şükela:  tümü | bugün
  • 2001'de dolar cehape zihniyeti sebebiyle yükselirken 2016'da tamamen dış güçlerin oyunları sebebiyle yükselmektedir
  • 2001 krizinin nedenlerini anlayamanların, 2016 ekonomik krizinin nedenlerini anlayamacağını gösteren karşılaştırmadır.
  • 2001 ekonomik krizi, bankacılık sisteminin çöküşü ve sıcak para politikasının duvara toslamasından kaynaklanmıştı. çok basit bir ifade ile %85 yıllık tl faizi için dolar bozduran yatırımcı, %15 dolara faiz ödeyip, çıpa baskısı nedeniyle taşı çatlatsanız %10 da değer kaybı işe net %60 para kazanırken bir anda memleketine dönüvermeye karar verdi. onun getirdiği paraları da holdingler kendi bankaları aracılığı ile kendi şirketlerine pompalamışlardı, yani gelen para üretime, işe gideceğine holdinglerin bankaları aracılığı ile patroncağızların ceplerine hortumlanmıştı ve kim ne derse desin çok güzel bir krizdi. akp de o krizden sonra düzelmeye başlayan bir sistemin kaymağını yedi bir süre
    2016 krizi ise bambaşka. bir kere kimsenin kriz olup olmadığını umursadığı yok. para, bugüne kadar bir yerlerden geldi, yine gelir diye düşünüyor herhalde büyüklerimiz. suriye ve ırak'ta cephemiz var, yetmez güneydoğuda savaşıyoruz. yetmez, amerika ile gergin avrupa birliği ile saç saça baş başa haldeyiz. aymazlık mıdır, komplo mudur, dış güçler midir gerçekten bilmiyorum ama kriz olmaması mucize. kendi sermaye birikimimiz yetmediği için yabancı yatırım sermayesi çekmek zorundayız. siz yatırım yapar mısınız bu ülkeye? yarın ne yasa çıkacağını bilmediğiniz, denetimi olmayan bir süreç. kriz, belirsizliği sever, bulanık sulardan beslenir. yarın ab'den çıkar mıyız, rusyayla tekrar kavga mı ederiz, kadınların sokağa çıkmasına yasak mı getiririz, dolar alıp satmayı yasaklar mıyız? yoook saçmalama diyebilir misiniz, bu saçma sorularıma.
  • 2017'yi görmeden 2001 veta 2016'ya kriz demeyin
  • biri ekonomik kriz iken diğeri hem ekonomik hem de ruh hallerinin krizidir. gördüğüm esnaf ve iş adamları nihayet "türkiye'de bundan kötü ve umutsuz bir zaman hatırlamıyorum" demeye başlamıştır.
  • bir-iki tespit yapmak istediğim kıyaslama. sonuna kadar okumadan bir önyargıda bulunmamanızı rica ederim.

    2001'deki krizde bulunduğumuz ortamda ekonomik bozukluk gıda fiyatlarına, yakıt fiyatlarına yansımaktaydı. 2001 başı ile sonuna bakarsak hane halkının alım gücüne yansıyan inanılmaz bir yük görebiliriz. 2016'da ise, yine dolar inanılmaz bir şekilde yükseliyorken, böyle bir enflasyon görülmüyor, ekmek fiyatlarında, süt fiyatlarında aşırı bir oynama yok. yani, "açız, yemek alamıyoruz" kıvamında değiliz.

    yine, 2001'in asgari ücretini o zamanın gıda fiyatlarına oranlarsak, 2016'ya göre oldukça düşük alım gücüne sahip olduğumuzu görebiliriz. bir örnek verecek olursam, o zamanın yaklaşık 123.000.000 lira olan met asgari ücretiyle 31 kilo kıyma alınırken, şimdi ortalama 45 kilo kıyma alınabilmekte. süt, ekmek, benzin için de bu durum böyle. yani, 2001'e oranla alım gücümüz yine yüksek.

