şükela:  tümü | bugün
  • barcelona ‘nın yükselişiyle kapanmış ve karanlığa gömülmüş devir.

    belki de barcelona ‘ya bu yüzden hiç ısınamadım; koca futbolu sadece bir takımın domine etmesi elbette zevk veren bir şey değil. çünkü barcelona ‘nın yükselişe geçmesiyle birlikte (2009), 2010 ‘lu yılların günümüze kadar olan kısmında dünyanın en iyi futbolcuları denince akla sadece bir iki takımın bir kaç futbolcusu geliyor; messi, ronaldo, xavi, iniesta, ibrahimoviç. bu kadar lan, elit futbolcu diyebileceğin sadece bunlar. ibrahimoviç ‘i listeye almayacaktım aslında ama bombastik gollerinin, yani içinde bulunduğu döneme renk katmasının hatrına aldım. bu saydıklarım 2010 ‘ların kaymağının da kaymağı olanlar. bunlardan arta kalan futbolcular dönemlik performanslarla geçirdiler yıllarını. milli takımlar açısından da yine ispanya hakimiyeti amk.

    ama 2000 ‘li yıllar öyle miydi?

    bir real madrid vardı ki vay amk dedirtmişti kurduğu kadroyla; roberto carlos, figo, zidane, beckham, ronaldo, raul, morientes...

    bir arsenal vardı ki fifa ‘larda pes ‘lerde herkes almak için birbirinin ümüğünü sıkardı; vieira, pires, ljungberg, reyes, wiltord, henry, bergkamp...

    bir ac milan vardı ki her bir futbolcusu için ayrı ayrı ağıt yakardı rakipleri; maldini, nesta, cafu, gattuso, seedorf, pirlo, rui costa, kaka, shevchenko...

    bir liverpool vardı 2005 ‘te istanbul destanını yazan; hyppia, gerrard, xabi alonso, riise, kewell, baros...

    liverpool ‘da o sezondan önceki dönemde de manyak futbolcular vardı; heskey, robbie fowler, owen, anelka...

    bir barcelona vardı daha robotik futbollarına geçmemişlerdi; frank de boer, overmars, cocu, mendieta, kluivert, saviola, rivaldo...

    sonrasında barcelona ‘nın -robotiğe geçmeden hemen önce- kurduğu diğer bir jenerasyon vardı; marquez, van bronckhorst, deco, eto‘o, ronaldinho, henrik larsson...

    bir olympique lyon vardı ki avrupayı sallayıp bir türlü yıkamasa da gönlümüzde taht kuran; coupet, abidal, essien, juninho, malouda, kallström, govou...

    bir juventus vardı ki abboooov; thuram, cannavaro, edgar davids, nedved, del piero, mutu, trezeguet...

    bir inter vardı başarılı olamasa da kadrosu yeterdi; toldo, ivan cordoba, zanetti, emre, mihailoviç, adriano, recoba, vieri...

    bir roma vardı bütün italya ‘yı yakan; aldair, samuel, montella, totti, batistuta...

    bir chelsea vardı mourinho'nun zirve dönemi; cech, terry, lampard, robben, drogba...

    bir leverkusen vardı şl kupasını kaçıran; lucio, ballack, yıldıray, berbatov, ze roberto...

    bir manchester vardı ki ferguson ‘un pürömiyer ligde reyizleştiği; barthez, ferdindand, veron, giggs, scholes, forlan, van nistelrooy...

