şükela:  tümü | bugün
  • medyanın sansürlenmesi ve otosansür sayesinde pek de umursamadığımız salgın.
    normal bi ülkede alarm verilir, kriz masası kurulur, halk bilinçlendirilirdi.

    modern tıp öncesi dönemlerdeki gibi hastalıktan korunmak için tek yolumuz şarbon hastalığı kapmamak. ona göre et ve süt ürünlerinden (ama bilhassa et) uzak duracağız bi süre
  • ulkenin her yerinde gorulen salgin.

    vakalar artiyor ama aciklama yapilmaz tabi. cunku buyuk bir skandal bu.

    genelde deri enfeksiyonu oldugundan can kaybi yasanmiyor ama akciger ve sindirim yolu enfeksiyonlari cok ciddi hayati tehlike demek.

    hayvan kesim surecinde olanlar 3 enfeksiyon riskiyle de karsi karsiya. son tuketici olarak sadece etle temas edenler deri ve sindirim enfeksiyonlarina aciklar.
  • arkadaşlar gerçekten bu engelleniyor olabiliir. şarbon olan kişi sayısı hızla artmakta.
  • biraz komplo teorisi olacak gibi ama bu tür salgınlar bizim de gevşekliğimiz ile birleşince yabancı düşman devletlerin işine gelir.

    suriye'de savaş bitmek üzere, idlipden hayvan gibi göç dalgası gelecek. suriye devleti iç savaşın sorumlularından biri olarak da bizi görüyor(haksız da değiller). özellikle türkiyede çok göç olması için sert davranacaklardır. türkiyede iç huzuru bozmak için (maalesef haklı olarak) her şeyi yapacaktır.

    bu tür salgın hastalıkları da türkiyeye sokmak çok kolay. bizim insanımız gevşek ve kaypak olduğu için sıft hayvanın fiyatı ucuz diye alıp keser ve satarlar. suriyede bunu çok güzel kullanır.

    inşallah benim saçma sapan hüsn-i kuruntumdur.
  • hükümet tarafından bilinçli çıkarıldığını düşündüğüm salgın.

    şarbon olmasa bile haberini yaptıklarını düşünüyorum, milletin ete olan talebi düşecek, bu sayede et fiyatları da düşecek, aradan bir süre geçince haberler duracak, et fiyatları da dengelenene kadar ucuz gözükecek, alın size enflasyona çare.
  • şu şarbon işi kabak tadı vermeye başladı.
    yandaş medya bile veriyorsa bu haberleri, bir iş var bunun altında...
    birçok doktor arkadaşım canlı vaka gören var mı diye soruşturarak somut veri elde etmeye çalışıyor.
    şu ana kadar resmî şarbon vakası olan biri geldi diyeni görmedim, duymadım.
    bilen varsa, kanıtlarıyla bilgilendirsin.
    herkes duyduğunu aktarıyor ve daha çok paniğe, bilgi kirliliğine yol açıyor.
    “miş”li, “muş”lu bilgileri lütfen paylaşmayın.
    kanıtsız hiç bir şeyi hatta.
    gelelim doktor arkadaşımın paylaşımına;
    “arkadaşlar etrafında kendi gözüyle birinci elden şarbon hastası gören, tanıyan bana haber verebilir mi rica etsem.
    ama haberlerde değil, gazetelerde değil, komşu sohbeti veya rakı masası ortamında lafı geçen değil, güvenilen bir arkadaşın arkadaşı diye gelen haber değil.
    bizzat tanıdığınız veya gördüğünüz vaka aranıyor.
    kurban kesme sonrası ciltte görülen "orf vakaları" (koyun çiçeği hastalığı, pox virüsü) ile de karışmamalı.
    her hayati şeye yayın yasağı getirilen ülke ortamında bu konu fazla pompalandı, soruşturma ihtiyacı duydum.
    henüz haseki ve bakırköy devlet'te olduğu söylenen vakalara dair teyit alamadım.
    en son didim devlet'te doksan vaka varmış söylentisi duydum, araştırdım asılsız çıktı.
    not: hele piyasaya "aşı" çıkarılırsa, bu verinin güncel hali hesaba katılmadan karar verilmemesi tavsiye olunur.
    hepimize kolay gelsin.“
  • devlet acaba yine kime peşkeş çekiyor? hangi tanıdıkları ilaç işine girdi de şarbon olayı kurban bayramı yüzünden ortaya çıktı acaba. asıl sorulması gereken sorular bunlar.