şükela:  tümü | bugün sorunsallar (3)
578 entry daha
  • ülke 10 yıldır krizde. usd bazında gsmh'da son 10 senede en ufak bir ilerleme olmadığı gibi geriye gidiyoruz.

    yani pasta aynı pasta..

    ama gel gör ki

    nüfus artıyor
    3 - 4 milyon göçmen geliyor

    ama pasta aynı pasta.

    lüks residanslar, villalar, yazlıklar, oteller, arabalar artıyor

    ama pasta aynı pasta.

    yani olan pastadan giderek daha az kesim daha çok pay alırken; daralan pastadan giderek sayısı artan kalabalık kesim giderek daha az alıyor.

    maalesef türk ekonomisi kötü yönetilmiştir; bu kötü yönetimin enkazını düzeltmek bugün başlasak 2030'dan önce mümkün olmaz ki bugün başlamak mümkün değil iktidar aynı iktidar mentalite aynı mentalite.
  • sohbet arasında akp'yi boklayan çomarlar, yine akp'ye oy verecekleri için ,kendi payıma, üzülmediğim kriz.
    evet, bütün akp'liler çomardır.
  • olumlu yönleri de bulunan ekonomik krizdir.
    (bkz: 2019 ekonomik krizinin olumlu yonleri)
  • ulan enflasyon ortalama her yıl 9-10 civarlarında gezinirken bir senede 14 e diğer sene 24 e* çıkıyor.dolar dehşet kırılganlık gösteriyor.faizler 2.5 katına çıkıyor.'bi sıkıntı var hacı' de yav en azından.

    kriz,stagflasyon,resesyon vesaire demeni bekleyen yok senden ama birşeyler oluyor lan de en azından.

    sanki herşey mükemmel gidiyormuş gibi yok buzlu badem yok zeytinli marini vs.laf çarpıtıyor.

    umarım gidişat düzelir.
  • fırat ve dicleye sahip olun, su savaşları geliyor yaklaşık 20 yıldan sonra ekvator bölgesi yaşanamayacak hale gelecek, iklim mültecileri dalgası olacak ve bu mülteci sayısı 200 milyon olarak tahmin ediliyor. suyunuza sahip çıkın, kürdistan bilmem ne desteklerinin tek amacı fırat ve dicleyi ele geçirmekti bunu unutmayın. biliyorum şuan kendi derdinizdesiniz ancak suyu unutmayın petrolden önemli olacak zira.
  • güzel kardeşlerim;
    pazartesi sabahı tüm firmalar vadesi gelmiş alacaklarını tahsil edecek olsa bu rakam tutari ne kadardır?

    kamu kurum ve kuruluslarının borç yükü ne kadardır? son bir yilda kaç tane firmanın batmasina sebebiyet vermistir?

    hükümet vede devlet kurum/kuruluşları kendilerini deyim yerindeyse halil ibrahim sofrasina layik goruyor vatandasin bir kismi gotunde don yokken luks araba derdine dusuyor herkesin derdi baskasini dikmek olmus

    üzülüyorum

    gelip satin alacaklar..

    satanlar kacacak

    kacmayanlar savasacak
  • öyle felaket tellallığı yapan körü körüne bir muhalif değilim. umarım süreç kısa sürede ve beklenenden hafif bir şekilde atlatılır. fakat dünya'da finans alanında yaşanan garip bir süreç de göz ardı edilemez. global olarak yaşanılan bu belirsizlik artarsa bizim yangına da odun atacak gibi duruyor.

    firmaların 2019 bütçelerinin tam belirlenmesinden sonra işten çıkarılmaların daha fazla artacağını düşünüyorum ki son zamanlarda çıkan teşvik kredileri vs. bu süreci biraz uzatacak gibi duruyor, en azından direnenler için. yaşanacak domino etkisiyle asıl sonuç 2019 yılında bile görülmeyebilir. vizyonsuzluk örneği olarak ders halinde sunulması gereken dolar ve euro olarak çekilen krediler var, döviz kurları şu anki seviyede kalmayıp bahsedildiği gibi 7 lira olursa, birçok firmayı batıracak ve gelip yabancılar satın alacak.

    geçmiş yıllarda edilen karlar hiç önemli değil. patron/yatırımcı 2019 yılı ve gelecek potansiyeline bakar. aldığın dolar şu anda 5.5 liradır, yatırdığın miktar değerini korumuştur. artık 2019 ve gelecek var.

    topraklarından petrol fışkırmayan, yüksek teknoloji üretmeyen, tükettiği et ve bakliyat gibi ürünlerin bir kısmını ithal eden bir ekonomide genel olarak herkesin elinde binlerce liralık ithal telefon olması, yabancı markalı elbiseler giyilmesi, yurt dışı tatillerine gidilmesi, ithal lüks arabalara binilmesi size de en başından beri garip gelmiyor muydu?

