şükela:  tümü | bugün soru sor
  • dün akşam pembe hayat derneği'nin bir basın açıklamasıyla andığı gün. her yılın 20 kasım'ıdır.
  • aslı şudur efendim:

    20 kasım nefret suçu mağduru trans bireyleri anma günü.

    karakter sınırına (ironik değil mi?) takılmamak için en olmazı yapıp "birey"i çıkarttım; bir tür yüze vurma zira.

    her biri her birimiz kadar bireydir.

    transfobi, trans bireylerin barınma, eğitim, iş bulma, sağlık ve adalet gibi temel hizmetlere erişiminde ayrımcılık yaşamasını anlatan bir terimdir ve "insanlık" adına utanç vericidir. lütfen karşı dur.
  • transfobi kısaca trans bireylerden nefret etmektir, korkmaktır.

    20 kasım nefret suçları mağduru trans bireyleri anma günü de kısaca amerika'da, 1998 yılında nefret cinayetine kurban giden afrika kökenli trans rita hester'dan sonra yavaş yavaş internet ortamında yayılmaya başladı.

    gel gelelim türkiye trans nefret cinayetlerinde 47 avrupa konseyi üyesi ülke arasında ilk sırada, dünyada ise yedinci sırada.

    konu cinsel kimlik olunca, etnik ve dini kimlik üzerinden siyaset yapan herkesin hem fikir olduğu tek konu trans bireylerin uğradıkları ayrımcılıklara, şiddete karşı sessiz kalmaları. çünkü neden? onların dediklerine göre onların yaşam tarzına, örfüne ve kültürüne ters
    .
    unutmayın her trans cinayetinden sonra hakim karşısında katillerin "bana ters ilişki teklif etti" diyerek, katillerin suçlarının ceza sorumluluğunu azaltan ve hatta kaldıran sebep olarak görülmesini.

    unutmayın 2010 yılında, 44 yerinden bıçaklanarak öldürülen irem okan'ın annesinin feryadını:

    "koskoca dünyaya benim çocuğumu mu sığdıramadılar?"

    trans bireylere karşı nefret söylemleri, cinayetleri ülkemizde devam ediyor: ya çingene gül gibi öldürülüyor ya da okyanus efe özyavuz gibi baskılarla intihara sürükleniyor.

    sesimizi çıkarmazsak ve tüm bunlara göz yumarsak nefret cinayetlerine suç ortağı olmuyor muyuz?
    #nefreteinatyaşasınhayat
  • gayet basit bir metni okuduğu halde anlamamak!

    -şimdi ezgi normal bir kadın mı? anormol mi?

    genelde her natrans olan insanın trans bireyler hakkında sorduğu bir soru. ''normal'' olmak başlı başına bir dayatma ki, bunu soran kişiler hep unutur ''kadın doğulmaz, kadın olunur''. kadınlık, erkeklik rolleri öğretilmiş bir şeyken ve plastik, tek tipleştirici bir şekilde kadın- erkek inşa edilirken normal dediğiniz ne kadar normal şimdi nabeyin?

    gel gelelim açıkladık ama anlaşıldı mı? hayır!

    cinsiyetçi, heteroseksist söylemleriniz insanları ötekileştiriyor; vurdum duymazlığınız yüzünden nefret cinayetleri devam ediyor. onca nefret suçu mağduru trans var ki tek bir güne hepsine sığdırmak imkansız ama onları anmak için olan bir günde bile empati, zeka, vicdan yoksunu olduğunuzu kanıtlamak için yazıyorsunuz. yazarken bile yazı aracını silah olarak kullanıyorsunuz.

    yazıda normal ve anormal kelimelerini kullanmak zorunda değiliz diye nezaketçe ifade edilirken "hayır ya anormalsiniz kardeşim ne yapalım" diyorsunuz.

    sahiden merak ediyorum transfobik olmak için nerede kaybettiniz insanlığınızı?

    ayrıca 20 kasım nefret suçu mağduru transları anma günü kapsamında bugün mecliste pembe hayat derneği'nden trans aktivisti buse kılıçkaya ve chp temsili bir millet vekili tarafından bir anma gerçekleşmiştir.
  • (bkz: lut kavmi).
  • türkiye'de ilk trans defilesi gerçekleşecek belki bu sayede insanların o lanet önyargıları kırılır.
  • türkiye’de hala nefret suçu işleyenler, trans bireyleri katledenler yakalanmıyor, yakalansa da hak ettikleri cezaları almıyor. insanların trans bireyleri anormal olarak görmesi, vurdumduymazlığı yüzünden her geçen gün aşağılanmaya, tacize ve tecavüze uğramaya devam ediyorlar. kimliklerinden dolayı iş bulamıyorlar, yaşarken hayatlarının zehir olması yetmiyormuş gibi öldürülüyorlar. hande kader, simge sezer, eylül cansın, esra ateş ve adını bilmediğimiz binlerce trans birey nefret suçuna kurban gitti ve kimse sessizliğini bozmadı. sadece trans oldukları için unutulmaları, haklarının aranmaması benim çok ağırıma gidiyor. cinsel kimlikleri yüzünden insanların hayatlarını zehir etmeye kimsenin hakkı yok. görmezden gelmeyin, onlar hayatlarını kaybetti sırf bu nefret yüzünden ve kaybetmeye devam ediyorlar. ses çıkarmak için kendinizden olmasını beklemeyin, yapılacak çok şey var mesela günlük hayatta karşılaştığınız transfobik/homofobik sesleri susturmak bunlardan biri... birlik olunca değiştirilebilecek çok şey olduğuna inanıyorum, umarım yakın gelecekte hiçbir insanın varoluşundan, kimliğinden dolayı yaşam hakkı gasp edilmez.