şükela:  tümü | bugün
  • bu sayıya göre aramızda en az 409 tane ruh hastası, pislik insan geziyor demektir. hapiste ya da dışarda bu insanlar hala aramızdalar.

    bu sayının kim bilir kaç katı da potansiyel katil vardır ve devlet korumada yetersiz ya da sorumsuz davranıyor. sonumuz ne olacak merak ediyorum.

    edit: başlık başa kalmış
  • tatavadır.

    say bakalım sayabilir misin benzer ya da türlü sebeplerden kaç erkek, kaç kedi, kaç köpek öldürülmüş? kaç çiçek koparılmış?

    şu şiddet, öldürme, tecavüz gibi ağır suçları tek bir cinsiyetin mağduriyetiymiş gibi gösterip, "kadına şiddet" gibi özel kategoriler yaratmaya devam ederseniz, bundan gene en zararlı çıkacak olan kesim kadınlar olur. gün gelir, o özelleştirdiğiniz şiddet türü "küçümsenir" ya da "haklı görülür" hale gelir. "ama o da adamı delirtmeseymiş canım"cılar türer, suyu çıkan ve laçkalaşan bir olgu haline gelir.

    oysa şiddet şiddettir. yolun kenarında duran karton kutuya öfkeyme tekme atıp yolun ortasına savurmak da şiddettir, sokak kedisine, köpeğine taş atmak da şiddettir, inanamayacaksın ama sevgiline vermek için o çiçeği dalından kopardın ya, bir canlıyı öldürmüş oldun işte bak! bu da şiddettir.

    şiddetin kadına, erkeğe, insana, havyana, bitkiye, cansıza özeli olmaz kardeşim artık şunu idrak edin. karamanda sistematik tecavüze uğrayanların erkek çocukları olduğu hafızalarınızdan çabuk silindi bakıyorum? işte o yüzden şiddetin, tacizin, tecavüzün, cinayetin kadını-erkeği olmaz.

    şiddet gösteren, bu cesareti büyük oranda karşısındakinin güçsüzlüğünden ve karşılık veremeyecek olmasından alır. o yüzden de evet çocuklar, çiçekler, kediler, köpekler, kadınlar genelde bu şiddetin kurbanı olur. aynı şekilde daha güçsüz olan erkek de güçlü olanın, silahı olmayan erkek de silahlı olanın kurbanıdır.

    bunların her biri için ayrı ayrı tanımlama geliştirecek olursak işin içinden çıkamayız. yıl boyu defalarca "çocuk bakıcısı skandalı" haberleri alıyoruz. bakıcı kadınlar kız-erkek fark etmeksizin küçük çocuklara psikopatça şiddet uyguluyorlar, ulan daha geçen gün sınıfta öğrenci tokatlayan kadın öğretmen videosu vardı buralarda. bunlara ne diyeceğiz peki?? kadın yapınca, adı "kadın şiddeti!!" "erkeğe şiddet!!" olmadı, "amına koyduğumun liselisi hak etmiştir" oldu. ama aynı öğrenci ertesi gün gelip tornavidayı öğretmeninin suratına saplasa hemen "kadına şiddet" "öğretmene şiddet" derdiniz.

    bakın arkadaşlar, belli cinsiyetleri, belli meslek gruplarını kutsamayı, onlara karşı gösterilen şiddeti özel olarak manşetlemeyi bırakın artık. şiddet, sadece şiddettir. uygulayıcılar ve kurbanlar içerir. her uygulayıcı ya da her kurban zümresi için ayrı kategorizasyon yapmaya kalkarsanız, sadece mevzuyu dağıtmış, "şiddet" denen olguyu sulandırmış ve seyreltmiş olursunuz. ne zaman ki "şiddet"in kötü bir şey olduğunu bir bütün olarak kabul edebilip, bu konudaki ayrımcı tatavaları bir kenara bırakabiliriz, o zaman belki şiddet uygulayıcılara karşı bazı zaferleri de kazanabilir, farkındalıklar yaratabiliriz.

    yoksa anca istatistik tutarsınız.

    kavga gürültü sonrası edit: aşırı politik doğruculuktan insaniyetini kaybederek maksimum karma ve prim peşinde koşmaya programlanmış sözlük robotlarına dönüşen yazarlara göre şiddet tek başlık altında eleştirilemezmiş, mutlaka "kadına şiddet" diye ayrı bir parantez açmamız gerekiyormuş. çünkü sırf kadın olduğu için öldürülmek diye bir şey varmış *.

    nasıl diyordu george orwell, "bazıları daha eşittir". değil mi? neyse aynen böyle devam edin arkadaşlar. inanıyorum, mutlaka bir sike derman olursunuz. dünyayı kötülüklerden kurtarınca bizi de haberdar edin.
  • bu istatistiğin hiçbir yerde "türkiye'de" detayıyla beraber verilmemesi ilginç. koskoca dünyada 409 kadının öldürülmesi olarak algılayınca çok ciddi bir sayı değilmiş gibi duruyor.
  • ''hangi ülkede?'' dedirtir insana.

