şükela:  tümü | bugün
  • 2020'lerde 'retro' olarak sunulacak olan...
  • tamamen random parçalar, sacma fransız bereleri, kot olan her şey, baskılı olan her şey olarak açıklanabilecek modadır. sevdiğim yanları var mı evet ama tamamen kullanılır mı hayır. paris hilton 2000 ve britney spears 2000 yazarsanız çıkan her şey durum özeti.
  • en sevdiğim, ölene kadar o tarzda giyinebileceğim moda akımı. a-kesim etekler, köylü bluzlar, bot kesim kotlar, plili mini etekler, tünikler... ayrıca uçuş uçuş kumaşlar. her yerde bir saçak, bir tül, bir uçuşma hali. her şey rengarenk, desen desen.
    tabii gençliğime denk gelmesinin ve annemin zevkinin de etkisi var; ama ben bu modayı dibine kadar yaşayanlardanım. annem oldum olası bol elbiseleri, tünikleri severdi. onun zevki zamanla bana geçti tabii. bedenlerimiz de aynıydı, onun gardrobu bir renk ve tül cennetiydi. her gün bir farklı tünik giy, yine bitmez. önce kotların, sonra taytların üzerine giyiyorduk ne güzel. assolist gibi bir renk, saçak ve tül bulutunun içinde geziyordum.
    plili mini eteklere ayrıca bayılırdım, kim giyse yakışıyordu bence. öyle spor ayakkabıyla falan da değil, dolgu topuklarla, en fazla babetle giyiyordum. kışın da konçları tüylü botlarla. şimdi alışık olduğumuz için kötü gelmiyor; ama o zaman elbise altına spor ayakkabı giymek yoktu. mininin altına topuklu hiç de sırıtmıyordu, şimdi giyilse frapan deriz. algı meselesi.
    sonra, şimdi “tuğla gibi” diye aşağıladığımız dolgu topuklar. ben lisede dolgu topukların tepesine bir çıktım, ta üniversite bitene kadar da inmedim. önden bakınca bacağı güzel gösteriyor, topuklu kadar da rahatsız değil, daha ne olsun? artık o yükseklikleri dizler tolere edemiyor, ayaklarımın altı nasır dolu; ama pişman mıyım? hayır. bence çok havalıydım zamanında.
    makyajın renkliliğinin de kıyafetlerden aşağı kalır yanı yoktu. nötral paletmiş, kontürmüş, highlightmış, geçiniz. renkli kalem var mı, ondan haber verin. ben muhakkak kıyafetimin renklerine uygun bir kalem çekerdim, bir de genelde pembe tonlarında, pırıltılı rujlar sürerdim. mat ruj denilen zıkkımın moda olmadığı güzel günlerdi. dudak parlatıcısı da olur tabii, yapış yapış. ve hala mat rujdan daha güzel. dileyen metalik tonlarda farlar sürerdi. 2000’ler makyaj fotoğrafları ayrıca bronzlaştırıcının ve aydınlatıcının nasıl kullanılmaması gerektiği konusunda iyi bir rehber olur diye düşünüyorum. o konuda gerçekten hiçbir fikrimiz yoktu. yarınlar yokmuş gibi bronzlaştırıcı sürüyorduk.
    saç modasını sevsem de kıvırcık siyah saçlara sahip şahsımı (ve cüzdanımı) epey bir zorluyordu. devamlı fön fön fön, balyaj, röfle. oyuncak bebek saçından daha cansızdı saçlarım, zaten o noktada boyayı bıraktım. ama görüntü güzeldi gerçekten. yine de şimdiki doğal saç modasını tercih ederim.
    aksesuarlar tam bombaydı. shakira kemerleri, avize veya dev halka küpeler, çın çın eden bilezikler*... çoğunlukla hepsini aynı anda takıp yılbaşı ağacı gibi gezerdim. bir kere vize görüşmesinden önce o kadar takıp takıştırmıştım ki babam kızmıştı “bu ne hal, seni manyak zannedecekler, vize vermeyecekler” diye. her parmağıma fake taşlı ayrı bir yüzük taktığımı da atlamayalım. o yüzüklerin illa taşı falan düşerdi, ya da bir yerlerin tuvaletinde unuturdum. bazen komple parmağımdan çıkıp düştüğü de olurdu.
    arkadaşlarım giyimimle epey dalga geçerdi, tanımayanlar da cidden başta deli zannediyordu herhalde; ama ben çok mutluydum. aynaya bakıp o renkleri, parıltıları görmeyi çok seviyordum, diğer türlü giyinmek sıkıcı geliyordu.
    sonra ben olgunlaştım, iş güç, bir yandan da moda değişti, 2000’ler modası yerini hipster modası ve skinny jean’lere bırakırken ben de black swan gibi “i was perfect” diyerek bu güzel dekadı tarihe uğurladım. artık yılbaşı ağacı gibi gezemesem de tarzımda hala izleri hissediliyor. tayt-tünik kombinleri olsun, renkli eyeliner olsun, insan bir canlılık arıyor. büyük küpeleri bıraktım ama; çünkü boynumun kısa olduğuna ve yeterince iyi taşıyamadığıma kanaat getirdim*.
    ha bir de hiç sahip olamadım; ama kadife eşofman takımlarını acayip beğeniyordum, hala da beğeniyorum. geri geldikleri gibi alabilirim.