şükela:  tümü | bugün
  • patrondan zam aldığım halde şahit olduğum kriz.
    (bkz: al amk)
  • hey gidi hey. 10 yil gecmis...
  • aslında on yılı aşkın içinde bulunduğumuz kriz.
  • https://s1.eksiup.com/89e6d2b3c53.jpg

    siz ne anlatıyorsunuz hala amk.
  • 2007 yılında mortgage krizi olarak başlayıp, daha sonra piyasaları alt üst eden kriz amerika’nın kontrolsüz kredi kullanımı ve tüketim çılgınlığı sonucu ortaya çıkmıştır. dar gelirli, orta gelirli, yüksek gelirli yani her türlü abd vatandaşına yüksek faiz oranlarından krediler verilmiş, bunun da geri ödenecek olması temenni edilmiştir. ki dar gelirli aileler bir süre sonra bunu karşılayamamış, krediler elde patlamıştır. bunun sonucunda da el konulan konutlar ve mülkler bankaların işine yaramamaya başlamış, finansal çöküş yaşanmıştır. çünkü ipotek edilen malların miktarı emlak balonu ile devasa boyutlara ulaşmış, bunları elden çıkartabilecekleri kimse kalmamıştır. likidite sıfıra inmiştir. her neyse, netice itibarı ile abd sallanmış, halk seviyesinde yoksulluk artırmıştır.

    okyanus ötesi kıtada bunlar yaşanırken avrupa da bundan nasibini almıştır. küreselleşme sonucu tüm ekonomiler birbirine bağlıdır. birçok avrupa ülkesi dar boğaza girmiş, euro bölgesi teşvikler ve borç yapılanmaları ile ayakta tutulmuştur.

    türkiye ise ticaretinin neredeyse yarısını yaptığı avrupa sallanırken ülkeye para sokamamış, ticari iliskilerin olduğu bölgelerden nakit gelmemiştir. dış talep daralmıştır. lakin tüketim çılgınlığı ile para çıkışı devam etmiştir. böylelikle cari açık artırmış, halk farkında olmadan yoksullaşmış, ticaret çökünce işsizlik artmıştır. yani türkiye krizden nasibini bolca almıştır. tüik verilerine göre 2008 yılında %11,0 olan işsizlik, küresel ekonomik krizin etkisiyle 2009 yılında 3 puan artarak %14,0’a ulaşmıştır. ayrıca bu gibi dönemlerde ortaya çıkan kayıtdışı istihdam da görülmüş, devlet gelirinin bir kısmını oluşturan ssk ödemelerinden de mahrum kalmıştır. çünkü işveren bunu ödeyecek durumda değildir.

    sonuç olarak, o vakitlerde fütursuzca dökülen betonlar, yapılan evler ve ithalat ile ekonomi düzgünmüş gibi bir imaj çizilmiştir. fakat diğer ülkeler tasarruf tedbirleri alırken bizim hazır olanı yediğimizden eldeki avuçtaki de buhar olup gitmiştir. hayali büyüme oranları ve kayıt dışı para transferleri ile 2013’e kadar bu sürdürülmeye çalışılmıştır.

    günümüzde oluşan döviz kur yüksekliği de yeni değil, aslında bunların bir sonucudur.

    doğru düzgün bir ekonomi programı ile sınırsız ithalatın önüne geçilebilinseydi ve döviz ülke dahilinde tutulsaydı belki seçimler kaybedilirdi. büyüme yavaşlardı. lakin bugünkü gibi rezil bir duruma düşmemiş olurduk. her şey oy için yapıldı, hala da devam ediyor.