    ama, 2016'da çok ters giden bir şeyler var, saklanan bir şeyler var! evet, belki 2001 krizinde dolar çok kısa bir sürede 2 katına çıktı, ama 2016'da da dolar 4 sene öncesine göre 2 katına çıkmış vaziyette. ve hükümet, yaptığı kalkınma planlarında doları 2 sene sonrası için 1,9 lira olarak öngörmüşken... borçlar sürekli olarak erteleniyor, vatandaşın daha çok alışveriş yapması teşvik ediliyor, kredi kartlarının taksit miktarı ve kart limitleri yükseltiliyor.

    farkında mısınız, alım gücümüz neredeyse aynı kalıyorken, biz sürekli olarak daha da borçlanıyoruz. 2018 için borçlanıyoruz, 2019 için borçlanıyoruz. seneye iş garantimiz yok, ama borcumuz var. seneye gıda fiyatları yükselebilir, ek olarak da borcumuz olacak.

    ekonomimiz 2 senedir durgunluk içinde, ihracatımız iyi değil, üretim yapmıyoruz, 14 senede doğru dürüst fabrika açılmadı, turizm baltalandı, üstüne üstün döviz artıyor, siyasi belirsizlikler mevcut. şu an kesinlikle 2001'deki gibi bir ortam yok, 2001'deki kriz dillendiriliyordu, ülkeye de yansıyordu.

    şu son 2 yıldır yaşadığımız bambaşka bir şey. şu an herkes hoşnutsuz, yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunun farkında, ama her şey yolundaymış gibi yansıtılıyor. geleceğimiz borç altına alınıyor, buna rağmen alım gücü düşmedikçe kimse bir şey anlamıyor.

    bunun yarattığı etki çok daha yıkıcı ve uzun süreli olacak gibi.
  • doların artması henüz hane halkına yansımadı, ama ancak şimdilik böyle. çünkü türkiyede satılan her şey türk lirası ile satılıyor ve mevcut stoklardan satılıyor. dolarsa bir maliyet unsuru ve buradan sonraki ürünlerin fiyatını yükseltecek. mesela zincir elektronik mağazalarından açıklamalar yapılmış. elektronik eşyalarda dolar sebebiyle %10 civarında zam geliyormuş ve şu an eldekiler satılıyormuş. işte her şey böyle olacak.

    http://www.hurriyet.com.tr/…10-zam-geliyor-40281693

    önce elektronik eşyalar zamlanacak. sonra ithal diğer mallar ve ithal ara mallarla üretilen yerli her türlü mal. muhtemelen sadece iç anadolu buğdayından yapılan ekmeğin fiyatı değişmez.

    öte yandan bunlar arttıkça ikincil etkiler gelişecek. bu fiyat artışları piyasaya yansımaya başlayınca dün 1 maaşa televizyon alabilen arkadaş bugün 1.2 maaşa alacak aynı televizyonu alacak. bu sefer o da gidip maaşına zam isteyecek. her ne üreten firmada çalışıyorsa o malın fiyatı o maaş artışıyla ikincil etkilerle artacak. bu böyle küçüle küçüle gidecek. tabii dünya yerinde durmayacak, fed faiz arttırmaya, bizimkiler azaltmaya devam edecek.

    tabii herkes istediği maaş zammını alamayacak, hatta çoğumuz alamayacağız ve fakirleşeceğiz. bazılarımıza firmamız artık ödeme yapamaz hale gelecek, satışlar düşecek. ve işten çıkarılacağız. bazı firmalar zor duruma düşecek. hükümete yakınların borçlarını kamu bankaları devralacak, diğerleri batacak.

    yavaş yavaş olacak hepsi.
  • hökömet çok eyi.
    -beyefendi pantolonunun delik?
    olsun hökömet çok eyi
  • devalüasyon oranı olarak 2016 krizi 2001'i geçmiştir.
  • yeni bir alternatif olmadığından dolayı bu sefer cezası hükümete kesilmeyecektir.