şükela:  tümü | bugün
  • hemen sonrasından itibaren artık yasınıza aldırmama, hatta unutma ve sorduklarında icinde bulunulan yıldan dogdugunuz yılı cıkartarak cevap vermeye basladıgınız donemin ilk evresi
  • teenagerlık olayının bittiği yaştır. aslına bakılacak olursa 20 yaşı geçmenin 18 yaşı geçmekten, veya başka bir yaşı geçmekten hiç bir farkı yoktur fakat yaş büyüdükçe insanın gözünde o yaş daha da büyür, doğum günleri bir eziyet olmaya başlar. (bkz: yaş yüzünden bunalıma girmek)
  • yaşlandığınızı yavaş yavaş hissetirmeye başlayan yaş. sanki eskisi gibi hiç çocuksu sevemeyecekmişsiniz gibi..toplumun yavaş yavaş rolünüzü biçmeye başladığı dönemler de bu yaşla başlar.
  • 30'dan önceki yaştır. arasının nasıl geçtiğini anlamazsınız bile.
  • hiçbir şey hissettirmez, ne geçmişe özlem; ne gelecekten korku. böyle de güzel bir yaştır, 20.
  • ne güzeldi 20 yaşım. hayatımın aşkını yaşamıştım. beni dünyanın en güzel kadını sanan, buna beni de inandıran adam... ne çok sevmiştik. o beni farklı sevmişti. durup durup gülmelerim, ağlamalarım, kızmalarım, affetmelerim. alışıktı hepsine. birine alışmak ne güzel şeydi. yaralarımı kapatmıştı, bir yandan yenilerini açmasına aldırmamıştım ben de. iki kişilik düşünmeyi öğrenmiştik. ama, ağlamalar hüzünler tek başınaydı... gelecek planları yapmanın heyecanı, merakı, hüznü. bunları çok konuşmamaya karar vermiştik. mutlu başlangıçları anardık. mutsuz sonlar hiç olmayacakmış gibi davranmayı severdik. ben onun gözlerini severdim en çok. o her seferinde farklı bir şey söylerdi; ellerim, bileklerim, ayaklarım, saçımın rengi. ne çok gezmiştik. gizli gidilen seyahatler en güzelleriydi. araba kullanırkenki ciddiyeti bir anda yok olurdu sırıtan gözlerime bakınca, sanki beş yaşında olurdu. arabayı o kullanmasın, tüm yol elimi tutsun ben de omzuna yatayım isterdim. kavga ettiğimizde gözlerimiz küserdi yalnızca, ellerimiz ayrılmayı bilmezdi. zaten çok da uzun sürmezdi. yanımda yokken kokusunu hatırlamayı ne severdim. uyumak ne güzeldi onunla. ne güzel omuzları, beni saran kolları. hatırlıyorum da, ne çok sevmiştim onu. 20 yaşım ne güzeldi.
  • 20 ile 30 arasındaki hayatımızın ne yöne gideceğini planladığımız 10 yıllık maratonun başlangıç tarihidir.

    artık doğru düzgün bir okula girmiş olmanız, başarıyla mezun olmanız, yurt dışına gitmeniz, e hazır gitmişken biraz da orada eğitim almanız, yabancı dili yalayıp yutmuş olmanız, geri dönmeniz ve düzgün bir işe girmiş olmanız, ev-araba gibi yatırımları düşünmeye başlamanız, yetmiş milyon arasından sizin için doğru insanı bulmanız, eh bir de yapabilirseniz çoluk çocuğa karışmanız beklenir.

    süreniiiiz... 'başladı!'
  • insanın en aklını kafatasında tutamadığı ve en burnu havada olduğu yaş.