    geçtiğimiz yıllarda dolar'ın bol ve ucuz olması tabi ki bir etken ama bu lüksü açıklamaz.

    bu noktadan sonra gerek devlet, gerek bireysel olarak alınan önlemlerin ve yapılan tasarrufların kısa vadede etkili olacağını düşünmüyorum ama hiç değilse yangına odun atılmamış olur.
  • (#85414316)
    topraklarından petrol fışkırmayan, yüksek teknoloji üretmeyen, tükettiği et ve bakliyat gibi ürünlerin bir kısmını ithal eden bir ekonomide genel olarak herkesin elinde binlerce liralık ithal telefon olması, yabancı markalı elbiseler giyilmesi, yurt dışı tatillerine gidilmesi, ithal lüks arabalara binilmesi sanirim bunun yillardir farkinda olanlara en başından beri garip geliyordu. denmis.

    her kelimesine katilmama ragmen en ilgincime gideni uluslararasi firmalarda finansindan tut, satisina kadar en iyi pozisyonlarda calisan bu kadar insanin da 2008'den beri haketmedigi sekilde yasamasiydi. sucu surekli baskalarina atiyor okumus kesim ama gerek tuketimleriyle, harcamalariyla, yasam tarzlariyla kendileri de degirmene en basta su tasiyanlarin basinda geliyorlar. plaza tayfasindaki arkadaslarima haketmedikleri bir hayat yasadiklarini soylediklerimde "salla, eglencene bak, ye ic gez, toz" diyorlardi. herkes surekli yurtdisi tatillerine gidiyor, her sene otomobil ve mobilya yeniliyordu. bu degirmenin suyu eninde sonunda bitecek diyordum ve bitti. aslinda simdiye kadar dayanmasina bile bayagi sasiriyorum.

    yukarida alintiladigim girdide oldugu gibi olayin tamamen kulturel oldugunu dusunuyorum. kesinlikle cahillikle alakasi yok. klasik bisikletle ise giden patron girdileri gibi olacak ama, birinci dunya ulkeleri paralari olmalarina ragmen turkiye kadar tuketmiyorlar. herkes yemegini evden getiriyor, patronlar eski pusku arabalara binmekten cekinmiyorlar. mal mulkten gosteristen cok, tecrubeye onem veriyorlar. her sene birkac kez tatile gidip yeni kulturler kesfetmeye calisiyorlar. kendilerini hobilere veriyorlar. gosteris insanoglunun dogasi tabii ki ama turkiye baskasi icin yasama modelinde basi ceken ulkelerden biri konumuna geldi.

    malesef, turkiye'de calisan da karnini zor doyuracak durumda. katma deger yaratma, bir seyler uretme, faydali olma yerine surekli tuketmeye yonlendirimesi sonucu olacak olan zaten oluyor.

    tabii ki genelleme yapiyorum belki de ama tuketim cilginliginin alim gucunun kat kat yuksek olmasina ragmen turkiye'ye oranla cok daha az oldugu kanaatindeyim. zamaninda memur olan akrabam bile 2 senede bir evinin mobilyalarini degistiriyordu. bir turlu anlam veremiyordum. burada zilyon kere yazildi. artik koyde yasayan, hayvancilikla, tarimla gecinen kesim bile gidip urununu marketten aliyorsa, istediginiz kadar buraya karizmatik ekonomi girdileri doseyin. pek bir anlami yok. bunun recetesini de goremiyorum. kurunun yaninda yanmak zorunda kalan yaslara kolayliklar diliyorum. yanmak uzere olan kurular da yakinda farkederler durumu ama sanirsam is isten coktan gecti. umarim mucize olur da duzelir.
  • ekonominin küçülmemesinin sebebi kayıt dışı nüfus.
    5 milyon göçmen var. bu adamların ekonomik aktivitesi sayılıyor ancak bölerken hesaba katılmıyor. dolayısıyla büyüme o yüzden azalmıyor.
    örnek:
    ülkede 10 türkiye vatandaşı var diyelim. her biri bir çokomel aldı. 1 tl verdi.
    toplam harcama=10 tl. kişi başı 1 tl.
    ertesi sene ülkede 10 türkiye vatandaşı 3 mülteci var.
    7 türkiye vatandaşı 1 çokomel aldı. 3 mülteci 4 tane aldı.
    toplam harcama=11. kişi başı 11/10 olarak hesaplanıyor. böylece büyümüş gibi gözüküyoruz.
255 entry daha