şükela:  tümü | bugün
  • eksisözlük platformunda genel olarak öğretmenlere karşı bir önyargı olduğunu biliyorum. fakat bu rezaleti sadece öğretmenler genelinde düşünmeyin, ülkede genel olarak haksizlik hukuksuzluk zirveye ulaşmış durumda. yazi biraz uzun olacak ama özetlenmeyecek kadar önemli bir konu, hicbir detayı atlamak istemiyorum...

    15 temmuz 2016 darbe girişiminden sonra milli eğitim bakanlığı'na atanacak olan tüm öğretmenlerin sözleşmeli olarak alınması ve atama sürecine kpss'ye ek olarak "sözlü sınav" eklenmesi gibi değişiklikler yapildi. milli eğitim bakanı ismet yılmaz'ın konuya dair açıklaması:

    http://m.milliyet.com.tr/…-kapandi-siyaset-2293547/

    öncelikle sistemin saçmalığına bakalim. normal şartlarda öğretmen adayları yazılı sınavda 1. oturumda kpss genel kültür genel yetenek sınav'ına giriyor, aynı gün öğleden sonra eğitim bilimleri sınavına giriyor ve eğer branşina esas öğretmenlik alan bilgisi testi sınavı varsa ağustos ayında da bu sinava giriyor, ortaya cıkan ortak puan ile tercih yapip ataniyordu. sözlü sınav gelince kpssden elde edilen puana göre alım yapilacak kontenjan sayısınin 3 katı kadar aday sözlü sınava girmeye hak kazanıyor ve daha sonra sözlü sınav puanı esas alınarak ataniyor. buraya dikkat, kpss puaninin sözlü sınava giriş bileti olmak disinda bir artısı kalmıyor.

    ayrıca ismet yılmaz'ın defalarca dile getirdiği "yazılı sınav bilgiyi ölcebilir ama bilgiyi nasil aktardiğini hitabetini ölçemez" savı da saçmalıktan öte değil. birincisi eğitimde ölçme ve değerlendirme dersi alan herkes bilir ki sözlü sınav degerlendirme araçları icerisindeki en subjektif araçtır (torpil kisminı es gecsek dahi bu böyledir).
    ikincisi ise 4 yıllık ögretmenlik okuyan birisi "sözlü anlatım" dersinin yani sıra 2 dönem staj alır, ayrıca alan derslerinde defalarca sunum yaparak değerlendirmeye tabi tutulur. sonunda da diplomasini almasi demek tüm bunlari basariyla atlatmis olmasi demektir. sozlu sinavlar ortalama 5 dk sürmektedir. 4 yillik sürecin sonunda "tamam sen bu isi yapabilirsin" denilip diploma verilen adayın 5 dakikada test edilip atamaya esas olusturulacak puan verilmesi ne kadar sağlıklıdır?

    tüm bunlara eyvallah desek dahi atamalarla ilgili sıkıntılar bunlarla sınırlı değil. artık bütün alımlar subatta yapilacak demisti ismet yilmaz üstteki linkte. 2016'da sınava giren adaylar icin eylülde 20 bin kontenjan açıldı, 8 günde mülakatları yapilip 1 ay icerisinde atamalar sonuçlandirildi. sözlü sınav sonuclarındaki skandallar hala akıllarda. puani 60lardan 90lara cikartilip atanması saglananlar, 90lardan 60lara düsürülüp disarida birakilanlar. ayrica komisyonlarin adaylara siyasi icerikli sorular sorduğu da ortaya çıkmıs ve ismet yilmaz efsanevi "reis deyince kim aklina geliyor diye sormuslarsa ne olacak, isteyen piri reis desin, isteyen turgut reis" açıklamasini yapmisti. iste o aciklama:

    https://m.youtube.com/watch?v=lwuskcdew0u

    skandallarla ilgili haberlerden biri:

    http://www.cumhuriyet.com.tr/…a_istifa_cagrisi.html

    2016da sinava girenler icin ismet yilmazim da dedigi gibi subat ayinda 20bin kisilik bir alim daha açıldı, basvurular martta alındı, mülakatlar nisan-mayıs ayında yapildi, haziranda sonuclar aciklandi, atamalar tercihleri temmuzda alindi, göreve baslatmalar eylulden sonra yapildi. düsünebiliyor musunuz 20 bin ögretmeni goreve baslatmak tam 8 ay sürdü. ayrica mulakat skandallari yine devam etti.

