şükela:  tümü | bugün
  • bu ay içerisinde kitapçılara düşecek olan ajandadır. 2011 yılı ajandasının özeti "nefret suçlarına karşı" olması.
  • her sene olduğu gibi, bu sene de dört gözle çıkmasını beklediğim ajandam.
  • metis'in sitesinde dahi göremediğim, önce kendime sonra bir sürü insana hediye etmek için sabırsızlıkla beklediğim 2005'ten bu yana tüm şahaneliği ile devam eden serinin 5.si olacak olan ajanda..

    http://www.metiskitap.com/…atalog/search/search.asp

    e hadi artık..
  • yillar sonra bu yil kucuk pembe moleskine imle aldatacagim ajanda olacaktir. kalbimin bi tarafi yapma etme, al evde bi kosede dursun demiyor degil..
  • çıktığı sonunda websitesince de duyurulmuş.

    2011 ajandası için "irkçılık, ayrımcılık ve nefret suçları"nı konu olarak seçtik. gerekçesi hepimizin yaşadığı hayatta yatıyor. türkiye, 20. yüzyıl boyunca ektiklerini biçiyor, ırkçı zihniyetin cenderesinden çıkmayı başaramıyor. irkçı zihniyetin ürünü olarak uzun süredir bir savaş hali içinde, bir nefret toplumu içinde yaşıyoruz.
    konuyu metis ajandalarının mucidi olan araştırmacı arkadaşımız levent şensever önerdi ve hazırladı. nefret söylemi ve nefret suçları, türkiye'de olduğu kadar dünyada da yeni bir kavram. nefret suçları, ırkçı ve ayrımcı bir zihniyetin korkularına, inanç kalıplarına, klişelerine dayanıyor. yani şiddetten, saldırıdan, cinayetten, sokaktaki vurdu kırdıdan önce yanlış inanç, yanlış bilgi, yanlış düşünce söz konusu.
    bu ajanda bir anlamda okurlarımıza bir davet. nefret suçlarının yasalarda ayrı bir tanıma kavuşturulması, yasal mevzuatın nefret suçlarına hassas hale getirilmesi önemli bir hukuk mücadelesi. hepimizin bir ucundan tutmamız, desteklememiz gereken bir mücadele. içerde de alıntıladığımız gibi, evet, yasalar insanların birbirini daha çok sevmesini sağlayamaz ama birbirlerine karşı suç işlemelerini engelleyebilir. en azından bunu umabiliriz.
    kuşkusuz ayrımcılık kolay kolay bitmeyecek: eşitlikten nasibini almamış hiyerarşik ve otoriter bir toplumda, "ırk"tan vazgeçildiğinde kültüre, oradan inanca ya da inançsızlığa, olmadı cinsiyete, olmadı başka bir farklılığa geçilecek. çünkü asıl mesele, insanlar arasındaki mevcut farkları tahakküm edebilmek için kullanmak. bunca eşitsizliğin olduğu bir dünyada ayrımcılıktan tümüyle kurtulmak bir hayal. ama özlenen, gerçekçi bir hayal. tarihten öğreniyoruz ki, insanın adalet arayışı da bitmeyecek, hep sürecek.
    güzel, bol kitaplı bir yıl dileğiyle
    metis yayınları
  • içeriğine henüz girmiş değilim, ama üzülerek görüyorum ki, bu seneki ajanda özellikle kapak tasarımı baabında önceki yıllara nazaran çok amatör işi olmuş.
    http://www.metiskitap.com/…catalog/book.asp?id=2167
  • metis kitabevi'nin 2011 ajandası.

    metis yayınları'nın ajanda hakkında kendi yazısı:

    "2011 ajandası için "irkçılık, ayrımcılık ve nefret suçları"nı konu olarak seçtik. gerekçesi hepimizin yaşadığı hayatta yatıyor. türkiye, 20. yüzyıl boyunca ektiklerini biçiyor, ırkçı zihniyetin cenderesinden çıkmayı başaramıyor. irkçı zihniyetin ürünü olarak uzun süredir bir savaş hali içinde, bir nefret toplumu içinde yaşıyoruz.
    konuyu metis ajandalarının mucidi olan araştırmacı arkadaşımız levent şensever önerdi ve hazırladı. nefret söylemi ve nefret suçları, türkiye'de olduğu kadar dünyada da yeni bir kavram. nefret suçları, ırkçı ve ayrımcı bir zihniyetin korkularına, inanç kalıplarına, klişelerine dayanıyor. yani şiddetten, saldırıdan, cinayetten, sokaktaki vurdu kırdıdan önce yanlış inanç, yanlış bilgi, yanlış düşünce söz konusu.
    bu ajanda bir anlamda okurlarımıza bir davet. nefret suçlarının yasalarda ayrı bir tanıma kavuşturulması, yasal mevzuatın nefret suçlarına hassas hale getirilmesi önemli bir hukuk mücadelesi. hepimizin bir ucundan tutmamız, desteklememiz gereken bir mücadele. içerde de alıntıladığımız gibi, evet, yasalar insanların birbirini daha çok sevmesini sağlayamaz ama birbirlerine karşı suç işlemelerini engelleyebilir. en azından bunu umabiliriz.
    kuşkusuz ayrımcılık kolay kolay bitmeyecek: eşitlikten nasibini almamış hiyerarşik ve otoriter bir toplumda, "ırk"tan vazgeçildiğinde kültüre, oradan inanca ya da inançsızlığa, olmadı cinsiyete, olmadı başka bir farklılığa geçilecek. çünkü asıl mesele, insanlar arasındaki mevcut farkları tahakküm edebilmek için kullanmak. bunca eşitsizliğin olduğu bir dünyada ayrımcılıktan tümüyle kurtulmak bir hayal. ama özlenen, gerçekçi bir hayal. tarihten öğreniyoruz ki, insanın adalet arayışı da bitmeyecek, hep sürecek.
    güzel, bol kitaplı bir yıl dileğiyle
    metis yayınları "

    içindeki yazılar:
    nefret suçları nedir?
    nefret suçları teriminin ortaya çıkışı
    nefret suçları diğer suçlardan niçin farklıdır?
    abd ve avrupa'da nefret suçları mevzuatı
    antisemitizm nedir?
    nefret söylemi nedir?
    nefret söylemi ve medyanın rolü
    türkiye'de yasal mevzuat
    uluslararası hukukta nefret suçları
    ırkçılık nedir?
    islamofobi nedir?
    milliyetçilik nedir?
    soykırım
    çokkültürlülük anlayışı
    türkiye'de azınlıklar
    nefret suçları konusunda neler yapılabilir?
    nefret suçlarına karşı mücadelede sorunlar
    sosyal değişim derneği
    türkiye'de yürütülen çalışmalar ve kaynaklar
    kısa sözlük
  • idefix de 30 ocak 2011'e kadar alınan metis kitaplarıyla armağan olarak verilecekmiş.
    çok güzel düşünülmüş de ben çoktan idefix siparişimi ve metis ajandamı almış bulundum.
    içerik yine çok dolu. bu seferkinde sayfalara ufak karikatürler ve renkli büyük harflerle yoldaşlık, esaret gibi olumlu - olumsuz kelimeler eklenmiş, sayfalar daha canlı görünüyor. tabi konu nefret suçları olunca sayfalar cinayet suçlarıyla katliamlarla dolu, görünen o ki birçoklarını da sayfalara ekleye ekleye bitireceğimiz bir yılın ajandası olacak 2011 metis ajandası.
  • --- spoiler ---

    lüzumsuzsa öldür
    -iç mihrak

    --- spoiler ---

    şahane olmuş yine, şahane :)