şükela:  tümü | bugün soru sor
  • şayet uyanırsam elime yarım kilo zeytin alıp;

    evin karşısındaki internet cafe'ye gidip mesajlaşma uygulaması kodlamaya başlayacağım.

    adını da what's application koymayı planlıyorum. eved.
  • kabustur o rüya olsa uyanmak istemezsin.
  • uyanacağımız günü heyecanla bekliyorum bir yerden sonra biri dürtüp uyandırmalı
  • (bkz: karabasan)
  • ay olmasa öyle ben yapamam... yeniden aynı şeyleri yaşayamam valla fen lisesinden terk kuruyemişci olurum yeminle. çekemem tekrar aynı şeyleri. dükkana gelip beni sinir eden müşteriye de satmıyorum sana çekirdek git başka yerden al diye artislik yapacam.
  • (bkz: rteman show)
  • insanları, hatta kendimi bile inandırabilmem çok zor ama bence basbayağı gerçektir bu; yani o tarihten itibaren yaşanan her şey bal gibi rüya. yoksa aksi mümkün değil.

    büyük ihtimalle meselenin aslı şöyle:

    3 kasım seçimleri henüz yapılmadı; ve biz, genel seçimlere kısa bir süre kalmışken uzun ve bol teferruatlı bir rüya görüyoruz. doksanlı yıllarda meydana gelen olayların ve medyanın reyting uğruna yaptığı abartılı yayınların bilinçaltımızda yarattığı "irtica geliyeah, laiklik elden gidiyeah!" korkusunun bir sonucu bunlar. e tabi 99 krizinin olumsuz etkileri de bünyelerimizi henüz terk edebilmiş değil. birde komşu ülkelerdeki diktatörlere, özellikle de saddam'a filan bakıp "ulan biz de bir gün böyle olur muyuz?" diye çok ürkütmüşüz kendimizi. bunların dışında, funda arar'ın söylediği ve bu sıralar çok popüler olduğu için her yerde duyduğumuz depresif "arap saçı" şarkısının da bu durumda kayda değer bir rolü olduğuna inanıyorum.

    "muhtar bile olamaz!" denilen islamcı şahsiyet de hapisten çıkıp bir parti kurdu ya bizim korkularımız da bununla iyice ayyuka çıktı. sonrasında da bilinçaltımız, başladı saçma sapan senaryolar üretmeye:

    neymiş efendim, 'iller bankası' üzerinden yaptığı dolandırıcılıklarla ismini duyduğumuz adam bir parti kuracakmış da bütün sağ partileri ve başbakanlık yapmış koskoca üç ismi bir gecede baraj altına itip bu vesileyle de malum partiyi tek başına iktidara taşıyacakmış... ulan olacak şey mi bu?

    sonrası zaten tamamen zırva. yine bir dolandırıcılık hadisesiyle ismini duyduğumuz "jet fadıl" yurt dışından telefonla oy toplayarak (!) bağımsız milletvekili seçilecekmiş... bu vatandaşın vekil seçildiği ilde -tesadüfe bak ki- bir köy topluca oy kullanmayınca bu ilde seçimler iptal edilecek; ve malum kişi de baykal'ın koltuk çıkmasıyla siyasi yasaktan kurtulup bu ilden vekil seçilerek başbakan olacakmış.

    kusura bakmayın da türkiye cumhuriyeti devleti seksen yıllık bir devlet; ve bunun da ötesinde, binlerce yıllık bir devlet geleneğine sahip. muz cumhuriyeti değil. böylesi saçmalıklar, muz cumhuriyetinde bile olmaz. kendi toplumumuzu ve güzelim ülkemizi böyle hunharca itin götüne sokup aşağılayan bilinçaltımız, en ağza alınmayacak küfürleri hak ediyor..!

    anladığım kadarıyla doksanlı yıllarda yaptıkları antin kuntin icraatlarla zihinlerimizde yer edinmiş olan bu isimleri, bilinçaltımız bu korku senaryosunun içine dahil etmiş; ancak "deniz baykal" gibi cumhuriyet değerlerine sonuna kadar bağlı bir adam, neden bu kara senaryonun başlangıcındaki önemli mihenk taşlarından oldu, -hem de jet fadıl ve cem uzan gibi saçma sapan isimlerle birlikte- onu bilmiyorum.
    bilinçaltı pek çetrefilli vesselam.

    birde bu başlangıç kısmını oluşturan saçma sapan olaylar, hikayenin en mantıklı bölümü. sonrasında, herkesin de bildiği üzere, bilinçaltının kayış iyice kopuyor...

    yani bütün bunlar kesinlikle rüya oğlum! boşuna germeyin kendinizi, rahat olun. uyandığımızda birçok şeyi hatırlamıyor olacağız. 3 kasım seçimlerinde de büyük ihtimalle chp - dyp - anap koalisyonu kurulacak. fakir ama laik - demokratik (en azından öyle olabilmek için ciddi anlamda gayret eden) bir ülke olarak ikibinlerin başını yaşamaya devam edeceğiz.
  • geçmişte birçok hata yaptığım ve bu yaptığım hataları düzeltemediğim için keşke dediğim durum.
  • kabus olmasin o ?