    edit:türkiye olması şaşırtmamıştır.
  • verilen sayılar türkiye’de kadına yönelik şiddetin terör diye nitelenebilecek bir boyuta vardığını gösteriyor. ne yazık ki hala şiddetin cinsiyeti olmaz diyen ahmaklar var!
  • " kadın " olarak cinsiyetlendirilmesine karşıyım bu tür haberlerin.
    (bkz: the red pill) ( felsefe/düşünce olan değil arkadaşlar aynı isimle 2016 da bir feminist tarafından çekilen bir belgesel mevcut) izleyin, güzel örnekleri mevcut.

    edit: tam sayısal karşılaştırma içeren bir entry yazarken alttaki arkadaş benden hızlı davranmış, eline sağlık

    edit2: şiddet şiddettir, kadın erkek ayrımı yapılmaz. şiddet kategorize edilmez, şiddeti durduralım dedik diye bize salak demeyen kalmamış. biz siz akıllısınız amına koyim
  • peki öldürülen erkeklerin sayısından haber var mı sayın suser?

    2017 yılında işlenen cinayet sayısını aradığımda karşıma bir sonuç çıkmadı. ama kadın cinayetlerinin sayısı hemen çıkıyor. çünkü bu ülkede insanların umursadığı şey cinayet sayısı değil, cinayeti durdurmak değil. önemli olan kadın cinayeti. zaten öldürülen erkeklerin sayısını ancak ve ancak toplam cinayet sayısından kadın cinayet sayısını çıkartıp bulabiliyoruz.

    2017 yılı sayılarını bulamadığım için 2016 yılına baktım. 2016 yılında toplam 2057 kişi öldürülmüş. kaynak bunların 328 tanesi kadın cinayeti. kaynak

    yani 2016 yılında işlenen ciyanetlerin %15i kadın cinayetiyken %85i erkek cinayeti. 2017 yılında da aynı oranın geçerli olduğunu varsayarsak cinayete kurban giden 409 kadın varsa yaklaşık olarak 2300 erkeğin cinayete kurban gittiğini söyleyebiliriz. peki bu 2300 kişinin hiç mi önemi yok be kardeşim?

    bakın, benim burada söylediklerim cinsiyetçilik değildir. sizin cinayetleri kadın-erkek diye ayırıp erkek cinayetlerini zerre kadar umursamazken sadece kadın cinayetlerini ele almanız ve önemsemeniz cinsiyetçiliktir.

    cinayet-şiddet-tecavüz gibi suçlar iğrençtir, üzücüdür ve engellenmesi gerekir. ama bunu yaparken doktora şiddete hayır, kadın cinayetlerini durduracağız sloganlarıyla yola çıkmak yerine şiddet mağdurlarını meslek ve cinsiyete göre ayırmadan şiddete hayır, cinayetleri durduracağız sloganlarıyla yola çıkılmalıdır.

    ek olarak da şunu eklemek isterim. başlığı açan yazar hangi erkek kadın tarafından şiddet gördü, gösterin entrymi sileyim demiş. buyrun vatan şaşmaz cinayeti

    bununla birlikte, kadınlar birini öldürmek istediği zaman bunu kendisi yapmak yerine sevgililerine/kocalarına yaptırıyorlar. yani sen hangi kadın hangi erkeğe şiddet göstermiş yok öyle bir şey dersen zaten dünyadan haberin olmaz. evet belki kadın tarafından öldürülen erkeğe az rastlarsın ama azmettirici oldukları olayları görmezden gelemezsin. örnek 1 örnek 2 örnek3

    bakalım iddialı bir şekilde örnek verin entry'mi sileyim diyen yazar bu örnekleri görünce entry'sini silecek mi?
  • cahil adamları yetiştiren cahil kadınları ve onlari cahil bırakan babalari da hapse atmadıkları sürece çözüm beklemediğim durumdur.
  • son entrylerimin büyük kısmına bu şekilde giriş yaptığım için gerçekten utanıyorum ama yıllar içinde ekşi sözlükteki cehalet oranının ne kadar arttığını gösteren istatistik.

    ne zekisiniz lan siz öyle ? ''erkekler de öldürülüyor,'' ''öldürülen erkeklerin sayısına niye bakmıyoruz ?'', ''öldürülen erkeklerin sayısı daha fazladır'' demek. vaaay bee hiç düşünülmemişti sizin bu fikirleriniz, nasıl aklınıza geldi ''kaç erkek öldürülmüş bir de ona bakalım ?'' demek...

    ilk olarak öğrenmeniz gereken şey şu ki, ''kadın cinayeti'' denilirken kastedilen kavram, bir kadının öldürülmesi değil tek başına. en basit şekilde anlatmak gerekirse, ''kadın cinayeti'' dendiğinde ilk aklınıza gelmesi gereken durum, kadın olduğu için öldürülen kadınlar.

