şükela:  tümü | bugün
  • modası geçmiş dinozorlaşmış daha doğrusu fosilleşmiş futbolcuların katar ve çine gitmeden önceki son durağı türkiye olduğu için bu çöküşlerin normal karşılanması gerekiyor.
    bir galatasaraylı olarak özeleştiri yapmak istiyorum, yaz transfer döneminde rodrigues bize gelmek istediğinde neden alınmadı? son yıllarda bu kulüpte sol açıkta oynayan isimler (bruma, rodrigues, onyekuru) iken neden oyun tarzı ve sitili bunların tamamen zıttı olan babel kadroya dahil edildi? zaten bu takım geçen yıllarda da süper hızlı oynamıyordu fakat yukarıdaki bu isimler oyuna hareketlilik getiriyordu. diğer bir eleştirim ise taraftarın gazıyla yapılan transferler, geçen yıl diagne tezahüratları yapa yapa adamı aldılar sonuç ? bu yıl aynısı falcao için yapıldı sonuç? taraftar gazıyla transfer yapılmaz. bu yılda eminim alanya spordan 10 maçta 9 gol atan 34 yaşındaki cisse'nin tezahüratı yapılır.
    bir diğer konu ise lines neden takım kadrosuna dahil edilmedi? mariano mükemmel mi oynuyor? nagatomo fişek gibi mi? efendi düzgün çalışan adamı sevmiyoruz biz. real madrid maçına gelecek olursak, galibiyeti tabiki hayal olarak görüyorduk fakat biraz mücadele etmez mi takım? sağ açıkta oynayan rodrigo hatrick yaptı. bu çocuk daha 18 yaşında biz taylan 24 yaşında daha genç diye oynatmıyoruz. yazık gerçekten yazık.
  • yabancı kuralının etkisinin de olduğunu düşündüğüm olay. yabancı futbolcular için kimle oynadığının pek bir önemi olmuyor ama yerli oyuncular için avrupa maçları, hepimizde olduğu gibi, vatan millet olayı, bir şavaş gibi görüldüğünden daha iyi bir motivasyon kaynağı oluyor.
  • futbol bir kültürdür. türkiye'deki futbol kültürünü bir an şöyle aklınızda bi canlandırın.

    canlandırdınız mı?

    bakın spontane yazıyorum, aklınıza hemen ilk anda gelebilecek şeyler;

    - yaşlı yıldız futbolculara fahiş ücretler ödeyerek ülkeye getirme kültürü

    5 büyük ligde yaşlılığında "rüşt"ünü ıspat etmiş futbolcu getirilir ancak. bizde büyük takımlar emeklilerin oturduğu kıraathanelerden hallice hale geldi.

    -her ama her şeyde hakeme sövme kültürü

    bunun bir benzerini italya yaşadı/yaşıyor. hala beş büyük lig içinde sayılsa da bence fransa liginden hallice hale geldiler. juventus'u çıkart hatta fransa ligi çok daha zevkli ve büyük bir lig.

    biz zaten bu konuda çok kötüydük, iyice kötü hale geldik. hadi taraftarı anlarım da sahada verilmiş sadece yanlış değil her karar sonrası zırıl zırıl ağlayan yöneticiler türedi iyice.

    -sahaya taraftarı çekmek için çaba sarfetmemek

    kulüpler bu konuda bir şey yapıyor mu gerçekten? italya örneği vereceğim gene, orada da taraftarlar statları terk etme eğilimindeler. bir dönem ingiltere de yaşadı bunu ancak kulüpler ve federasyon işbirliği ile bugün dünyanın en güzel tribünleri adamlarda. bizde ise bi üç büyükler ile bazı ateşli anadolu takımları kaldı. yılların gençlerbirliği bile stat dolduramıyorsa o ligden nane olmaz.

