şükela:  tümü | bugün
447 entry daha
  • gelmesini bırakın, zaten içinde olduğumuzun, ekonomik karakterimizin kriz olduğunun gözlemlenmeye doyulamadığı krizdir. fuat avni`nin hesabı da birden fazla kişi tarafından kullanılıyor bu arada.
  • (bkz: 2017 ekonomik krizine türkiyede gireceklere öneriler)
  • türkiye'nin döndürmesi gereken 200 milyar dolar borç var. siyasi ve ekonomik riskler ve belirsizlikler, daha yüksek maliyetle borçlanmanıza sebep oluyor. bu da büyüme üzerinde baskı yapıyor. yani düşük büyümeye yol açıyor. düşük büyüme de işsizliğin artmasına yol açıyor. hane halkına yansıyan en acı tablo işsizlik. diğeri de fakirlik.

    her neyse. türkiye'yi bekleyen riskler neler diye şöyle bir bakarsak. dış riskler var öncelikle. bunlar nelerdir; fed'in faiz arttırarak sıcak parayı ülkesine çağırması böylece az gelişmiş ülkelerin dolar bulmakta zorlanması. trump'un agresif olacağı tahmin edilen korumacı ekonomi politikaları. abd 10 yıllık tahvillerinin faizinin artması ve böylece doların artışını desteklemesi. petrol fiyatlarının artması. suriye ve ırak sorunları. ab ilişkileri.

    iç riskler ise; düşük büyüme veya küçülme, yüksek dış borç, cari açık, kurun yüksek olması, çift haneye yaklaşan enflasyon, krize giren turizm sektörü, çok yüksek işsizlik oranı, hane halkı borcunun yüksek olması, sanayi ihracat ve tarımın zayıf olması, inşaat sektörünün doyuma ulaşması, terörizmin yarattığı güvensizlik ortamı, siyasi belirsizlikler, referandum ve erken seçim ihtimalleri, özel sektörün dış ve iç borcu, zamanında düşük faizle cazip oranlarla döviz üzerinden borçlanan özel sektörün, yükselen kur yüzünden borcunu çeviremeyecek hale gelmesi.

    avantaj olarak ne var elimizde diye baktığımızda, iki şey göze çarpıyor. devletin kendi borcu düşük, bir de bankacılık sektörü sağlam gibi durmakta.

    ucuz dolar bulabildiğimiz zamanlarda, gerekli reformları yapabilseydik, sanayi, ihracat ve tarımı teşvik edebilseydik, bu duruma düşmezdik diye düşünüyorum ama bu saatten sonra reform yapmak için çok geç, çünkü 10-15 yıldır balonlaşan ekonominin çöküşünü yaşıyoruz.

    kısacası alarm zilleri çalıyor çoktan. hem iç hem dış konjonktür aleyhimize döndü.
  • fitch in ocak sonunda yapacağı not indirimi ve merkez bankası üzerindeki faiz arttırmama baskısı sonucunda daha da hissedilecek olan kriz
  • bana kalırsa merkez bankası iletişim sürecini iyi yönetemedi, en azından güçlü mesaj vermeliydi çünkü piyasa beklentiyi satın alır. faiz artışında da geç kaldı. bu saatten sonra ciddi faiz artışı yaptığını varsaysak bile en baştaki gibi etkili olmamakla birlikte artık yüksek kur, yüksek faiz dönemine girmiş oluruz. bu da demek oluyor ki dabıl penetrasyon.

    işin diğer tarafı, artan faiz zaten bir ayağı çukurda olan konut sektörünü gömüp ruhuna fatiha okutur (bu saatten sonra 20 yıl vade ve/veya vergi indiriminin de marjinal faydası yüksek olmayacaktır diye düşünüyorum). durma noktasında ki yatırımları da bıçak gibi keser. valla bu aralar merkez bankası ve ekonomi yönetiminin yerinde olmak istemezdim.

    son olarak, kadir has üniversitesi’nin son araştırmasında akp’lilerin %60’ı kriz var diyor. aynı akp’lilerin %70’i ise hükümetin ekonomi politikalarını başarılı buluyor. bu da ne demek oluyor? bu ülkede 2017’de bir ekonomik kriz olması durumunda bu kitle tarafından hükümet harici herkes suçlanacak. siz kendiniz çalıp, kendiniz oynamaya devam ediniz efendim.
  • bugun ekmek firininda bile konusuluyordu. usta ekmek satislarinin dustugunden dert yaniyordu. bende icimden beter olun amk dedim. ayrica mahalle arasi gida teroru borekcilerde bile pogaca 1 lira oldu. artik "egonomi coh eyi' diyen kitlede de bir suskunluk hakim.
  • dolarin dustugu bir gun bir sekilde bunlari yazmam gerekiyordu.

    ailemde tanidigim (akraba deniyordu galiba bunlara) herkesin doviz al/satlari sayesinde bitlenmesini saglamis "kriz"dir. ise gitmeden, bir gunde, cogu insanin bir yilda kazandigi paralari kazaniyorlar.

    i$e gittigim, kendi i$imi kurup her $eyden elimi ayagimi kesmedigim icin ailemden azar dinliyorum.

    simdi, gel bu insanlara "baskanligi destekleme, her sey cok guzel olacak" de!

    dinleyen var sanki...

    ak it gibi bir tanimla da sonlandiralim:
    gelmeyen krizdir. 2017 krizi yoktur. asil kriz, turkiye'de fakir olmaktir. turk vatandasinin fakir olmasinin akp ile de ilgisi yoktur. para yonetmeyi bilmeyen fakirlige mahkumdur.

    para uzerinden kazaniyorsan parani, en iyi dostun recep tayyip erdogan'dir. (omru uzun olsun)

    you know what they say:

    (bkz: always look on the bright side of life)

    edith netenyahu: ehonomi coh eyi!
  • var olmasına vardır da, esas sorun iktidar partisinin krizden etkilenen masum destekçilerinin kriz olduğunu kabul etmemesidir.

    bu insanların büyük çoğunu kriz vurmuş, çoğunun dövizle borcu var, hanelerindeki fert başına düşen alım gücünde ciddi bir azalma var. hala "fetö, cehape, faiz lobisi, dış mihraklar, köprü, otoban, yeni anayasa" diyorlar.

    hayır anlamadığım, sadece son 1 ayda yaşadığımız develüasyonu 2001'de yaşasaydık 3 kasım 2002'de gerçekleşen erken seçim çok daha erken olurdu. bu tarz şeyler normalde hükümet devirirken, biz de bilakis hükümete destek olma sebebi olmaya başladı.

    olsun, yine de denk geldiğim insanlara dilim döndüğümce, kırıcı olmadan ve ukalalık etmeden izah etmeye çalışmaya devam edeceğim.
5 entry daha