şükela:  tümü | bugün
  • merhaba,
    bugün işim gereği eminönü'ne gittim. tramvay'dan indikten sonra cübbe giymiş iki kişinin 13-14 yaşlarında iki çocukla konuştuğunu fark ettim. yanlarından geçip gidiyordum ki konuşmanın çocukların yediği dondurma ile alakalı olduğunu anlayıp durup dinlemeye başladım, çocuklara söyledikleri "burası müslüman ülke, burada böyle yapamazsınız, herkes oruçlu" temalı söylemleri bitmeyince olaya dahil oldum ve çocukların yanından uzaklaştırdım. beni de yanındaki yaveri ile birlikte biraz tehdit etmeye kalkışsa da geri adım atmayınca uzaklaştılar, üzüldüğüm nokta ben gelmesem kimsenin o iki çocuğa sahip çıkmıyor oluşuydu.

    video: https://twitter.com/…adam/status/877142863628431360

    --- spoiler ---
    ben gelmeden önce orada olan ve olayın kahramanlarından arkadaş bana ulaştı.
    öncelikle hepinize merhaba, adım mete. 15 yaşındayım. yok görünüşleriyle ergen ergen dalga geçmişim yok şu yok bu. bu kadar iftiranın ardından olayın doğrusunu anlatma gereği duydum. * ulvi adlı yazara yardımlarından dolayı teşekkür ediyorum

    bu hafta yurt dışından 18 yaşındaki yabancı bir arkadaşım geldi, eminönü'nü gezdirirken tam da meydanda maraş dondurmacısı gördüm hani uğraşırlar ya böyle yabancı turistlerle, dedim eğlenceli olur. her neyse eğlence bitti biz aldık dondurmayı meydanın oralarda bir yerde oturduk bankta. bir dakika geçmeden iki şahıs geldi yanımıza belliydi tiplerinden ne diyecekleri yanlış hatırlamıyorsam arkadaşımın başına hafifçe dokundu, arkadaşım türkçe bilmiyor ingilizce konuşuyoruz saf saf etrafa bakıyor.
    diyalog hatırlayabildiğim kadar böyle:
    -neden ramazanda burada dondurma yiyorsunuz?
    +neden yemeyelim?
    -burası açık bir alan ve insanlar oruç tutuyor "gibi bir şey dedi"
    +burası turistik bir alan ve her yerde restoran simitçi yemek yiyen insanlar var. ve türkiye'de herkes sizin gibi müslüman değil
    -turistik olsa da burada da insanlar var saygı duymak zorundasınız diyip saygı diye tutturdu
    +sonra şahıslarla neden hala konuştuğumu düşünüp tamam haklısınız dedim geçiştirdim
    (bu arada arkadaşım bir şeyler sezdi ama ne olduğunu anlayamayıp dondurmasını yemeye devam ediyor)
    der demez yazar arkadaş geldi biraz tartıştılar yazar arkadaş telefonunu çıkardı tabii şahıslardan daha da agresifleşti bu sırada ben de ne olur ne olmaz çekmeye başladım sonra herkes dağıldı

    diğer bir olay şimdi başlıyor, çok sinirim bozuldu gittim düzgünce trafik polisine "abi hiç mi polis yok etrafta bunlar nasıl başıboş dolaşabiliyor böyle sinirini bozuyorlar insanların" dedim ve polisin verdiği cevap süperdi: "şimdi sen de sinirimi bozdun biz bu güneşin altında saatlerce duruyoruz" diyip sinirlendi ben iyi günler diyip galata köprüsüne doğru gittim.

    tamam ben nasıl bir yerde yaşadığımızı iyi biliyorum ama arkadaşım suç kendisinde sanıp keşke yemeseydim nelere yol açtım dedi zar zor anlatabildim. her ne kadar yazarın bir anlığına gelip bizi sansürlemeyi unutsa da cesaretini ve yaptığı şeyi tebrik ederim, herkes olay bittikten sonra yüzsüzce gelip ne olduğunu sordu

    benim cidden zerre umrumda değil ama arkadaşım bu olay yüzünden kendini üzdü yememeliydim başınıza iş açtım diye 2 gün sonra gitmeyi falan teklif etti zar zor ikna ettim. neden mi turist yok? bu yüzden.
    --- spoiler ---

    edit: haber siteleri de konuyu paylaşmış
    ark gazetesi
    birgün gazetesi
  • çıkalım da oruç tutmayanlara çatalım diyen cübbeliler. lakin burası müslüman bir ülke değil, çünkü ülkelerin dini olmaz.
  • burası müslüman ülke... arkasına sığınabildiğiniz en güzel cümle; değil mi?

    peki, adamın biri yol kenarında bir kadını dövse, "müslüman ülkede yapamazsın!" der miydiniz, ey sakallı amcalar?
    ya da bonzai içmiş bir çocuğa denk gelseniz, "müslüman ülkede gariban yalnız bırakılmaz" diye sahip çıkar mıydınız?
    müslüman ülkede milyonlarca insanın aç yatmasıyla ilgili herhangi bir eyleminiz, talebiniz yahut projeniz var mı?
    müslüman ülkede tecavüze uğrayan kadınlara, çocuklara, gençlere sahip çıkmayı hiç denediniz mi?