    birbirinden farklı en az 50 tane elit futbolcu saydım bir çırpıda. resmen gözlerimizin pası silinmiş 2000 ‘li yıllarda da farkında olamamışız. inşallah 2010 ‘ların diğer yarısı bize en az bunun yarısı kadar futbolcu saydırır.
  • çok fazla yıldız oyuncu ve futbola inanılmaz zevk veren klas on numaralara sahip olduğumuz yıllardı. tabiki asıl kastettiğim 90'lı yıllar. savunmaların böylesine hayvani yapılmadığı, yabancı maçları izlemek için evi dekoderle doldurmamamız gereken möhkem dönemlerdi. her güzel şey gibi işte bu da bitti. kapital futbolu da devirdi.
  • futbolda fiziksel gücün yükselip tekniğin azalması ile ortadan kaybolan futbol dünyasıdır. ortalığın anasını ağlatacak saf yeteneklerdense neredeyse 2 maç üst üste oynayabilecek fizik gücüne sahip maraba kılıklı futbolcular tercih edildi. oyun zekası yüksek cambaz futbolculardansa topu yanındaki arkadaşına en hızlı aktaran futbolcular tercih edildi. takım oyunu futbolun en teknik özellikleri kanat forvetlere yüklendi. çalımlarla adam geçen forvetler, muz ortalar açan kanatlar, klasik on numaralar , gerilerden gelen ön liberolar yok oldu.
  • o zamanlar, iyi futbolcu dediğin ikonik özelliklere sahipti. ronaldo'ya, ronaldinho'ya, baggio'ya, zidane'a falan baktığın zaman ağzın açık izliyordun. bizim hayranlıkla izlediğimiz alex, brezilya milli takımına giremiyordu o senelerde.

    şimdi bakıyorum, pogba, neymar, salah; iyi güzel de bu adamların bizi hayranlıkla seyrettirecek bir özellikleri yok ki. diğer oyunculardan bir kademe daha iyiler belki, daha ilerisi değiller.

    bir messi, bir cristiano ronaldo kaldı. onlar da 3-5 seneye emekli olunca yıldız denebilecek oyuncu kalmayacak dünyada.
  • bayern münih ballack, oliver kahn gibi yıldızlarla coşarken, portekiz,hollanda gibi liglerde bile birçok yıldız futbolcu vardı.
  • o zamanlar için neredeyse her takımda ikonik oyuncular vardı. takımı söylediğin zaman hemen bir iki oyuncuyu rahatlıkla söyleyebilirdin. ama şuan endüstriyel futbol olayı bunu bitirdi. takımlar arasında uçurum aşırı derece arttı.00-10 arası yıllarda neredeyse avrupada her takım birbirine denkti azda olsa. sürpriz çok fazla skor oluyordu ama sonra ne mi oldu süper ötesi 5 tane takım kaldı gerisi bitti. şuan fransa üçüncüsünün ingiltere şampiyonuna yenilmeme imkanı yok. yada hollanda ikincisi ispanya ikincisini ne yaparsa yapsın yenemez. bu liste böyle uzar gider. futbol çok değişti.
  • 2000'li yılların kalburüstü takımlarının hepsinin 11 oyuncusunu az çok hala sayabiliyorken şu an barcelona'da sağ bek kim oynuyor hiçbir fikrim yok.

    2000'li yıllarda futbol ülkesinin ve takımlarının yıldızları ile oynanan bir oyundu. şimdi ise fiziki olarak ayakta kalan, disiplinli, takım oyunu oynayabilen oyuncuların dönemi.

    şuraya favori takımı da bırakayım

    dida
    cafu
    nesta
    stam
    maldini
    gattuso
    pirlo
    seedorf
    kaka
    inzaghi
    shevchenko
  • 80 lerde tsubasa ve benjamin vardı fantastiğin kralı onlardı.
  • mutu, berbatov, emre, malouda, montella için geçmiş dönem oyuncularını sayarken "elit" diyen yazar dostumuz ribery, robben( neden sadece 2010'lardan önceye dahil ediliyor), hazard, lewandowski, yaya toure, salah, neuer, kroos, chiellini, bale, neymar, ramos, agüero, silva, lahm, barzagli, reus, thiago silva, kompany, alves, benzema, griezmann, marcelo'yu elit oyuncu olarak saymıyor.

    bende eskiyi severim, nostaljiye bayılırım ama bu kadarı biraz abartı olmuş.