    o süre icerisinde 2017 mezunlari sinava girdi, hatta 2016 mezunlarindan atamasi kritik durumda olanlar da surecin uzamasindan dolayi bos yere para yatirip sinava girmek zorunda kaldilar. 2017de sinava girenler icin cumhurbaskani erdoğan malum referandumdan önce agustos ayinda 10 bin alım yapilacağını duyurdu. tarih 4 mart 2017:

    https://www.haberler.com/…konusuyor-9331285-haberi/

    ama bu alim hicbir zaman yapilmadı.

    simdi ben 2017 mezunu bir öğretmen adayı olarak yaşadığım süreci özetleyeyim;
    21 mayis 2017de kpss gk-gy sınavı+eğitim bilimleri sinavina girdim.
    16 temmuz 2017de öğretmenlik alan bilgisi sınavına girdim.
    ağustos ayinda sinav sonuclari aciklandi, alanimda (sözlu sinav olmasa) direkt atamamı sağlayacak bir puan aldım.
    cumhurbaskaninin bahsettiği 10 bin öğretmen alımını bekledim, kimse lafini bile etmedi rafa kalktı.
    daha sonra 2018 şubat ayinda 20bin alim yapilacağı defalarca tekrarlanarak aciklandi.
    ona rağmen basvuru kılavuzu mart ayinda aciklanabildi.
    16 nisanda sözlü sınava girdim.
    8 mayısta sözlü sınavlar sona erdi.
    bugün 4 temmuz 2018 mulakatlar biteli 57 gün oldu ama hala sonuçlar açıklanmadi.

    güya adaylar güvenlik sorusturulmasindan geciriliyormuş, herhangi bir terör bağlantisi olan adaya sözlü sinav puani dusuk verilerek elenmesi saglanacakmiş. zaten göreve baslamadan sorusturmadan geciriliyoruz, o asamada eleyebilecekken sinavda elemek te neyin nesi? (çünkü onlarin teror dedigi sey herhangi bir parti uyeligi veya sendika uyeligi olabildigi icin sinavda elemek daha kolay)

    sonuclarin gecikmesinin 2 temel nedeni var:
    -mayis sonunda kpss kayitlari vardi, su an sonuc bekleyen adaylar atanamama ihtimalina karsi sinava kayit yaptirmak zorunda kaldi ve kisi basi 180 tl para yatirdi. sonuclar erkenden aciklansaydi binlerce aday 180 tl yatirmak zorunda kalmayacakti.
    -sonuclar ozellikle secim sonrasina birakildi cunku yine sonuclarda torpiller haksizliklar aciga cikacak ve secim oncesi infial yaratmak istemediler.

    meb yetkilileri güvenlik sorusturmalarini beklediklerini öne sürerek hala net tarih verememektedirler. binlerce aday caresiz sekilde bekliyor, 22 temmuzda yine kpss sinavi var, atanma ihtimali olan adaylar calissa bir dert calismasa bir dert. cunku mulakatta kendi puanindan daha asagi bir puan almayacağinin garantisi yok, ya da önüne torpillilerin gecerek atama hakkinin gasp edilip edilmeyeceğinin...

    mesele atanip atanmamak değil, mesele belirsiz olması. madem surec bu kadar uzayacakti gecen eylulde baslatilip subatta bitirilebilirdi, atanamayan da temmuza kadar kpss calisirdi.

    1 yilda atama yapamayan bu kuruma lanet olsun.
    (ücretli öğretmenlik sistemiyle ilgili de bir entry hazirlayacağım o da ayrı bir skandal)
  • öğretmen adaylarının facebook gruplarında hükümet yalayanların ses çıkarma hakkı olmadığı zaten kimsenin ses çıkarma hakkı olmadığı rezalet. rezalet zaten sözlü mülakat kısmında başlıyor. ses çıkaracaksanız 24 haziranda yapacaktınız onu. artık cv hazırlayıp özel sektöre bakacaksınız.
  • öğretmenlerin maaşlarıyla dalga geçmekle ilgili bir başlık olmadığı için ekşi'de dikkate alınmayacaktır.
  • ey iman edenler! kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). çünkü allah ikisine de daha yakındır. (onları sizden çok kayırır.) öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

    nisa suresi 135.ayet

    milletin hakkını yiyip kendi tanıdıklarını işe alanlar bu ayetleri iyi okusun,
  • sadece sözlü sınav rezaleti ile kalmayacak sözleşmeli öğretmen olarak atandıktan sonra da özlük haklarınızı görünce rezaletin devam ettiği görülecektir.