    ''kadın oldukları için öldürülen kadınlar'' ne demektir peki ? eve niye geç geldin, o çocukla niye gezdin, o eteği niye giydin, niye erkek çocuk doğurmadın vb. sebeplerle öldürülen kadınlar demektir. yani ''erkek cinayetleri vs kadın cinayetleri'' karşılaştırması yapmak istiyorsanız, öldürülen erkeklerle öldürülen kadınları değil, ''o kızla niye konuştun'' diye sevgilisi tarafından öldürülen, ''eve niye geç geldin'', ''el alemin kızıyla niye gezip tozuyorsun'' diye babası tarafından öldürülen erkekler ve benzer sebeplerden öldürülen kadınları karşılaştırın. sonuçlara ulaşınca niye ''erkek cinayeti'' diye bir kavram yokken ''kadın cinayeti'' diye bir kavram olduğunu görürsünüz.

    ayrıca ''erkek cinayetleri de çok fazla'' diye sunduğunuz argümanın geçerliliğini kaybettiği bir nokta daha var. eğer ''kadın cinayeti'' kavramının boş, abartılmış olduğunu düşünüyorsanız yapmanız gereken şey, öldürülen erkeklerden çok, öldüren kadınları bulup, öldüren erkeklerle karşılaştırmanız. yoktur demiyorum kesinlikle vardır fakat madem bu kadar istatistik üzerinden gitmekten yanasınız, geçen yıl erkekler tarafından öldürülmüş erkekler ile kadınlar tarafından öldürülmüş erkeklerin de bir istatiğini çıkarın bakalım. o zaman dersiniz ki ''kadınlar da, sadece erkeklikleriyle bağlantılı sebeplerden ötürü şu kadar erkek öldürmüş, bu yüzden ''kadın cinayeti'' kavramı boştur''. fakat bunu da yapma imkanınız pek bulunmuyor. çünkü öldürülen erkeklerin çoğu da erkekler tarafından öldürülmüş. hatta büyük çoğunluğu olmasa bir kısmı da yine kadınlarla bağlantılı sebepler yüzünden işlenmiştir. kızının sevgilisini vuran baba, eski eşinin yeni eşini vuran eski koca, sevgilisini kıskandığı erkeği vuran sevgili vs. cinayetleri geçen sene ne kadar işlendi bilmemekle birlikte, genel olarak aşina olduğumuz ve her yıl haberlerde duyduğumuz cinayetler. yani erkekler, kadınları öldürdükleri sebeplerden pek çok erkeği de öldürüyor.

    kısacası bu durumlar ortadayken, lütfen kendinizi rezil etmeyin, inanılmaz bir argüman sunuyormuşsunuz gibi ''abi ona bakarsan erkekler de öldürülüyor'' demeyin. sadece konu hakkında bilgisizliğinizi ortaya koyuyorsunuz bunu yaparak.
  • "kadın cinayeti denince anlamanız gereken kadın öldüğü için öldürülen kadınlar"mış, peh. şu avamlığa bak, şu ezberciliğe bak. "sen xx kromozomu taşıyorsun, al sana bonbe" diye öldürülen kadın mı var da "kadın olduğu için öldürülen kadınlar" diye kategori çıkarmaya çalışıyorsunuz? "kadın x yaptı diye öldürülüyor erkek x yapsaydı öldürülmezdi" denilebilen cinayetlere "kadın cinayeti" deneceğini sanıyorsanız ahmak bir malın tekisiniz. aynı mantıkla "sen bana ne diye baktın" diye öldürülen bir erkek de "erkek cinayeti"ne kurban gitmiş olur çünkü kadınlar "sen bana niye baktın" diye öldürülmezler. birine tokat attığında bıçağı yiyen erkek de "erkek cinayeti" klasmanında olur, çünkü erkekler tokat atınca daha ağır tepkiler veriliyor, kadınlara ise daha hafif. tüm ağır işlerde erkekler çalışıyorlar, bu yüzden bu ağır işlerde gerçekleşen her iş kazası/cinayeti de "erkek cinayeti"ne örnektir. bu ülkede sadece erkeklere askerlik yapmak zorunlu. ölen her erkek erkek olduğu için öldürülüyor o zaman askerde de. ama bunların hiçbiri "erkek cinayeti" diye bir kavram uydurup bunun üzerinden mağduriyet devşirmek için yeterli gelmiyor. cinayete kurban giden her 5 kişinin 4'ü belki erkek ama bizim feminazilerin ve beyaz atlı prenslerinin gözüne girmemiz için 1/5 oranındaki cinayetlere kafayı takıp özellikle onları lanetlememiz lazım, yoksa olmuyor.