    müslüman ülkede torpil olmaz diyebiliyor musunuz? diyorsanız, bunu değiştirmek için ne yaptınız; bu çocukların üstüne yürüdüğünüz gibi, torpilci bir yöneticinin üstüne yürüdünüz mü hiç?

    her gün bu saydıklarıma defalarca denk geldiğinizi biliyorum. o anlarda nerede peki bu duyarlılığınız, bu bilinciniz?

    gücünüz dondurma yiyen çocuğa yetiyor ancak.
    biz sizi biliyoruz.
    biliyoruz.
  • maalesef klasik bir tablodur, her zaman gördüğümüz ve göz yumduğumuz bir durum. keşke yaşanmasa ama artık öyle bir hale geldik ki ses çıkartamaz olduk.
  • zamanında bursa santral garaja inen bayırda tam emniyet müdürlüğünün önünde başıma benzeri gelmiş hede.

    niye sigara içiyorsun olayı, sana ne dedim tersledim, diklendi, yapıştım boğazına emniyet müdürlüğünün önüne getirdim. orada nöbet tutan polisler afalladı, ne oldu hayırdı falan diye, adamı yakaladılar, bu beni yolda çevirip üstüme yürüdü sigara içiyormuşum diye dedim. adamı köpek götüne sokup sokup çıkardılar. siktiri çektikten sonra nasıl bir kaçmak, nasıl bir kaçmak akıllara zarar.

    sana ne lan adamın sigarasından dininden sen kim oluyorsun da karışıyorsun diye girişti polisler.

    o gün hayatımın en kötü günlerinden birisiydi hala unutmam. o kadar sıkıntı içindeydim ve sürekli bi telaş hali içindeydim ki, bu adam karşıma çıkınca gözüm döndü resmen patladım.

    adam da elinde çantası olan muhasebeci kılıklı bir adamdı. ben diklenince tereddüt etti, resmen düşün orayı bilenler bilin o trafiğin arasından boğazına yapmışmış olarak sürükleye sürükleye emniyet müdürlüğünün kapısına kadar götürdüm.

    videoyu çeken genç arkadaşımızı gerçekten tebrik ederim. çoğu insan korkar. bizim yaş oldu artık 35 ben çekinmezdim mesela ama bu şerefsizler 15 temmuz olayından aldı gazı aldı gazı kıçları başları ayrı oynuyor.

    bak bak lafa bak, burası müslüman ülke yapamazsın, koçum dinsizin hakkından imansız gelir, ha benim imansız halim komple cemaatinizden daha imanlıdır.

    çok zıplamayın, benim gibi birine denk gelirsiniz, ananızın amından doğduğunuza bin pişman olursunuz. ona göre.

    şey de enteresandır, böyle mülayim sessiz sakin insanlar sanki hiç sinirlenmiyor, hiç tepki göstermiyor sananlar oluyor, halbuki yavaş atın tekmesi pek olur

    nedense yaşadığım bazı talihsiz olaylarda hep iyi polislere denk geldim ben. yardımcı olan, yardımcı olmak için can atan insanlardı hep, bu da benim şansım sanırım. buradan hepsine saygı ve sevgilerimi gönderiyorum.

    bi gün hiç unutmam eminönü'deki vapur iskelesinin turnikesindeyim, polisler yaslanmış turnikelerin bi kısmına, kartı yanlış yere basmışım, basmamla turnikeye yaslanan genç polis arkadaşın yere düşmesi bir oldu, hocam dedim kusura bakma farkedemedim, olsun lafı olmaz bişey yok dedi ama diğer arkadaşları çok gülmüştü ona. bu da enteresan bir anımdır.
  • oruç her müslümana farz bir ibadettir.eğer oruç tutarsan sevabını kzanırsın, tutmazsan günaha girmiş olursun.tabi bunun istisnai durumları vardır.ama sokağa çıkıp elinde imanmetreyle gezersen o iş olmaz.herkesin ibadeti kendine.

    herkesin günaha girme özgürlüğü vardır.onun cezasını verecek olanlar biz değiliz.
  • iki tarafında yaptığı yanlış olan durum.
  • (bkz: yobaz nedir nasıl olunur)

    ceken arkadasi tebrikler. icimin yaglarini eritti valla.
  • bu adamlarla tartismak cok cok sacmadir. yapani tebrik ediyorum hem insaligindan hem de medeniyetinden dolayi. ama su olayi biraz daha pratik hale getirmemiz gerekiyor:

    cübbe1: burasiiii
    biz: fisssss (biber gazi suratina)
    cübbe2: bunuuuu, seeen
    biz:fisss sana da fisssss

    bu hiyarlar öksürürken gözlerini tutarken sessizce yanlarindan uzaklasilir.