    üç büyükler bi iyi gidiyor bu konuda. statlarda çok sayıda kadın/çocuk var ve benim 90'lardan hatırladığımdan çok daha az küfür ediliyor, sadece belli başlı taraftar grupları yapıyor ki onlar da azınlık kaldılar zaten.

    sonuç olarak rakiplerimiz konumuna gelmiş avusturya/belçika/hollanda yukarıda söylediklerimin tam tersini, yani her şeyi olumlu hale getirmek için son 10 senede çok çaba sarfettiğinden, türkiye ise bir arpa boyu yol alamadığından bugünkü durum yaşanmakta. bu bir günde olmadı, bir günde de düzeltilemeyecek bir problem. üstelik eskiden maddi gücümüz vardı ve şimdi şampiyonlar ligi gelirinden de olduğumuz için ne idüğü belirsiz, yukarıdaki üç ülke ile balkanların siktiri boktan ligleri arasında garip gureba bir ülke futboluna evrileceğiz.
  • uefa da puanı olmayan 3 takımdan birisi beşiktaş

    gururlan!
  • bunda uefa’nın güçlüyü daha güçlü yapan sisteminin de etkisi var, ülkemizde kulüp bazında biten milli duygunun da payı var. eskiden avrupa’da mücadele eden takımlarımızı herkes büyük çoğunlukla desteklerdi. şimdi her şey ticari. oyuncularda da ruh yok, yöneticilerde de. zaten kadrolar ful yabancı. gidip ezilip geliyorlar. bir iki gün konuşulup unutuluyor sonra. yok 6saray, yok 8taş diyip dalga geçiliyor. avrupalılar ayırt etmeksizin hepimizle dalga geçiyor. ajax takımında olan amatör ruh lazım bize.
  • şuraya gelip avrupada 31 maçta 2 galibiyet alırken yediği yarrakların altında, bir kez olsun hakem aramayan gassaraylı gevşekleri gördükçe delleniyorum. ama türkiyede bir maç kaybetseler hemen başlarlar ağlamaya dimağini siktiklerim. avrupada yedikleri yarrağın hadi hesabı yok, halen kalkmış “evrupa matihiyiz, şampiyonlar ligindeyiz” diyor amına koyduğumun ağır eşekleri. puuuuuu suratınıza tükereyim desem. ama bizim uefa mız var cevabı alacağım amk.
  • beter olsunlar. daha bunlar galatasaray ve beşiktaş'ın iyi günleri. sezon başından beri türkiye ligine zekeriya alp sayesinde tutunmaya çalışıyorlar. halbuki şu an ikisinin de son sırada olmaları gerekiyordu. ittirmeyle küme düşmeyecekler belki ama resmiyette en azından bir kaç sene için zirveye oynayamayacaklar. bunu hakettiler kesinlikle. fenerbahçe'yi engellemek için geçmişte kurdukları kutsal ittifakların acısı çıkacak. şımarıklıklarının bedelini ödeyecekler. onların dibe indiği hızda, fenerbahçe de yukarı çıkmaya başladı çok şükür. fenerbahçe çok dikkatli olmalı. ne zaman rakipleriyle arayı açsa hemen bir operasyon yapılır fenerbahçe'ye. yine bu yönde bir tertip hazırlığı olduğu konusunda ciddi şüpheler var. federasyondan, özellikle de mhk'dan pis kokular geliyor. gözümüzü, kulağımızı açık tutmak, kimseye fırsat vermemek zamanı.
  • türk futbolunun çöküşündeki asıl trajedi, bu işi zzamanında ciddi paralar harcayarak becermemizdir. süper ligte zamanında dönen para zengin ama spor aklından yoksun tipler tarafından yönetildiği için şimdi bu haldeyiz. demirören, aysal, özbek, orman, yıldırım: şu yazdığım isimler arasında bir tane dahi başarılı yönetici yok ama demirörenle özbek dışında hepsine neredeyse tapıldığı dönemler oldu.
    ama üzülmeyin, şu seviyede borçlar olduğu sürece eski aptallıkların yapılabilmesi imkansız olduğundan, bizim dışı dolu içi boş yönetici profilimiz zamanla değişmek durumunda kalacak.
  • bu sene teknik direktörün biri'' burası avrupa, burada sahada oynanır, sahada kazanılır vs.'' tarzı bir şey söylemişti. takımların performanslarının sebebini en iyi özetleyen açıklamadır.
  • şu ekonomik koşullarda bu kadar ciddi bütçelerle hiçbir başarı yakalayamayan bu kulüplere devletin hiçbir şekilde ayrıcalık tanımaması gerekir. bunlara harcanan maddi manevi tüm desteğe yazık günah.