pozisyon ve suat'ın 30'dan vurduğu ve tolgahan'ın çıkardığı frikik kaldı.

    ilk maçlarında beklentilerin altında kalan iki takımın da, hazır olduğunu söylemek güç. mersin idmanyurdu neredeyse sıfırdan takım kurdu ama geçen seneki 11'inin yarısından çoğunu yine 11'de sahaya sürebilen adanaspor'un bu halde olmasının ve bütün hücumu 34'lük bülent'in sırtına yüklemesinin hiçbir açıklaması yok. sami ve efecan transferlerinden sonra zaruri olarak ön libero mevkisine çekilen kibong'un yerine, gerçekten bu bölgenin oyuncusu olan biri oynamadığı sürece de bu sıkıntının aşılması güç gibi. talha'nın 11'e yerleşmesi bir çözüm olabilir. öte yandan beşiktaş'a giden ersan'ın yeri de geçen seneki yedeği koray'la pek dolmayacak gibi. hücumu, mersin'den daha çok düşünen takımlara karşı açık vermeleri olası. önümüzdeki hafta, evinde başarıyı gelenek haline getirmiş ekiplerden kartalspor'a karşı, deplasmanda ciddi bir sınavdan geçecekler. o maçın ardından, daha net konuşabiliriz.